iştah ile cümle
iştah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Teicu, cinsel iştah tanrıçası.Teicu, goddess of sexual appetite.
İştahsızlık nedeniyle kilo kaybı ve sıvı diyet yaygındır.Weight loss due to lack of appetite and the liquid diet is common.
Hiç yorulmadım ve iştahsızlık dışında herhangi bir rahatsızlığım yoktu.I was never tired and I had no sickness except for having no appetite.
Çalışan hayvanların eti sertti ve iştah açıcı değildi.Meat of working animals was tough and unappetizing.
1997'de Taylor müzik endüstrisine olan iştahını yeniden kazandı.In 1997, Taylor regained his appetite for the music industry.
İnsanın bedensel zevklere olan iştahının evrenselliğini göstermeye çalıştı.He tried to demonstrate the universality of human appetites for corporeal pleasures.
Kendiliğinden cömertliği ve büyük iştahı iyi hatırlanır. [2]His spontaneous generosity was well remembered, as well as his great appetite.[2]
Aniden iştahımı kaybettim.Ich verlor plötzlich meinen Appetit.
Hangi hastalık iştahsızlığa neden olur?Welche Krankheit verursacht Appetitlosigkeit?
İştahsızlıkta ne zaman doktora gidilmeli?Wann zum Arzt bei Appetitlosigkeit?
İştahsızlık tehlikeli midir?Ist Appetitlosigkeit gefährlich?
İştahsızlığa rağmen yenilmeli midir?Sollte man bei Appetitlosigkeit trotzdem essen?
İştahı baskılar.Unterdrückung des Appetits.
Ayrıca çok iştahlı.Es hemmt zudem den Appetit.
Listerial septisemi; septisemi semptomları (ateş, durgunluk, iştahsızlık v.s) görülür.Es bilden sich scheidewandbrüchige oder septifrage Kapselfrüchte (septifragal, valvular).
İştahı baskılar.L’appétit.
İştah açıcıdır.Le ventre est clair.
Bir risk iştahından sapmalar hâlâ olabilmektedir.La personne concernée peut connaître une perte d'appétit.
El İstahrî'ye göre, Hazar ordusu 12.000 kişilikti.Au sein de l'armée ottomane, les janissaires sont au nombre de 12 000.
Çok iştahlı olan bu tırtıllar ağaçlara büyük zararlar verebilirler.Ce sont les larves qui causent des dégâts importants aux arbres.
İştahını tamamen yitirmiş, aşırı kilo kaybetmişti.Entièrement pillé à l'intérieur, il a subi d'importants dégâts.
Anoreksi, kelime olarak iştahsızlık anlamına gelmektedir.Anorexie : ce terme désigne la perte de l'appétit.
Ayrıca iştah açıcı özelliklere de sahiptir.Il doit aussi recevoir des injections.
İştah kaybı.Pérdida del apetito.
Güzeller maymun iştahlı olmamalıdır.Los elefantes hembra no sufren el must.
Kırışıklıkları azalmış, dinçleşmiş hatta cinsel iştahı da artmıştır.Pérdida o aumento de peso o disminución o incremento del apetito.
İştahta azalma.Riduzione dell'appetito.
Ayrıca çok iştahlı.Ha anche un grande appetito.
Başka bir araştırmaya göre de sakız çiğnemenin iştah açıcı etkisini ortaya koymuştur.Rapidamente si scopre che il ragazzo ha anche bisogno di un trapianto di fegato.
Çok hızlıdır ve sınır tanımaz iştahıyla istediği her şeyi yer.Trascorre il proprio tempo libero mangiando ed è dotata di un appetito incolmabile.
İştahını tamamen yitirmiş, aşırı kilo kaybetmişti.È qui che si ammalò e perse del tutto l'appetito.
İştah açıcıdır.Il ventre è chiaro.
Ayrıca iştahı arttırır, hazmı kolaylaştırır.Mentre lo si mangia esso genera ancora più appetito.
Ayrıca iştahı arttırır, hazmı kolaylaştırır.Способствует пищеварению и улучшает аппетит.
İştahı baskılar.Аппетит снижен.
Güzeller maymun iştahlı olmamalıdır.Благодарный медведь, конечно, в долгу не остаётся.
İştahına göre süt oranını arttırabilir...Его использование позволяет увеличивать надои молока.
Kırışıklıkları azalmış, dinçleşmiş hatta cinsel iştahı da artmıştır.Увеличение веса, увеличение или снижение аппетита.
Kale huzursuz ve keşif için bir doyumsuz iştahı vardır Belle yasak West Wing içine sızar.Агенты находят перепуганную, но невредимую Лизу в углу кухни.
El İstahrî'ye göre, Hazar ordusu 12.000 kişilikti.ووفقا للإصطرخي فإن جيش الخزر يتكون من 12 ألف شخص.
İştahlı bir köpek cinsidir.جاكسون هو حيوان ثديي.
Bebeklerde iştahsızlık, kusma, daha fazla uyuma veya sarılık belirtileri görülebilir.قد لا يتغذى الأطفال بشكل جيد أو يتقيؤون أو ينامون أكثر أو يظهرون علامات على اليرقان.
İstahrî, yaşamının büyük bir kısmını Bağdat'ta geçirmiş ve Semerkand şehrinde 957'de vefat etmiştir.يرجع بأصله إلى مدينة صيدا، لكنه عاش أغلب حياته في بيروت، وفيها اغتيل سنة 2005.
Çok hızlıdır ve sınır tanımaz iştahıyla istediği her şeyi yer.Ele come qualquer coisa, com um apetite que parece não conhecer limites.
Çocuklarda, diabetes insipidus iştah, yemek yeme, kilo alımı ve büyüme üzerinde etkileri olabilir.Em crianças, a DI pode interferir no apetite, no ganho de peso e no crescimento.
"İştah açıyorlar..."Além do sabor.”.
Ayrıca iştahı arttırır, hazmı kolaylaştırır.As mangas também suavizam o intestino, tornando mais fácil a digestão.
Lezzetli yemek iştah açar.Comida gostosa abre o apetite.
Ayrıca iştahı arttırır, hazmı kolaylaştırır.Daarnaast zou het de eetlust bevorderen en heeft het een zuiverende werking op de adem.
İştahsızlık, rumen haretketlerinde azalma.Een tijdelijk ongemak, vert.
"HADEP oyları iştah kabartıyor".Ik wil de kruitdamp ruiken."
Güzeller maymun iştahlı olmamalıdır.Met de bruine beren mag niet meer gefokt worden.
İştahını tamamen yitirmiş, aşırı kilo kaybetmişti.De dynastie was ernstig verzwakt en had veel kracht verloren.
İştahın yok mu?Heb je geen trek?
İştahım yok.Ik heb geen trek.
Onlar yolcu hanına girdi ve üçü masaya yerleşti fakat onlardan hiçbirinin iştahı yoktu.Ze kwamen de herberg binnen en de drie gingen aan tafel zitten maar niemand had trek.
İştahımı kaçırmayacağım.Ik laat mijn eetlust niet bederven.
İştahı baskılar.Pobudza apetyt.
1) Süt içmeye iştahlı olan erkek.Przykłady: Kot pije mleko.
Güzeller maymun iştahlı olmamalıdır.Pysznogłówka nie jest wymagającą byliną.
İlgili Sayfalar