Kararlar yoğun bir işsizlik ve gelir dağıtımında ücretliler aleyhinde oldu.Ihr Protest richtete sich gegen die unwürdigen Bedingungen am Arbeitsplatz und gegen die ungleiche Bezahlung.
Bu da daha fazla işsizlik, daha az gelir demekti.Das hätte mehr Arbeitsplätze und Wachstum geschaffen, und es gäbe weniger Arbeitslose.
Üçüncü şarkı "Total Geschlaucht" (Tamamen bitkin) işsizlik ve iş aramaya değinmektedir.Im achten Film der Serie in Schwarz geht es um das Thema Flucht und Arbeitsmigration.
Çalışma saatleri azaltılarak işsizlik sorunu çözülmeye çalışıldı.«Arbeitszeitverkürzung hat ohne Zweifel zu einer Intensivierung der Arbeit geführt.
Türkmenler Kürtleştirme nedeniyle işsizlikle karşı karşıya kalmıştır.Die Arbeitslosen leiden unter ihrer Ausgliederung. ...
2015'te işsizlik oranı %10.3 olmuştur.En 2015, le taux de chômage était de 10,5 %.
Kişisel Acil Durumlar: hastalık, sakatlık, işsizlik, hırsızlık, taciz ya da ölüm gibi.Les catastrophes personnelles comme les maladies et blessures, le chômage, le vol, la harassement ou la mort.
2013 yılı işsizlik verilerine göre %5,9 ile işsizlik oranı en düşük 9. il oldu.Avec un taux de 5,9 %, Malte a le sixième taux le plus bas de chômage dans l'UE.
Ülkedeki işsizlik oranı %9.1'dir.Le taux de chômage se situe à 9,1 %.
Bu dönemde işsizlik oranları da giderek arttı.Les effectifs s'accroissent aussi au cours de cette période.
George işsizlik maaşı süresini uzatmak için Carrie ile çıkmaktadır.Durant l'intersaison, Jackie obtient une augmentation de salaire.
Majör depresif bozukluk, sıkça işsizlik ve yoksulluk ile ilişkilendirilmektedir.La Grande Dépression a été marquée par des situations parfois dramatiques de chômage et de pauvreté.
2015 yılı Ocak ayında ise işsizlik oranı yüzde 4,8 olmuştu.En juin 2014, le taux de chômage était de 3,5 %.
İşsizlik sigortasından, işsizlik ödemeleri yapıldı.Les allocations chômage doivent être garanties.
Ancak ilçe'deki işsizlik oranı ülke ortalamasının çok üstündedir.Toutefois, le chômage est important dans la région, au-dessus de la moyenne nationale.
Deflasyon, işsizlik yaratır.Mais, avec l'inégalité apparaît le despotisme.
Beldedeki işsizlik oranı %30 civarındadır.L’Irak a un taux de chômage officiel de 30 %.
2006 yılında ülkede işsizlik oranı %4.8 olarak ölçülmüştür.Le taux de chômage dans la municipalité était de 4,8 % en 2006.
Doğu Almanya'da sıfır işsizlik vardı.La Alemania Oriental tuvo desempleo cero.
Ama bu problem açıkça 'doğal işsizlik oranını' hep çok yüksek tutacaktır.Pero el primer problema domina claramente desde que la 'tasa natural de desempleo' es siempre muy alta.
2015 yılı Ocak ayında ise işsizlik oranı yüzde 4,8 olmuştu.A partir de enero de 2015, la tasa de desempleo fue de 4,8 por ciento.
Ülkedeki işsizlik oranı bir hayli azalmış, %10’un altına düşmüştür.El Partido Socialista (PSI) continuó en su declive, reduciéndose a menos del 10%.
Her firma işe alarak diğer firmaların için işsizlik varlık değerini yükseltecektir <Vu>.Cada empresa incrementa el valor activo del desempleo para todas las otras firmas al dar empleo a alguien.
Gelire bağlı işsizlik ödeneği işsizlik sigortasından temin edilmektedir.El subsidio por desempleo es incompatible con la prestación por desempleo.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.Los índice de pobreza y de desempleo disminuyeron notoriamente.
2014 yılında Çin'deki kentsel işsizlik oranı yaklaşık %4,1 idi.La disoccupazione in ambito urbano, al 2014, era di circa il 4,1%.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.Gli indici di povertà e di disoccupazione calarono notevolmente.
Resmi açıklamalar gerçek işsizlik oranlarını göstermemektedir.La spiegazione ufficiale non fu ritenuta sodisfacente dagli ufologi.
Deflasyon, işsizlik yaratır.Come il welfare crea lavoro.
O işsizlik parası ile yaşar.Он живёт на пособие по безработице.
Deklarasyon, kapitalizmin "yıkıcı ekonomik buhranlar ve yüksek işsizlik oranları" demek olduğunu ilan etti.В ней заявлено, что капитализм совпал с «разрушительными кризисами и массовой безработицей».
Bu durumda ülkede işsizlik artacaktır.Они, в свою очередь, приводят к безработице.
Söz konusu %4 olarak belirlenen işsizlik oranı içerisinde kadın nüfusunun işsizliği dahil edilmemişti.Менее 4 % женщин были безработными, по сравнению с почти 10 % мужчин, не имевших работы.
Beldedeki işsizlik oranı %30 civarındadır.Уровень безработицы — около 30 %.
Eylül 2016'da işsizlik %4.0 idi.Уровень безработицы в 2016 году составлял 4,4 %.
Bu sebepten dolayı ekonomik durgunluk sırasında işsizlik artmalıdır.Актуальна для бизнеса в период экономического спада.
Resmi açıklamalar gerçek işsizlik oranlarını göstermemektedir.Полная занятость предполагает практическое отсутствие безработицы.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.Резко снизились нищета и безработица.
Son yıllarda yoğun bir işsizlik ile karşılanşan köy nüfusu göç yollarını aramaktadır.Последние годы характерны продолжавшимся исходом сельских жителей в города в поисках работы.
Ama bu problem açıkça 'doğal işsizlik oranını' hep çok yüksek tutacaktır.Любопытно, что в соответствующей повести Лавровых «Естественная убыль» это повышение отсутствует.
Raporuna göre, "gerçek işsizlik" oranı %20 civarında seyretmektedir.وفقا لتقريره ، فإن معدل "البطالة الفعلية" يحوم بالقرب من 20 ٪.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.وصلت نسبة البطالة في بعض المناطق إلى 25٪.
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.وانخفضت الأرباح والأسعار والأجور في حين ارتفعت البطالة.
Philips eğrisine göre işsizlik oranının düşük olduğu ekonomilerde enflasyon artar.ففي البداية، كان شاغل فيليبس هو معرفة أثر البطالة على مستوى الأجور.
Göç ve işsizlik önemli sorunlardandır.البطالة والبطالة المقنعة مشاكل خطيرة.
Bu da daha fazla işsizlik, daha az gelir demekti.كان هناك ما هو أسوأ من الترحيل.
Bu durumda ekonomideki işsizlik oranı artarken fiyatlar da hızla yükselmektedir.لكن بالطبع خلال فترة الكساد الاقتصادي الكبير تشهد الأجور والأسعار هبوطا كبيرا.
Ülkede enflasyon ve işsizlik oranları son derece düşüktür.انخفضت معدلات الفقر والبطالة بشكل ملحوظ.
Eylül 2016'da işsizlik %4.0 idi.وبحلول نهاية أكتوبر 2016 انخفض معدل البطالة في إسبانيا إلى 18.9٪ .
Gelire bağlı işsizlik ödeneği işsizlik sigortasından temin edilmektedir.مؤسسة التأمين الوطني – تحدد استحقاقك لمخصصات بطالة.
Rusya'da 1999 yılında %12.4 olan işsizlik 2007'de %6'ya düştü.وصلت نسبة البطالة إلى 12.4% في عام 1999، لكنها انخفضت إلى 6% في عام 2007.
2015'te işsizlik oranı %10.3 olmuştur.في عام 2015، كان المعدل اليومي للتدخين اليومي في هونغ كونغ 10.5٪.
Erkekler arası işsizlik %6,5, kadınlar arasında ise %11,6'dır.بين المدخنين الإناث، فإن الخطر هو 11.6 ٪.
Bu dönemde kâr, fiyat ve ücretler düşerken, işsizlik arttı.Lucros, preços e salários caíram enquanto o desemprego subiu.
Bazı bölgelerde işsizlik oranı %25'i bulmuş olabilir.A taxa de desemprego alcançou 25% em algumas localidades.
Bonn, uzun yıllardan beri Kuzey Ren-Vestfalya eyaletinin en düşük işsizlik oranına sahiptir.Frisinga tem há décadas a taxa de desemprego mais baixa de toda a Alemanha.
Göç ve işsizlik önemli sorunlardandır.O desemprego e o subemprego são problemas sérios.
Üretimin artmasına karşılık işsizlik arttı.O declínio da produção tem aumentado o desemprego.
Rusya'da 1999 yılında %12.4 olan işsizlik 2007'de %6'ya düştü.A taxa de desemprego na Rússia foi de 6% em 2007, abaixo dos cerca de 12,4% em 1999.
Ancak ilçe'deki işsizlik oranı ülke ortalamasının çok üstündedir.Apesar disso, as taxas de desemprego da cidade continuam mais altas do que a média nacional.