işliyor ile cümle
işliyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak şu anda SEO'nun trendlerine uygun olarak işliyor.Вона полягає в прагненні слідувати моді.
Ancak şu anda SEO'nun trendlerine uygun olarak işliyor.Она заключается в стремлении следовать моде.
Ancak şu anda SEO'nun trendlerine uygun olarak işliyor.ولكن الآن يتم اكتشافه من خلال مؤشرات تحسين محركات البحث.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.De fapt, in Statele Unite, sistemul de invatamant a functionat destul de bine.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.De hecho, el sistema educativo de EE.UU. ha funcionado bastante bien.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.En fait, aux États-Unis, le système éducatif a marché plutôt bien.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.Es ist eine Tatsache, dass das US-Schulsystem recht gut funktioniert hat.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.Faktanya, sistem pendidikan di Amerika Serikat berjalan dengan cukup baik.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.In Amerika heeft het schoolsysteem eigenlijk redelijk gefunctioneerd.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.In effetti, negli Stati Uniti, il sistema di insegnamento ha funzionato piuttosto bene.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.사실 미국의 교육 시스템은 지금까지 제법 잘 굴러가 왔습니다.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.Nálunk az USA-ban az oktatás eléggé jól működik.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.Na verdade, nos Estados Unidos, o sistema de educação tem funcionado bastante bem.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.Thực tế, ở Mỹ, hệ thống dạy học khá tốt.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.Ve skutečnosti, ve Spojených státech, dosud vzdělávací systém fungoval poměrně dobře.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.V skutočnosti, v Spojených štátoch až doposiaľ vzdelávací systém fungoval pomerne dobre.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.W zasadzie, amerykański system edukacji działa całkiem dobrze.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.Είναι γεγονός, πως στις Η.Π.Α. το εκπαιδευτικό σύστημα λειτουργεί αρκετά καλά.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.В действителност, в Съединените щати, преподавателната система е работила относително добре.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.На самом деле в США, система образования работает весьма успешно.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.למעשה, בארה"ב שיטת ההוראה פועלת טוב למדי.
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.وفي الحقيقة, ففي الولايات المتحدة, يعمل نظام التعليم بشكل جيد
Aslında, ABD'de eğitim sistemi oldukça iyi işliyordu.狭い範囲の中に、非常に効果を上げる教師たちがいます。
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Do tej chwili byłem winny tak zwanej "dyskryminacji gatunkowej".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Ik had me al die tijd schuldig gemaakt aan wat genoemd wordt: speciesisme.
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.In tutti quegli anni ero stato colpevole di ciò che si definisce 'Specismo'.
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Jag har varit skyldig hela tiden till vad som kallas "artism".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.J'avais toujours été coupable tout ce temps de ce qu'on appelle " espécisme ".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.자, 저는 내내 '종 차별'이라는 죄를 짓고 있었습니다.
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Látják, mind ez idő alatt vétkeztem, elkövettem azt, amit "szpécieszizmus"-nak neveznek.
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Mă făcusem vinovat de ceea ce se numeşte specisism.
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Nah, saya sudah bersalah selama ini atas sesuatu yang disebut 'spesiesme.'
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Nhìn xem, suốt thời gian này tôi là kẻ phạm vào tội "phân biệt giống loái".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Verán, todo este tiempo he sido culpable de lo que se denomina "especismo".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Vidíte, celou tu dobu jsem byl vinen tím, čemu se říká speciesismus.
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Βλέπετε, ήμουν ένοχος όλο αυτό το διάστημα γι'αυτό που ονομάζεται "ειδισμός".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Бачите, я був винен весь цей час у "байдужості до страждань тварин".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Всё это время я совершал преступление под названием "видовая дискриминация".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.Разбирате ли, проявявал съм толкова време това, терминът,за което е "видизъм".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.כי הייתי אשם כל הזמן במה שמכונה "סוגנות".
Bakın, ben bunca zamandır türcülük (speciesism) olarak adlandırılan bir suç işliyordum.種の偏見は人種差別や 性差別と ほぼ同様です
Basit işler için bu teşvik sistemi işliyordu.Para tareas simples, este tipo de incentivos, si tú haces esto y entonces obtienes aquello... son estupendos.
Basit işler için bu teşvik sistemi işliyordu.Отново, отново и отново. За прости и директни задачи тези видове стимулиране -
Başkumandan'ın tarafında olmak aleyhimize işliyor gibi.Det är till vår nackdel att ta överbefälhavarens sida.
Başkumandan'ın tarafında olmak aleyhimize işliyor gibi.Det vil være en ulempe at tage den øverstbefalendes parti.
Başkumandan'ın tarafında olmak aleyhimize işliyor gibi.Estar do lado do Comandante Supremo volta-se contra nós.
Başkumandan'ın tarafında olmak aleyhimize işliyor gibi.Parece que ponernos de parte del General Supremo nos está perjudicando.
Başkumandan'ın tarafında olmak aleyhimize işliyor gibi.Stare dalla parte del Comandante Supremo si è rivoltato contro di noi.
Başkumandan'ın tarafında olmak aleyhimize işliyor gibi.Udawanie popleczników Wodza obróciło się przeciwko nam.
Başkumandan'ın tarafında olmak aleyhimize işliyor gibi.Ylipäällikön puolelle asettuminen kääntyy meitä vastaan.
Başkumandan'ın tarafında olmak aleyhimize işliyor gibi.Η σύμπραξη με τον Ανώτατο Διοικητή θα είναι εναντίον μας.
Başkumandan'ın tarafında olmak aleyhimize işliyor gibi.Нам не на руку то, что мы на стороне Главнокомандующего.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.Czasami to dobrze współgrało, a czasami wywoływało pewne tarcia.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.En ocasiones trabajamos juntos, y algunas veces teníamos un poco de fricción.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.En ocasiones trabajamos juntos, y algunas veces teníamos un poco de fricción.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.Ibland som skulle fungera bra tillsammans, och ibland skulle det slags orsaka lite av friktion.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.Joskus se toimi, kun työskentelimme yhdessä, ja joskus se tavallaan aiheutti hieman kitkaa.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.Manchmal funktioniert das gut zusammen, und manchmal wiederum sorgte es für es für ein paar Spannungen.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.Néha nagyon jól együtt tudtunk dolgozni, néha pedig előfordultak kisebb súrlódások.
Bazen bu ikisi iyi işliyordu... ...ve bazen anlaşmazlıklara sebep oluyordu.Někdy nám spolupráce vycházela, a někdy to mezi námi skřípalo.