işlik ile cümle
işlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece höyükteki işliklerin çakmak taşı kaynağı yönünden bir güçlüğü olmadığı ortadadır.In a transformer the no load loss is dominated by the core loss.
Aralarında çeşitli tık ve ıslık sesleri ile anlaşırlar.These lie on their backs, with hands together in prayer.
Ona göre ilke olarak konuşulan her dil ıslık sesine dönüşebilmektedir.You can hear the word as pronounced by a native speaker here.
Islıkçı balıkçıl 53 ila 64 cm boyunda ve 521 ila 546 g. ağırlığındadır.The whistling heron measures 53 to 64 cm in length and weighs 521 to 546 g.
Bölüm 5 :Islık Çalan OklarChapter 5: Underrated at AllMusic
Bülbül ötüşleri, iki gruba ayrılabilir: ıslıklı ve ıslıksız.Lard may be rendered by two processes: wet or dry.
Motor sesi çok değişiktir, hafif bir ıslık sesini andırır.They make a very specific sound; it sounds like a small explosion.
Elektrikli su ısıtıcılar, daha önce kullanılan su ıslık kazanı ve daldırma ısıtıcısının yerini aldı.A question about central heating replaced the previously used question on outside toilets.
Islık çalar ve bazı tiz tonda sesler çıkarır.It retains voiced stops and ten tones.
Ne kadar denese de ıslık çalamaz.If not plugged in, it can still play acoustically.
Holmes ıslık çaldı.Holmes whistled.
[mırıldanır ve ıslık çalar][hums and whistles]
Buraya gel. [ıslık çalar]Come here [whistles]
[ıslık çalar][whistles]
"Eddie Martinez Çalışırken Islık Çalar" [elektrikli zımpara makinesinin kanvası kesme sesi duyulur]"Eddie Martinez Whistles While He Works" [sound of electric sander against canvas]
[Islık çalar.][Whistles]
Stüdyoma getirdiğim grafitiden çok şey öğrendim. [Islık çalar.]I learned a massive amount from graffitti that I've taken into the studio, [whistles]
[ritmik vuruş sesleri] [Islık çalar][sound of tapping rhythmically] [whistles]
[Hafifçe ıslık çalar.][whistles lightly]
O, onun bahçe bahçesi tarafına döndü ve ıslık çalmaya başladı - düşük yumuşak ıslık.He turned about to the orchard side of his garden and began to whistle--a low soft whistle.
Ama Robin oldukça memnun görünüyordu ve chirped ve ona geri ıslık çaldı.But the robin seemed to be quite satisfied and chirped and whistled back at her.
Bu yaptığım ıslıktı.That was whistling.
Bu Hollandalı, kıvırcık saçlı tombul adam -- neden ıslık çalıyor?What is a chubby, curly-haired guy from Holland -- why is he whistling?
Aslında, yaklaşık dört yaşımdan beri ıslık çalıyorum.Well actually, I've been whistling since the age of four, about four.
Ben de onunla ıslık çaldım.So I whistled along with him.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.And actually, until I was 34,
Yalnız başıma ıslık çaldım, sınıfta ıslık çaldım, bisiklette, her yerde ıslık çaldım.I whistled alone, I whistled in the classroom, I whistled on bike, I whistled everywhere.
Noel arifesinde bir partide eşimin ailesi ile de ıslık çaldım.And I also whistled at a Christmas Eve party with my family-in-law.
Mesela "Rudolph the Red-nosed Reindeer" -- bilirsiniz.. (Islık)So when "Rudolph the Red-Nosed Reindeer" -- you know it? (Whistling)
Hatta baldızım benden bir çok kez ıslık çalmayı kesmemi istedi.So my sister-in-law asked me a few times, "Please stop whistling."
Google'a girmiş, ve dünya ıslık çalma şampiyonasını bulmuş tabi ki Amerikada.She googled, and she found this World Whistling Championship in America, of course.
Aslında bugün paramı ıslık çalarak kazanıyorum.And actually, I earn my money whistling, at the moment.
Tamam, burada tek ıslık çalacak olan ben değilim.OK, I'm not the only one whistling here.
Siz de ıslık çalacaksınız.Well actually, you are going to whistle along.
Öncelikle sizinle ıslık çalma provası yapmak istiyorum.And I want to first rehearse with you your whistling.
(Islık) (Gülüşmeler)(Whistling) (Laughter)
Eğer başlarsa, size ıslık çalacağınız yeri göstereceğim, sonra ne olacak göreceğiz.And if it's started, I just point where you whistle along, and we will see what happens.
(Gülüşmeler) ♪♫♫♪♪♪♫♫♫♪♪♪ (Islık)(Laughter) (Music) (Whistling)
Geert Chatrou, Dünya Islık Şampiyonu.Geert Chatrou, the World Champion of Whistling.
Ve ıslık oranına göre bile insan dilleri çok yüksek.Now This are 3 spectrograms .
Ayrıca görsel semboller ile ilişkili olduğu ve bu yapay ıslık oluşturulur.And they gonna pick up the rope and drag it around as a toy
'Sizin gibi bir şey' dedi uşak, ıslık çalarak başladı.'Anything you like,' said the Footman, and began whistling.
(Islık Sesi)(Whistling)
(Yunus ıslık sesleri)(Dolphin whistling noises)
Bunlar da yapay olarak oluşturulmuş ıslıklar.And these are artificially created whistles.
Bu seferlik oldu ama, ıslıkların ne işe yaradığını gerçekten anladıklarından emin değiliz.So this is only once. We don't know for sure if they really understand the function of the whistles.
Islıkları işe yarar biçimde taklit etmeyi öğrenirler mi peki?Now, will they learn to mimic the whistles functionally?
[Sayfa ıslık] çocuk, uyarı bir şey erdirmez yaklaşım verir.[The Page whistles.] The boy gives warning something doth approach.
Kendini toparla, dudağına mutlu bir ıslık ekle,Pull yourself together, whistle a happy strain
Bir zamanlar çok güzel ıslık çalan bir prenses vardı.Once there was a princess who whistled beautifully.
Kral olan babası "Islık çalma" dedi.Her father the king said, "Don't whistle."
Kraliçe annesi "Islık çalma" dedi.Her mother the queen said, "Hai, don't whistle."
Fakat prenses ıslık çalmaya devam etti.But the princess continued whistling.
Kral babası "Islık çalan bir prenses ile kim evlenir?" dedi.Her father the king said, "Who will marry a whistling princess?"
Kraliçe annesi "Islık çalan bir prenses ile kim evlenir?" dedi.Her mother the queen said, "Who will marry a whistling princess?"
Bütün prensleri gelip kızının ıslık çalmasını engellemeleri için davet etti.He invited all the princes to come and defeat his daughter at whistling.
Çok geçmeden saray ıslık çalan prenslerle doldu.Soon the palace filled with princes whistling.
Bazısı çok kötü ıslık çaldı.Some whistled badly.
O hızla işlerin gerçek durumu fark edince, gözleri büyük büyüdü, o ıslık kendi kendine.When she quickly realized the true state of affairs, her eyes grew large, she whistled to herself.
Ve ister inanın ister inanmayın, seyircilerden ıslık çalanlar oldu.And, believe it or not, there were hisses in the audience.
İlgili Sayfalar