işleyen ile cümle
işleyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Cine îşi lucrează cîmpul are belşug de pîne, dar cine aleargă după lucruri de nimic are belşug de sărăcie. -
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Den mættes med brød, som dyrker sin Jord, med Fattigdom den, der jager efter Tomhed.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Den som dyrker sin jord, mettes med brød; men den som jager efter tomme ting, mettes med armod.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.El que cultiva su tierra se saciará de pan, pero el que persigue cosas vanas se saciará de pobreza
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Joka peltonsa viljelee, saa leipää kyllin, mutta tyhjän tavoittelija saa köyhyyttä kyllin.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Kdo dělá zemi svou, nasycen bývá chlebem; ale kdož následuje zahalečů, nasycen bývá chudobou.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Kdor obdeluje zemljo svojo, nasiti se kruha, kdor pa hodi za ničemurnimi, nasiti se uboštva.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Kẻ nào cày ruộng mình sẽ ăn bánh no nê; Còn ai theo kẻ biếng nhác sẽ được đầy sự nghèo khổ.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Kẻ nào cày ruộng mình sẽ ăn bánh no_nê ; Còn ai theo kẻ biếng_nhác sẽ được đầy sự nghèo_khổ .
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.자기의 토지를 경작하는 자는 먹을 것이 많으려니와 방탕을 좇는자는 궁핍함이 많으리라
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Kto sprawuje ziemię swoję, chlebem nasycony bywa; ale kto naśladuje próżnujących, ubóstwem nasycony bywa.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.O que lavra a sua terra se fartará de pão; mas o que segue os ociosos se encherá de pobreza.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Petani yang bekerja keras akan cukup makanan; orang yang membuang-buang waktu akan berkekurangan
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Ten, kto obrába svoju zem, nasýti sa chleba; ale ten, kto nasleduje zaháľačov, nasýti sa chudoby.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Wer seinen Acker baut, wird Brot genug haben; wer aber dem Müßiggang nachgeht, wird Armut genug haben.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Wie zijn land bebouwt, krijgt genoeg te eten, maar wie met leeglopers optrekt, staat armoede te wachten.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Ο εργαζομενος την γην αυτου θελει χορτασθη αρτον ο δε ακολουθων τους ματαιοφρονας θελει εμπλησθη πτωχειας.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Който обработва земята си ще се насити с хляб, А който следва суетни неща ще го постигне* сиромашия.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.Кто возделывает землю свою, тот будет насыщатьсяхлебом, а кто подражает праздным, тот насытится нищетою.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.עבד אדמתו ישבע לחם ומרדף רקים ישבע ריש׃
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.المشتغل بارضه يشبع خبزا وتابع البطّالين يشبع فقرا.
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.耕 種 自 己 田 地 的 、 必 得 飽 食 . 追 隨 虛 浮 的 、 足 受 窮 乏
Toprağını işleyenin ekmeği bol olur, Hayal peşinde koşansa yoksulluğa doyar.耕種 自己 田地 的 、 必得 飽食 . 追隨虛浮 的 、 足 受 窮乏
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.A będzie to miało cudowny, znaczący i uczłowieczniający efekt dla naszej kultury.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.A to bude mať nádherný a nesmierne veľký a poľudšťujúci dopad na našu kultúru.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.Bude to mít úžasný a hluboký, zušlechťující vliv na naši kulturu.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.Dan ini akan memiliki efek yang indah dan mendalam dan efek memanusiakan pada budaya kita.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.Dit zal een geweldig, diepgaand en humaniserend effect op onze cultuur hebben.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.E questo avrà un impatto molto positivo, profondo e umanizzante sulla nostra cultura.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.És egy csodálatos és beható és humanizáló hatással lesz a kultúránkra.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.Et cela aura un effet humanisant profond et merveilleux sur notre culture.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.E vai ter um efeito maravilhoso e profundo e de humanização na nossa cultura.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.이런 연구는 우리의 문화에 굉장하고 깊은 영향력을 가져다 줄 것입니다.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.Nó đang dần trở thành ảnh hưởng tuyệt vời, sâu sắc và mang tính con người hơn lên văn hóa của chúng ta.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.Şi asta va avea un efect minunat şi profund asupra culturii noastre.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.Und das wird eine wunderbare und tiefgreifende und humanisierende Auswirkung auf unsere Kultur haben.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.Y va a tener un efecto maravilloso, profundo y humanizante en nuestra cultura.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.Και αυτό θα επηρεάσει βαθιά και με υπέροχο τρόπο την κουλτούρα μας.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.И това ще има чудесен, дълбок и хуманизиращ ефект върху нашата култура.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.И это будет иметь удивительное, глубокое и гуманизирующее влияние на нашу культуру.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.І це матиме чудовий, глибокий і гуманізуючий вплив на нашу культуру.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.ועוד תהיה לכך השפעה נהדרת, יסודית ואנושית יותר על תרבותנו.
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.وسوف يكون لذلك عمق وبديع وتاثير انساني على ثقافتنا
Ve bu kültürümüz üzerinde harika ve içe işleyen ve insanlaştıran bir etki yapacak.人間的な影響を及ぼすでしょう ありがとう
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Danach wollte ich einen Computer aus Leuten bauen, den menschengetriebenen Computer.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Después de esto quise construir una computadora con humanos, llamada computadora que funciona con humanos.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Dopo ciò decisi di voler costruire un computer fatto di persone, chiamandolo "computer alimentato a persone".
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Et après ça j'ai voulu construire un ordinateur avec des gens, appelé "ordinateur alimenté par des humains".
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Hierna wilde ik een computer bouwen uit mensen, een mens-aangedreven computer.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.그 후 저는 사람들로 구성된 컴퓨터를 만들고 싶었습니다. 인간으로 움직이는 컴퓨터.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Po tym wszystkim zapragnąłem zbudować komputer z ludzi, czyli taki komputer zasilany ludźmi.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Sau đó, tôi muốn chế tạo một máy tính từ người thật, gọi là máy tính "chạy" bằng người.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.Și după aceasta am vrut să construiesc un computer din oameni, numit computer alimentat-de-oameni.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.После этого я захотел создать "человеческий" компьютер, компьютер из людей.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.След това исках да построя компютър от хора, наречен човеко-захранван компютър.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.ואחרי זה רציתי לבנות מחשב מאנשים, הנקרא מחשב מונע מאנשים.
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.و بعد ذلك أردت أن أبني كمبيوتر من الناس و أسميه " الكمبيوتر المغذى بالانسان"
Ve bundan sonra insandan bir bilgisayar kurmak istedim, insan-gücüyle işleyen bilgisayar adında.名付けて「人力コンピューター」です 1993年のことです
Ve işleyen bir sorun çözme tekniğimiz var.A máme techniku riešenia problémov, ktorá funguje.
Ve işleyen bir sorun çözme tekniğimiz var.A mamy technikę rozwiązywania problemów, która jest skuteczna.