işlenen ile cümle

işlenen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tehdit amacıyla suç işlenmesi halinde, işlenen suç veya suçlar için ayrıca ceza verilir.Może zostać usunięty ze stanowiska w przypadku popełnienia przez niego zdrady lub poważnego przestępstwa.
Spooner, işlenen bir suçun robotlar tarafından işlendiğini düşünmektedir.Detektyw podejrzewa, że morderstwa dokonał robot.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Samtliga åtalade befanns skyldiga till brott mot mänskligheten.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Men givetvis spelar kärleken den största rollen för dem.
Ama işlenen buyruk sayısı oldukça fazla ise bu tür bir bulamama durumu önemsiz kalır.Men det kommer senare att upptäckas vara något mycket mer än bara obetydelsefulla nummer...
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Він має предстати перед судом за звинуваченнями у злочинах проти людяності.
Dupin denizciye Rue Morgue'da işlenen cinayetler hakkında neler bildiğini sorar.Дюпен вимагає від відвідувача розповісти все, що йому відомо про вбивства на вулиці Морг.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Тема любові є однією з головних.
Ancak devlet aleyhine işlenen suçlarda doğrudan kovuşturma yapılıyordu.Переважно регулювалися злочини проти держави.
Dünya çapında genç Avusturyalılar, Naziler tarafından işlenen suçlar için sorumluluk duyuyorlar.Mladí Rakušané tím celosvětově přebírají zodpovědnost za zločiny spáchané i rakouskými národními socialisty.
İşlenen konular ilgili materyaller kullanılarak anlatılır.Další otázkou je použitý materiál.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Byl vyšetřován a za zločiny proti lidskosti souzen.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Jejich reálie se týkala hlavně užitých témat.
İşlenenler MİB’de nasıl saklanacaklar?Jak spasí hnutí mladík v Bentley?.
Tanrı'ya karşı işlenen suçlar içinse tövbe edilir.Poté se ještě obrací k bohům, aby potrestali zločin.
Dupin denizciye Rue Morgue'da işlenen cinayetler hakkında neler bildiğini sorar.În schimb, Dupin îi cere toate informațiile pe care le avea despre crimele din Rue Morgue.
Yugoslavya'da işlenen savaş suçlarından yargılanan Slobodan Miloseviç, 11 Mart 2006'da Lahey'de öldü.Slobodan Milošević a decedat la Haga, la 11 martie 2006.
Dünya çapında genç Avusturyalılar, Naziler tarafından işlenen suçlar için sorumluluk duyuyorlar.Ei, cum ar veni, iau reponsabilitate pentru criminalitățile comise de naziști.
Buyruklar; etiket alanı, işlem kodu alanı, işlenen alanı ve açıklama alanından oluşur.Operation-Field: Câmpul de operare specifică tipul de instrucțiune sau, pentru comandă.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Iubirea este un prilej de a descoperi cele mai simple lucruri.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Crime împotriva umanității.
Bu kez işlenen bilgiler, bir öncekinden yüzde 25 oranında fazlaydı.25% din nivelele realizate anterior.
Dünya çapında genç Avusturyalılar, Naziler tarafından işlenen suçlar için sorumluluk duyuyorlar.Nuoret itävaltalaiset tuntevat vastuunsa maailmanlaajuisesti itävaltalaisten kansallissosialistien rikoksista.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Johtomiehiä syytettiin rikoksista ihmisyyttä vastaan.
Tüm romanların belki de en çok işlenenidir.Piano saattaa olla ehkä kaikista tunnetuin soitin.
İşlenen bir cinayetin şüphelisi olarak tutuklanarak cezaevine gönderilmiştir.Hänen poikansa pidätettiin epäiltynä teosta.
İşlenen konular ilgili materyaller kullanılarak anlatılır.Sillä tarkoitetaan materiaalia, josta asiat on tehty.
Dikkat, sınırlı işlenen kaynakların paylaştırılmasıdır.Η προσοχή έχει επίσης αναφερθεί ως η κατανομή των περιορισμένων πόρων επεξεργασίας.
Student sivillere karşı işlenen suçlardan dolayı asla yargılanmadı.Ο Στουντέντ δε δικάστηκε ποτέ για τα εγκλήματα ενάντια σε πολίτες.
Bellek-bellek mimarilerinde bellekte iki ya da üç işlenen birlikte bulunur.Το θέατρο κατά τη διάρκεια της λειτουργίας του γνώρισε δύο ή τρεις οικοδομικές φάσεις.
Aşk teması ise en çok işlenen konulardan olmuştur.Hemmelige temae er de mest kompliserte temaene.
Bu dünyadaki akranlar tarafından işlenen ilk kendine benzer destek ve savunma örgütü idi.Det første var en forsvars- og bistandspakt av samme art som dem man hadde inngått med de baltiske statene.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.Samtlige tiltalte ble funnet skyldige i forbrytelser mot menneskeheten.
Yehova'ya (Tanrı) karşı işlenen suçlar için de tövbe edilir.Haber yang juga keturunan Yahudi menolak melakukannya, bahkan ia rela mengundurkan diri dari jabatannya.
Bu toplumlarda ortak değerlere karşı işlenen suçlar şiddetle cezalandırılmaz.Di sinilah dewa-dewi berfungsi untuk menghukum orang-orang yang melanggar hukum secara diam-diam.
Bunları Kategorilerde işlenen 10 kategori ile karıştırmamak gerekir.Semua terhitung 10 kategori beserta pialanya.
Dikkat, sınırlı işlenen kaynakların paylaştırılmasıdır.Tujuannya adalah untuk berbagi sumber daya yang mahal.
İşlenen, üzerinde işlem yapılacak büyüklüğü ya da büyüklüğün yerini (bellek gözünü) belirtir.自らの体またはその一部を大きくして自らの力を誇示する(主に鳥類に多くみられる)。
Bu durumda taksirle işlenen suçta ceza ağırlaştırılır.凌遅(りょうち) 罪人を寸刻みにする刑罰。
Bu kez işlenen bilgiler, bir öncekinden yüzde 25 oranında fazlaydı.約数の積の値がそれ以前の数を上回る25番目の数である。
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.人道に対する罪。
Daha sonra Polonya'ya iade edildi ve insanlığa karşı işlenen suçlardan sorumlu olarak asılarak idam edildi.またビューラーもこの後、ポーランドへ引き渡され、ポーランドの裁判所から人道に対する罪で死刑を宣告された。
Eskiden tarımsal üretim önemsenirken son dönemlerde işlenen arazi alanı burada da daralmıştır.かつて農業に利用されていた麓の土地もここに含まれる。
Lagrange, Eiffel Kulesi’ne adları işlenen 72 ünlü Fransız bilim insanı arasında yer almaktadır.エッフェル塔に名前を刻まれた72人のフランスの科学者の一覧
Güvenlik durumu kaybı işlenen suça göre değişiklik gösterir.安寧から破滅に変わる場所。
Son Akşam Yemeği, Rönesans ressamlarınca çokça işlenen bir konu olmuştur.後の有名タレントが多数出演していることから、今となっては貴重な作品になっている。
Egemen olan hükümdar veya ülkeye karşı işlenen suç anlamına gelmektedir.いずれも君主と国家に対する犯罪である。
Sıfır, bir, iki ve üç işlenen kavramlarıyla ilgili bir örnek verelim.例として、1, 2, 3 の要素から成るリストを考えよう。
Dünya çapında genç Avusturyalılar, Naziler tarafından işlenen suçlar için sorumluluk duyuyorlar.通过这样的纪念服务,年轻的奥地利人为以前奥地利纳粹分子所犯的罪承担责任。
Kolombiya'nın bir şehrinde işlenen (gerçek bir) cinayet anlatılır.故事敍述一宗發生在日本東京的謀殺案。
Dikkat, sınırlı işlenen kaynakların paylaştırılmasıdır.所以,消费者的注意力就成了被分配的稀缺资源。
Rus Devrimi öncesinde "mir", bir köylü topluluğu tarafından işlenen toprak parçalarına verilen isimdi.러시아 혁명 이전에, 미르(Mir)는 농노(peasant)들의 공동체에 의해 경작되는 작은 땅을 의미했다.
Lagrange, Eiffel Kulesi’ne adları işlenen 72 ünlü Fransız bilim insanı arasında yer almaktadır.푸아송은 에펠 탑에 이름이 새겨진 72인의 과학자 가운데 하나이다.
Oku/Çöz: İşlenenler okunur ve buyruk belleklerinden getirilen buyruklar çözülür."성문(聲聞): 정의: 불교의 교설(敎說)을 듣고 스스로의 해탈을 위하여 정진하는 출가 수행자.
Çünkü filmin başından beri işlenen bir sistem şiddeti vardır.시작 때 제국이 강습을 행하는 동영상이 나온다.
Kolombiya'nın bir şehrinde işlenen (gerçek bir) cinayet anlatılır.문제는 미국의 한 주인 가상의 콜롬비아 주에서 상정되는 것으로 합니다.
İnsanlığa karşı işlenen suçlar ile suçlandı.היה מעורב בביצוע פשעים נגד האנושות.
Kriminalpolizei dedektifleri işlenen suçları ve olayları soruşturur ve sivil giysilerle çalışırlar.חוקרי הנוער עוברים הכשרה מיוחדת ופועלים בלבוש וברכבים אזרחיים.
Her ünitenin sonunda, öğrenciler işlenen konu ile ilgili sınava girebilir ve öğrendiklerini test edebilirler.След известен период на работа, те полагат тест, който преподавателят може да провери и оцени.
Cinayet, uyuşturucu, fuhuş ve çeşitli suçlar sık işlenen konular arasındadır.Нападенията, грабежите, изнасилванията, отвличанията и организирана престъпност са често срещани явления.

İlgili Sayfalar