Öfkelenebilirsiniz, ama günah işlemeyin; İyi düşünün yatağınızda, susun. _iSelaStand in awe, and don't sin. Search your own heart on your bed, and be still. Selah.
Onun gözünde kusursuzdum, Suç işlemekten sakındım.I was also blameless with him. I kept myself from my iniquity.
Suç işlemediğim halde, Koşuşup hazırlanıyorlar. Kalk bana yardım etmek için, halime bak!I have done no wrong, yet they are ready to attack me. Rise up, behold, and help me!
Ama onlar çölde Yüceler Yücesine başkaldırarak Günah işlemeye devam ettiler.Yet they still went on to sin against him, to rebel against the Most High in the desert.
Yine de günah işlemeye devam ettiler, Onun harikalarına inanmadılar.For all this they still sinned, and didn't believe in his wondrous works.
Aklımdan çıkarmam sözünü, Sana karşı günah işlememek için.I have hidden your word in my heart, that I might not sin against you.
Çünkü yeryüzünde hep iyilik yapan, Hiç günah işlemeyen doğru insan yoktur.Surely there is not a righteous man on earth, who does good and doesn't sin.
İşlemeli giysilerini alıp onların üzerine örttün. Onlara zeytinyağımı, buhurumu sundun.and you took your embroidered garments, and covered them, and set my oil and my incense before them.
‹‹Efrayim günah sunusu sunmak için çok sunak yaptı, Bunlar günah işlemelerine neden oldu.Because Ephraim has multiplied altars for sinning, they became for him altars for sinning.
Öyleyse ne diyelim? Lütuf çoğalsın diye günah işlemeye devam mı edelim?What shall we say then? Shall we continue in sin, that grace may abound?
Öfkelenin, ama günah işlemeyin. Öfkenizin üzerine güneş batmasın."Be angry, and don't sin." Don't let the sun go down on your wrath,
Bu nedenle, yapılması gereken iyi şeyi bilip de yapmayan, günah işlemiş olur.To him therefore who knows to do good, and doesn't do it, to him it is sin.
‹‹O günah işlemedi, ağzından hileli söz çıkmadı.››who did not sin, "neither was deceit found in his mouth."
Günah işlemedik dersek, O'nu yalancı durumuna düşürmüş oluruz; O'nun sözü içimizde olmaz.If we say that we haven't sinned, we make him a liar, and his word is not in us.
Mesihte yaşayan, günah işlemez. Günah işleyen Onu ne görmüştür, ne de tanımıştır.Whoever remains in him doesn't sin. Whoever sins hasn't seen him, neither knows him.
Allah'a ortak koşan da gerçekten büyük bir günah işlemiştir.And he who ascribes compeers to God is guilty of the gravest sin.
Vallahi dediler, Allah seni bizden üstün kıldı. Doğrusu biz suç işlemiştik!They said: "By God, God has favoured you above us, for we have indeed been sinners."
(Cennettekiler) Yeşil yastıklara ve harikulade güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.Reclining on green cushions and rich carpets excellent.
Büyük günahı işlemekte ısrar ediyorlardı.But persisted in that greater sin,
Sonra O, işlemekte olduklarını kendilerine haber verecektir.He will tell them the truth of what they were doing.
Şüphesiz Allah, onların işlemekte olduklarını bilendir.God verily knows what they do.
Şu halde onların işlemekte olduklarından dolayı üzülme."So grieve not for what they are doing.
Kavmi ona doğru koşarak geldi; onlar daha önceden kötülükler işlemekteydiler.His people came excited to him. They were addicted to sin already.
Onların işlemiş oldukları herşey kitaplarda (yazılı)dır.All things they do are (recorded) in the books;
Hepinizin dönüşü Allah'adır, işlemekte olduklarınızı size haber verecektir.To God have all of you to return, when He will tell you what you were doing.
O senin ailenden sayılmaz; çünkü kötü bir iş işlemiştir; öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme.He is surely the outcome of an unrighteous act. So ask Me not of what you do not know.
Yusuf: "Günah işlemekten Allah'a sığınırım, doğrusu senin kocan benim efendimdir; bana iyi baktı."God forbid!" he said; "he is my master who has approved my stay.
"Allah'a yemin ederiz ki, Allah seni bizden üstün tutmuştur; doğrusu biz suç işlemiştik" dediler.They said: "By God, God has favoured you above us, for we have indeed been sinners."
Cennetlikler orada yeşil yastıklara ve harikulade işlemeli döşeklere yaslanırlar.Reclining on green cushions and rich carpets excellent.
İyilik işlemekte önde olanlar, karşılıklarını almakta da önde olanlardır.Then the foremost, how pre-excellent,
Ama, insanoğlu gelecekte de suç işlemek ister de: "Kıyamet günü ne zamanmış! " der.Yet man is sceptical of what is right before him.
Onlar da duyduk demişlerdi ve asi olduk. Buzağı sevgisi, küfürleri yüzünden ta iliklerine işlemişti.(The image of) the calf had sunk deep into their hearts on account of unbelief.
Allah'a şirk koşan, gerçekten büyük bir günah işlemiştir.And he who ascribes compeers to God is guilty of the gravest sin.
Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.O men of sense, you may haply take heed for yourselves.
Öyle ise onların işlemekte olduklarından (günahlardan) dolayı üzülme.So grieve not for what they are doing.
Büyük günahı işlemekte direnir dururlardı.But persisted in that greater sin,
Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.In fact what they have been doing has rusted their hearts.
Kim de zerre miktarı şer işlemişse onu görür.And whosoever has done even an atom's weight of evil will behold that.
Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır.This is for those who are afraid of doing wrong.
Onlardan çoğunu, günah işlemede, düşmanlıkta ve haram yemede yarış ederken görürsün.You will see among them many who rush into sin and wickedness, and devour unlawful gain.
Dediler ki: "Ey babamız, bizim için Allah'a istiğfar eyle. Biz gerçekten büyük günah işlemiştik."Said (the sons): "O our father, pray for us that our sins be forgiven, for we are really sinners."
Yeşil yastıklara ve hârikulâde güzel işlemeli döşeklere yaslanırlar.Reclining on green cushions and rich carpets excellent.
Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir.Whosoever has done even an atom's weight of good will behold it;
Her kim, zerre kadar şer işlemişse onu görecektir.And whosoever has done even an atom's weight of evil will behold that.
Çünkü kâfirlikleri sebebiyle buzağıya tapma sevgisi iliklerine işlemişti.(The image of) the calf had sunk deep into their hearts on account of unbelief.
Ama bu sınırın ötesine geçenler haddi aşmış, zulüm işlemiş olurlar.But those who seek more than this will be transgressors;
Bir fuhuş işlemeleri hali istisna. Onlarla iyi geçinin.Live with them with tolerance and justice even if you do not care for them.
Halkı koşarak oraya geldiler; günah işlemeyi adet haline getirmişlerdi.His people came excited to him. They were addicted to sin already.
Yeşil yastıklara ve işlemeli halılara yaslanırlar.Reclining on green cushions and rich carpets excellent.
Büyük günahı işlemekte direniyorlardı.But persisted in that greater sin,
Onları helâk ettik; çünkü onlar, suç işlemiş insanlardı.We destroyed them; they were indeed criminals.
Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.And there is life for you in retribution, O men of understanding, so that you may avoid.
Hayır! Bilakis onların işlemekte oldukları (kötülükler) kalplerini kirletmiştir.Not at all – but rather their earnings have heaped rust upon their hearts.
Biz gerçekten büyük günah işlemiştik."Seek forgiveness for our sins, for we were indeed guilty.”
Firavun, ondan öncekiler ve alt üst olmuş kasabalarda oturanlar da suç işlemişlerdi.Pharaoh likewise, and those before him, and the Subverted Cities -- they committed error,
Ve Firavun ve ondan önce şehirleri altüst olanlar da suçlar işlemişlerdi.Pharaoh likewise, and those before him, and the Subverted Cities -- they committed error,
O size, işlemiş olduklarınızı haber verecektir. O, göğüslerin saklamakta olduklarını çok iyi bilir.He knows the thoughts within the breasts.
Ona: "Allah'tan kork!" dendiği zaman da kendisini onuru (gururu) günah işlemeye sevkeder.and when it is said to him, 'Fear God', vainglory seizes him in his sin.
Bu hükümler, içinizden günah işlemekten korkanlaradır. Sabretmeniz ise, sizin için daha hayırlıdır.That provision is for those of you who fear fornication; yet it is better for you to be patient.
İçlerinde ılımlı bir toplum varsa da çoğu kötülük işlemekte.Some of them are a just nation; but many of them -- evil are the things they do.