Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.내가 일어나 아버지께 가서 이르기를 아버지여 내가 하늘과 아버지께 죄를 얻었사오니
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Levantar-me-ei, irei ter com meu pai e dir-lhe-ei: Pai, pequei contra o céu e diante de ti;
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.lkelvén elmegyek az én atyámhoz, és [ezt] mondom néki: Atyám, vétkeztem az ég ellen és te ellened.
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Mă voi scula, mă voi duce la tatăl meu, şi -i voi zice: Tată, am păcătuit împotriva cerului şi împotriva ta,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Me levantaré, iré a mi padre y le diré: 'Padre, he pecado contra el cielo y ante ti
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Mi leverò e andrò da mio padre e gli dirò: Padre, ho peccato contro il Cielo e contro di te
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Ta sẽ đứng dậy trở về cùng cha, mà rằng: Thưa cha, tôi đã đặng tội với trời và với cha,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Ta sẽ đứng_dậy trở_về cùng cha , mà rằng : Thưa cha , tôi đã đặng tội với trời và với cha ,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Vstana, půjdu k otci svému, a dím jemu: Otče, zhřešil jsem proti nebi a před tebou,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Vstanem a pojdem k svojmu Otcovi a poviem mu: Otče, zhrešil som proti nebu i pred tebou,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Vstanem, pojdem k očetu svojemu in mu porečem: Oče, grešil sem zoper nebo in pred teboj!
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Wstawszy tedy, pójdę do ojca mego i rzekę mu: Ojcze! zgrzeszyłem przeciwko niebu i przed tobą.
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.встану, пойду к отцу моему и скажу ему: отче! я согрешил против неба и пред тобою
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Уставши, пійду до батька мого, й скажу йому: Отче, згрішив я на небо й перед тобою,
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.Ще стана да ида при баща си и ще му река: Тате, съгреших против небето и пред тебе;
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.אקומה נא ואלכה אל אבי ואמר אליו אבי חטאתי לשמים ולפניך׃
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.اقوم واذهب الى ابي واقول له يا ابي اخطأت الى السماء وقدامك.
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.我 要 起 來 、 到 我 父 親 那 裡 去 、 向 他 說 、 父 親 、 我 得 罪 了 天 、 又 得 罪 了 你
Kalkıp babamın yanına döneceğim, ona, Baba diyeceğim, Tanrıya ve sana karşı günah işledim.我 要 起來 、 到 我 父親 那 裡去 、 向 他 說 、 父親 、 我 得罪 了 天 、 又 得罪 了 你
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Áp-đia tiếp rằng: Tôi có phạm tội gì, mà ông muốn phó kẻ tôi tớ ông vào tay A-háp, hầu cho người giết tôi đi?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Do którego on rzekł: Cóżem zgrzeszył, iż wydawasz sługę twego w ręce Achabowe, aby mię zabił?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Ele, porém, disse: Em que pequei, para que entregues teu servo na mão de Acabe, para ele me matar?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Jemuž řekl: Což jsem zhřešil, že služebníka svého vydati chceš v ruku Achabovu, aby mne zamordoval?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:가로되 내가 무슨 죄를 범하였기에 당신이 당신의 종을 아합의 손에 붙여 죽이게 하려 하시나이까
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Men han sa: Hvad synd har jeg gjort, siden du overgir din tjener i Akabs hånd, så han dreper mig?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Na to povedal Obadiáš: Čo som zhrešil, že vydávaš svojho služobníka do ruky Achabovej, aby ma zabil?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Niin hän sanoi: "Mitä minä olen rikkonut, koska annat palvelijasi Ahabin käsiin, hänen surmattavakseen?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Obaja menjawab, "Apa salah saya sehingga Bapak mau menyerahkan saya kepada Ahab untuk dibunuh
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:"Och heer", bracht Obadja uit, "wat heb ik misdaan dat u mij de dood instuurt?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:On pa reče: Kaj sem pregrešil, da hočeš dati mene, hlapca svojega, Ahabu v roko, da me umori?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Õ pedig monda: Mit vétettem ellened, hogy a te szolgádat Akháb kezébe akarod adni, hogy megöljön engem?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Pero él dijo: --¿En qué he pecado para que tú entregues a tu siervo en mano de Acab, para que me mate
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Quegli disse: «Che male ho fatto perché tu consegni il tuo servo ad Acab perché egli mi uccida
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Şi Obadia a zis: ,,Ce păcat am săvîrşit eu, ca să dai pe robul tău în mînile lui Ahab, ca să mă omoare?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:А той каза: В що съм съгрешил, та искаш да предадеш слугата си в ръката на Ахаава, за да ме убие?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:Он сказал: чем я провинился, что ты предаешь раба твоего в руки Ахава, чтоб умертвить меня?
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:ויאמר מה חטאתי כי אתה נתן את עבדך ביד אחאב להמיתני׃
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:فقال ما هي خطيتي حتى انك تدفع عبدك ليد اخآب ليميتني.
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:俄 巴 底 說 、 僕 人 有 甚 麼 罪 、 你 竟 要 將 我 交 在 亞 哈 手 裡 、 使 他 殺 我 呢
Ovadya, ‹‹Ne günah işledim ki, beni öldürsün diye Ahava gönderiyorsun?›› dedi ve ekledi:俄 巴 底說 、 僕人 有 甚 麼罪 、 你 竟 要 將 我 交 在 亞哈 手裡 、 使 他 殺 我 呢
Peder ben günah işledim./ Peder:[...да знам.]
Peder ben günah işledim./ Peder:"Отче я згрішив". Священник: "...Я знаю")
Şuradaki doğru (mavi ile çizeceğim) buradaki ile aynı şey ben sadece cebirsel işledim.Cette droite-ci, je vais la faire en bleu, qui est la même droite que celle-ci,
Şuradaki doğru (mavi ile çizeceğim) buradaki ile aynı şey ben sadece cebirsel işledim.Den første linje tegner vi med blå. Det er den her.
Şuradaki doğru (mavi ile çizeceğim) buradaki ile aynı şey ben sadece cebirsel işledim.여기 이 직선을 파란색으로 그리죠 여기 이 식과 같은데 식의 구조만 다른거죠
Şuradaki doğru (mavi ile çizeceğim) buradaki ile aynı şey ben sadece cebirsel işledim.هذا الخط في الاعلى --سأرسمه باللون الازرق-- وهو نفس هذا الخط يمكننا التلاعب بها
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.그래서 원래 했던 방식대로 숨을 죽이고 아주 아주 천천히 작업을 해나갔죠.
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.WW: Chaque fois que vous travaillez à ce niveau, les choses se comportent différemment.
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.WW: lavorando la plastica, tagliandola. Perché funziona in modo diverso.
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.WW: Porque se comporta diferente.
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.WW: Pretože vždy, keď pracujete na tejto úrovni, veci sa správajú inak.
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.WW: Want het gedraagt zich anders.
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.УУ: Так как он ведёт себя по-другому.
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.ווילארד: השתמשתי באותו תהליך בו אני עוצר את הנשימה ועובד מאוד מאוד לאט,
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.وما فعلته هو نفس العملية وهي حبس نفَسي والعمل ببطء شديد...
Yaptığım şey yine aynıydı, nefesimi tutup çok çok yavaş çalışarak plastiği işledim, kestim.息を止めて ゆっくりと仕事を続けるんだ プラスチックを使って 切ったり 工夫が必要
Yücelmeniz için kendimi alçaltarak Tanrının Müjdesini size karşılıksız bildirmekle günah mı işledim?Ali pa sem storil greh, sam sebe ponižujoč, da se vi povišate, ker sem vam brezplačno oznanil Božji evangelij?
Yücelmeniz için kendimi alçaltarak Tanrının Müjdesini size karşılıksız bildirmekle günah mı işledim?내가 너희를 높이려고 나를 낮추어 하나님의 복음을 값 없이 너희에게 전함으로 죄를 지었느냐
Yücelmeniz için kendimi alçaltarak Tanrının Müjdesini size karşılıksız bildirmekle günah mı işledim?Zdali jsem zhřešil, ponižuje se, abyste vy povýšeni byli, a že jsem darmo evangelium Boží kázal vám?
Yücelmeniz için kendimi alçaltarak Tanrının Müjdesini size karşılıksız bildirmekle günah mı işledim?Η επραξα αμαρτιαν ταπεινονων εμαυτον δια να υψωθητε σεις, διοτι σας εκηρυξα δωρεαν το ευαγγελιον του Θεου;