işkence ile cümle

işkence kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aranızda kim aile işinde büyüdü, işkence çekti?من منكم نشأ في عمل عائلي، أحسستم بالمعاناة؟؟ نعم، نعم.
Aranızda kim aile işinde büyüdü, işkence çekti?生き地獄に苦しみながら いますね 生き地獄はいいものです そう思いませんか
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.A katonák végignézették vele, ahogy megkínozták és megölték a férjét.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Dei soldati l'hanno costretta a guardare mentre suo marito veniva torturato e ucciso.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.군인들은 그녀에게 남편이 고문을 받고 죽는 모습을 보도록 강요했습니다.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Les soldats l'ont forcée à regarder son mari se faire torturer et être assassiné.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Los soldados la han forzado a ver cómo torturan y matan a su esposo.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Musela se dívat, jak vojáci mučí a zabíjejí jejího muže.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Những tên lính buộc cô phải chứng kiến cảnh chồng mình bị tra tất và giết.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Soldados forçaram-na a assistir enquanto o marido era torturado e morto.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Soldaten haben sie gezwungen zuzusehen, wie ihr Mann gefoltert und getötet wurde.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Soldaten hebben haar gedwongen toe te kijken hoe haar man werd gemarteld en vermoord.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Soldater har tvingat henne att se på medan hennes man torterats och dödats.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Soldater har tvunget hende til at se på mens hendes mand blev tortureret og dræbt.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Soldatii au obligat-o sa priveasca cum sotul ii era torturat si ucis.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Vojaci ju donútili pozerať sa, ako mučia a zabíjajú jej manžela.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Żołnierze siłą zmusili ją aby patrzyła jak torturują i mordują jej męża.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Οι στρατιώτες την ανάγκασαν να παρακολουθεί καθώς βασάνιζαν και εκτέλεσαν τον άντρα της.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Била е принудена от войниците да гледа как съпруга й е бил измъчван и убит.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Солдати змусили її спостерігати, як її чоловіка катували та вбили.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.Солдаты заставили ее наблюдать, как мучительно убивают ее мужа.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.החיילים הכריחו אותה לצפות כיצד מענים והורגים את בעלה.
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.أجبرها الجنود على مشاهدة تعذيب وقتل زوجها أمامها
Askerler, kocasını işkenceyle öldürürken ona zorla seyrettirmişler.彼女は強制的に見せられました 彼女は7人の子どもを守り抜き
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.A valóságban ezekből a kézikönyvekből tanulták a vallatás és kínzás technikáit.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.En realidad, estos manuales enseñaban técnicas de interrogación y tortura.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.Faktanya, manual ini mengajarkan teknik interogasi dan penyiksaan
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.Invece, con questi manuali venivano insegnati tecniche di tortura e interrogatorio.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.In Wahrheit wurden Verhör- und Foltertechniken gelehrt.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.I verkligheten lärde man sig av de här böckerna förhörsmetoder och tortyrteknik.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.V resnici so se iz teh priročnikov učili tehnik zasliševanje in mučenja.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.V skutočnosti boli z týchto manuálov vyučované techniky vypočúvania a mučenia.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.W rzeczywistości z tych podręczników uczono technik przesłuchań i tortur.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.Στην πραγματικότητα, από αυτά τα εγχειρίδια... διδάσκονταν τεχνικές ανάκρισης και βασανιστηρίων.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.На деле по этим учебникам они изучали технику допросов и пыток
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.Но реално, както показват тези мануали, се изучават техники за измъчвания и разпит.
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.למען האמת, מתוך המדריכים האלו .לומדו שיטות חקירה ועינויים
Aslında, bu kılavuzlarla sorgu ve işkence teknikleri öğretildi.ジョセフブレア少佐は1980年初めに 教鞭をとりました
Bana bu şekilde işkence etmen çok çocukça!Maga túl kegyetlen. Kínoz engem.
Bana bu şekilde işkence etmen çok çocukça!Vous êtes trop cruelle. C'est de la torture.
Bana bu şekilde işkence etmen çok çocukça!انه طفولي من قبلك ان تعدبيني هكذا
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Cítim sa, ako by ma naschvál mučili.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Det känns som att de medvetet torterade mig.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum.Eräs vanhempi valitti: "Minusta tuntuu tahallisesti kidutetulta.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Ich fühle mich als ob ich aus purer Absicht gefoltert wurde.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Ik voel me alsof ze mij met opzet hebben gemarteld.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Jeg har det som om de med vilje torturerede mig.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Je me sens comme si on m'avait délibérément torturé.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."그들이 의도적으로 나를 괴롭히는 것처럼 느꼈습니다.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Mám pocit, jakoby mě úmyslně mučili.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Mam wrażenie, że celowo mnie torturowano.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Mă simt ca şi cum m-au torturat intenţionat.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Mi sento come se mi avessero torturato di proposito.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Olyan, mintha szándékosan megkínoztak volna.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Saya merasa kami sengaja disiksa.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Siento como si me hubieran torturado deliberadamente."
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Sinto-me como se me tivessem torturado de propósito.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum." Tôi cảm thấy như họ tra tấn tôi một cách có chủ ý.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Αισθάνομαι σαν να με βασάνισαν σκόπιμα.
" Bana kasıtlı bir biçimde işkence edilmiş gibi hissediyorum."Мені здається, що вони навмисно мене мучили.
İlgili Sayfalar