Ana içeriğe geç
Sözlük

işittim ile cümle

işittim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Og den sjette engel blåste, og jeg hørte en røst fra de fire horn på det gull-alter som stod for Gud,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Und der sechste Engel posaunte: und ich hörte eine Stimme aus den vier Ecken des goldenen Altars vor Gott,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.И държеше в ръката си разгъната книжка; и като положи дясната си нога на морето, а лявата на земята,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.І шестий ангел затрубив, і я почув один голос з чотирьох рогів золотої жертівнї, що перед Богом,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Шестой Ангел вострубил, и я услышал один голос от четырех рогов золотого жертвенника, стоящего пред Богом,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.והמלאך הששי תקע בשופר ואשמע קול אחד מארבע קרנות מזבח הזהב אשר לפני אלהים׃
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.ثم بوق الملاك السادس فسمعت صوتا واحدا من اربعة قرون مذبح الذهب الذي امام الله
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.第 六 位 天 使 吹 號 、 我 就 聽 見 有 聲 音 、 從 神 面 前 金 壇 的 四 角 出 來
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.第六 位 天使 吹號 、 我 就 聽見 有 聲音 、 從神 面前 金壇 的 四 角 出來
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.3か所に電話しました。母親と
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.A hónom alatt felmelegítettem az akkut.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Am încâlzit bateria sub braţ.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Aqueci a bateria na minha axila.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Calenté la bateria bajo el brazo.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Die Batterie erwärmte ich in meiner Achselhöhle.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Ho riscaldato la batteria con la mia ascella.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.J'ai réchauffé la batterie sous mon aisselle.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.- 겨드랑이에서 건전지를 녹였지요.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Saya menghangatkan baterainya di ketiak saya.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Затоплих батерията под мишницата си.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Зігрів батарею під пахвою.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Согрел батарею под мышкой.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.חממתי את הבטריה בבית השחי.
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.قمت بتدفئة البطارية تحت الأبط.
Bir kaç tane fotoğraf çektim, uydu telefonumu çıkardım. Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Haalde mijn satelliettelefoon uit en warmde de batterij op in mijn oksel.
Bir kaç tane fotoğraf çektim, uydu telefonumu çıkardım. Bataryayı avcumun içinde ısıttım.Tôi chụp thêm vài tấm nữa, lấy điện thoại vệ tinh của tôi ra. kẹp vào nách để làm nóng pin.
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.In ciuda acestor vremuri grele am auzit ca sunt tone de studenti care nu sunt deloc bagati in seama.
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.Kljub težkim časom, pa slišim, da je večina študentov res ležernih.
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.Meskipun di masa sulit sekarang, aku dengar banyak pelajar yang tidak peduli akan apapun.
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.Mimo ciężkich czasów, słyszałem, że wielu studentów o nic się nie troszczy.
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.Ondanks deze moeilijke tijden hoor ik dat er velen studenten zijn er geen zorg om geven in de wereld.
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.Trots dessa svåra tider så hör jag att en hel del studenter inte bryr sig om .
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.Trotz der harten Zeiten sollen Tonnen von Schüler keine Sorgen in dieser Welt haben.
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.Παρ'όλες αυτές τις δυσκολίες ακούω πως είναι πάρα πολλοί μαθητές που δεν τους νοιάζει καθόλου ο κόσμος.
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.Хорошо для нее.
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.למרות זמנים קשים אלה אני שומע שיש כמויות של סטודנטים שלא מטפלים בהם בעולם .
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.على الرغم من هذه الأوقات الصعبة سمعت أن هناك الكثير من الطلاب لا يهتمون بأى شىء فى الحياه
Devir bu kadar zor olduğu halde, derslerine yeterince özen göstermeyen öğrenciler olduğunu da işittim.友達は頑張ってるに違いない
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.A gdy otworzył czwartą pieczęć, słyszałem głos czwartego zwierzęcia mówiący: Chodź, a patrzaj!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.A když otevřel pečet čtvrtou, slyšel jsem hlas čtvrtého zvířete, řkoucí: Pojď a viz.
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.A keď otvoril štvrtú pečať, počul som hlas štvrtej živej bytosti, ktorý hovoril: Poď a vidz!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Cînd a rupt Mielul pecetea a patra, am auzit glasul făpturii a patra zicînd: ,,Vino şi vezi!``
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Cuando abrió el cuarto sello, oí la voz del cuarto ser viviente que decía: "¡Ven!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.In ko je odprlo četrti pečat, sem slišal glas četrte živali govoriti: Pridi!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Ja kun Karitsa avasi neljännen sinetin, kuulin minä neljännen olennon äänen sanovan: "Tule!"
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Kemudian Anak Domba itu memecahkan segel yang keempat. Dan saya mendengar makhluk yang keempat berkata, "Mari!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Khi Chiên Con mở ấn thứ tư, tôi nghe con sanh vật thứ tư nói: Hãy đến!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Khi_Chiên_Con mở ấn thứ_tư , tôi nghe con sanh vật thứ_tư nói : Hãy đến !
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.네째 인을 떼실 때에 내가 네째 생물의 음성을 들으니 가로되 오라 하기로
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Och när det bröt det fjärde inseglet, hörde jag det fjärde väsendets röst säga: »Kom.»
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Og da det åbnede det fjerde Segl, hørte jeg en Røst af det fjerde Væsen sige: Kom!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Og da det åpnet det fjerde segl, hørte jeg røsten av det fjerde livsvesen, som sa: Kom!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Quand il ouvrit le quatrième sceau, j`entendis la voix du quatrième être vivant qui disait: Viens.
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Quando abriu o quarto selo, ouvi a voz do quarto ser vivente dizer: Vem!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Quando l'Agnello aprì il quarto sigillo, udii la voce del quarto essere vivente che diceva: «Vieni»
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Toen Hij het vierde zegel verbrak, hoorde ik het vierde levende wezen zeggen: "Kom."
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Und da es das vierte Siegel auftat, hörte ich die Stimme des vierten Tiers sagen: Komm!
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Και οτε ηνοιξε την σφραγιδα την τεταρτην, ηκουσα φωνην του τεταρτου ζωου λεγουσαν Ερχου και βλεπε.
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.Защото е дошел великият ден на Неговия гняв; и кой може да устои?
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.И когда Он снял четвертую печать, я слышал голос четвертого животного, говорящий: иди и смотри.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod