Ana içeriğe geç
Sözlük

işittim ile cümle

işittim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Ben kendimi ateşte ısıttım.I warmed myself at the fire.
Böyle bir şeyi ne gördüm ne de işittim.I have neither seen nor heard of such a thing.
Ben banyoda kendimi ısıttım.I warmed myself in the bath.
Ben de benzer bir hikaye işittim.I also heard a similar story.
Şakamı yapıyorsun? farklı bir şey işittim.Are you joking? I heard something else.
Tom'un eşyaları kara borsadan aldığını işittim.I've heard that Tom buys things on the black market.
Şimdiye kadar ilk kez akşam yemeğini ısıttım.This is the first time I've ever heated the dinner.
Şimdiye kadar ilk kez kendimi bir şöminenin yanında ısıttım.This is the first time I've ever warmed myself by a fireplace.
Tom'la konuşmanızı tesadüfen işittim.I overheard your conversation with Tom.
Ben bir tane ısıttım.I heated one.
Ben onun hikayesini daha önce işittim.I've heard her story before.
Kendimi şöminenin önünde ısıttım.I warmed myself in front of the fireplace.
Onu geçen ay Tom'dan işittim.I heard that from Tom last month.
Tom'un öldüğünü işittim.I heard that Tom was dead.
Onun derste horladığını işittim.I heard him snoring during the class.
Tanıdık bir ses işittim.I heard a familiar voice.
Uzaktan gelen siren sesleri işittim.I heard sirens in the distance.
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.And they heard a voice from the heavens, saying, You have preached to them that sleep.
Yine o zâttan işittim.I heard the same sound again.
kızın ününü işittim !I heard her fame !
Bataryayı avcumun içinde ısıttım.I warmed the battery up in my armpit.
Sonra bir sesin bana, ‹Kalk, Petrus, kes ve ye!› dediğini işittim.I also heard a voice saying to me, 'Rise, Peter, kill and eat!'
Yere yıkıldım. Bir sesin bana, ‹Saul, Saul! Neden bana zulmediyorsun?› dediğini işittim.I fell to the ground, and heard a voice saying to me, 'Saul, Saul, why are you persecuting me?'
Rabbin gününde Ruhun etkisinde kalarak arkamda borazan sesine benzer yüksek bir ses işittim.I was in the Spirit on the Lord's day, and I heard behind me a loud voice, like a trumpet
Kuzu ikinci mührü açınca, ikinci yaratığın ‹‹Gel!›› dediğini işittim.When he opened the second seal, I heard the second living creature saying, "Come!"
Kuzu dördüncü mührü açınca, ‹‹Gel!›› diyen dördüncü yaratığın sesini işittim.When he opened the fourth seal, I heard the fourth living creature saying, "Come and see!"
Tom'un eşyaları kara borsadan aldığını işittim.Ich habe gehört, dass Tom Sachen auf dem Schwarzmarkt kauft.
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.Da trat Jesus auf sie zu und sagte zu ihnen: Mir ist alle Macht gegeben im Himmel und auf der Erde.
Yine o zâttan işittim.Noch lacht Dessère darüber.
Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır.Da hörte ich eine laute Stimme vom Thron her rufen: Seht, die Wohnung Gottes unter den Menschen!
Yine o zâttan işittim.Ils m’ont redonné le sourire.
Tom'un eşyaları kara borsadan aldığını işittim.He oído que Tom compra cosas en el mercado negro.
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.Y vino una voz de los cielos que decía: Tú eres mi Hijo amado; en ti tengo complacencia».
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.Тогда Хони обратился к небу со следующей молитвой: «О Владыка всего существующего!
Yine o zâttan işittim.Но опять слышит смех.
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.قال: «إني لأسمع أطيط السماء وما تلام أن تئط، مافيها موضع شبر إلا عليه ملك ساجد أو قائم».
Ben onu önceden bir kez daha işittim.Ik heb dat vroeger al eens gehoord.
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.Oto jeden z nich: "Po niebie szybko przesuwają się ponure chmury.
Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır.Ktoś z tłumu szepnął koło mnie: „To jest naprawdę Boży człowiek!”
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.28:19): Då gick Jesus fram till dem och talade till dem: ”Åt mig har getts all makt i himlen och på jorden.
Ben de benzer bir hikaye işittim.Я теж чув схожу історію.
Yine o zâttan işittim.A opět se na něho usmálo štěstí.
Böyle bir şeyi ne gördüm ne de işittim.Așa ceva nici nu am văzut și nici nu am auzit.
Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır.Ja minä kuulin valtaistuimen luota voimakkaan äänen, joka sanoi: "Katso, Jumalan asuinsija ihmisten keskellä!
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.Dan terdengarlah suara dari langit: "Engkaulah Anak-Ku yang Kukasihi, kepada-Mulah Aku berkenan."
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.Võ hậu nói:"Là con dân mà mưu nghịch, thiên địa bất dung; nay đại nghĩa diệt thân, có thể nào xá được?".
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.天子曰辟雍、諸侯曰頖宮」とある。
Yine o zâttan işittim.還曾經為此而偷笑。
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.道家老子曰:「天之道,利而不害;人之道,為而弗爭。
Ancak Âl-i Muhammed bu maldan (ihtiyacı kadarını) yer.' dediğini işittim.不應言:「依佛世尊而說其法」。
Gökten başka bir ses işittim: “Ey halkım!” diyordu.공자는 맹세하며 “(남자를 만나러 가서) 무슨 일이 있었다면 하늘이 나를 버릴 것이다”라고 변명했다.
Yine o zâttan işittim.그러자 주덕위는 웃으며 말했다.
Yine o zâttan işittim.A vďaka nej má opäť dôvod na úsmev.
Tahttan yükselen gür bir sesin şöyle dediğini işittim: “İşte, Tanrı'nın konutu insanların arasındadır.Ljudstvo je med govorom vzklikalo »Božji glas je to in ne človeški«.
Ben banyoda kendimi ısıttım.Aš susišildžiau vonioje.
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.A šiesty anjel zatrúbil, a počul som jeden hlas zo štyroch rohov zlatého oltára, ktorý stál pred Bohom,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Il sesto angelo suonò la tromba. Allora udii una voce dai lati dell'altare d'oro che si trova dinanzi a Dio
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.In šesti angel zatrobi, in slišal sem eden glas iz četverih rogov oltarja zlatega pred Bogom,
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.여섯째 천사가 나팔을 불매 내가 들으니 하나님 앞 금단 네 뿔에서 한 음성이 나서
Altıncı melek borazanını çaldı. Tanrının önündeki altın sunağın dört boynuzundan gelen bir ses işittim.Og den sjette Engel basunede, og jeg hørte en Røst fra de fire Horn på Guldalteret, som står for Guds Åsyn,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod