Ana içeriğe geç
Sözlük

işi ile cümle

işi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Leyla kalbini ve ruhunu işine adadı.Layla put her heart and soul into her job.
Benim için yapılacak bir işin var mı?Do you have a job for me to do?
Tom'un para ve işi yoktu.Tom had no money and no job.
Yeni işini beğeneceğinden eminim.I'm sure you'll like your new job.
Leyla işini bırakmayı düşünüyordu.Layla considered quitting her job.
Bugün işi halledebilir misin?Can you get the job done today?
Leyla tanıdık bir ses işitti.Layla heard a familiar voice.
Eski işini geri istemiyor musun?Don't you want your old job back?
Tom işini bırakmayı düşündüğünü söylüyor.Tom says he's thinking about quitting his job.
Tom işinden ayrılmayı düşündüğünü söylüyor.Tom says he's considering quitting his job.
Tom'un onu söylediğini gerçekten işittin mi?Did you actually hear Tom say that?
Yerinde olsaydım işimi yapardım.I'd go about my business if I were you.
Tom gerçekten işi yapabilir mi?Can Tom really do the job?
Tom işine geri dönmek istedi.Tom wanted to get back to work.
Bu işi istemiyor musun?Don't you want this job?
Tom'un oldukça iyi bir işi var.Tom has a fairly good job.
Leyla'nın bir işi yoktu.Layla didn't have a job.
Hâlâ işinden ayrılmayı planlamıyor musun?Aren't you still planning to quit your job?
Leyla'nın hala bitmemiş işi vardı.Layla still had unfinished business.
Leyla'nın düzenli bir işi vardı.Layla had a regular job.
Ne diyor olduğumu işitemedi.He couldn't hear what I was saying.
Söylediğim şeyi işitemedin.You couldn't hear what I was saying.
Leyla işi pek iyi yapmadı.Layla didn't do the job very well.
Senin işin zor değil.Your job isn't hard.
Kuşların cıvıltısını işitiyorum.I hear the twittering of birds.
Tom'un halen yapacak çok işi var.Tom still has a lot of things to do.
Tom'un hakkında bahsettiği tek şey işidir.The only thing Tom ever talks about is his job.
Tom'un hâlâ bitmemiş bir işi var.Tom still has some unfinished business.
Tom'un işi tam ona göre.Tom has his work cut out for him.
Tom'un işi tam onun için biçilmiş kaftan.Tom has his work cut out for him.
Keşke seninki kadar güzel bir işim olsa.I wish I had a job as good as yours.
Tom o işi halletti.Tom handled that job.
O işi yapan kişi Tom'du.Tom was the one who did that job.
Tom'un geçen yıl bir işi yoktu.Tom didn't have a job last year.
Sami yine işini kaybetti.Sami lost his job again.
Tom, işiniz bittiğinde lütfen ofisime gelin. Sana önemli bir şey söylemeliyim.Tom, please come in my office when you are finished. I must tell you something important.
Tom'un çok işi var.Tom has a lot of work.
Bugünün işini yarına bırakmak nasıl engellenir?How to stop procrastinating?
Tom'un stresli bir işi var.Tom has a stressful job.
Yeteneklerini küçümseme. Bu senin patronun işi.Don't underestimate your abilities. That's your boss' job.
Tom, Mary'nin o işi kendi başına yapması gerektiğini söyledi.Tom said Mary should've done that by herself.
Tom'u işitmedim.I didn't hear Tom.
Tom öğleden sonra 2.30 da işine başlar.Tom starts his job at 2:30 in the afternoon.
Sanırım Tom işini bırakmak istiyor.I think Tom would like to quit his job.
Tom bu işi sadece üç ay boyunca yaptı.Tom held that job for only three months.
Tom asla işinden şikayet etmedi.Tom never complained about his job.
Tom, işin kolay olmayacağını biliyordu.Tom knew the job wouldn't be easy.
Yüzmeyle pek işim olmaz.I don't care much for swimming.
Tom, Mary'ye işini bırakmak istediğini söylememeli.Tom shouldn't tell Mary he wants to quit his job.
Tom'un hâlâ bir işi olduğu için şanslı.Tom is lucky to still have a job.
Tom işinden istifa etmek zorunda kaldı.Tom had to resign from his job.
Tom bana işinin zor olduğunu söyledi.Tom told me his job was tough.
Tom, yeni işini sevdiğini söylüyor.Tom says he likes his new job.
Tom bir işi olmadığını söyledi.Tom said he didn't have a job.
Tom, Mary'ye işini bırakmak istediğini söyledi.Tom told Mary he wanted to quit his job.
Tom Mary'yi işini bırakmaya ikna etti.Tom talked Mary out of quitting her job.
Tom, Mary'ye işinin çok eğlenceli olduğunu söyledi.Tom told Mary his job was a lot of fun.
Keşke iyi bir işim olsa.I wish I had a decent job.
Tom, Mary'ye işinin zor olduğunu söylemedi.Tom didn't tell Mary his job was tough.
Tom yeni işini sevmiyor.Tom doesn't like his new job.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod