Ana içeriğe geç
Sözlük

işi ile cümle

işi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Dan rehineleri kurtarma işinde başarısız oldu.Dan failed to save the hostages.
Tom görevini terk etti ve işinden ayrıldı.Tom abandoned the mission and quit his job.
Bu kişisel bir şey değil, Dan. Ben sadece işimi yapıyorum.It's nothing personal, Dan. I'm just doing my job.
Dan işinde çok iyiydi.Dan was very good at his job.
Dan su şirketindeki işinden kovuldu.Dan was fired from his job at the water company.
Dan işinden gayet gururlu.Dan is rather proud of his work.
Dan işinden oldukça gururlu.Dan is rather proud of his work.
Tom Mary'yi işi bırakması için zorlamaya başladı.Tom tried to force Mary to quit.
Tom işi ile gurur duymaktadır?Tom is proud of his work.
Dan'in altı yıldan fazladır aynı işi olmuştur.Dan has had the same job for more than six years.
1679'da, o bir sinir krizi geçirdikten sonra Newton'un işi durma noktasına geldi.In 1679, Newton's work came to standstill after he suffered a nervous breakdown.
Tom işinin topluma yararlı olmadığını hissediyor.Tom feels that his work is not useful to society.
Tom patronundan nefret ettiği için işini bıraktı.Tom left his job because he hated his boss.
Dan işini sahipsiz bırakmak istemedi.Dan didn't want to leave his business unattended.
Dan karısını öldürdü ve bunu bilinmeyen bir saldırganın işi olarak gösterdi.Dan killed his wife and made it appear as the work of an unknown assailant.
Polis soygunun profesyonellerin işi olduğunu ortaya çıkardı.Police revealed that the heist was the work of professionals.
Buradaki işin bitti, değil mi?You're through here, aren't you?
Bütün işimi bitirdim.I've finished all my work.
Tom hiç işi hakkında konuşur mu?Does Tom ever talk about his work?
Hadi şu işi halledelim artık.Come on, let's get this over with.
Tom geçen hafta işinden kovuldu.Tom was fired from his job last week.
Bu muhtemelen bu işi yapmak için iyi bir zaman değil.This is probably not a good time to be doing this.
Orada ne işi yapıyordun?What were you even doing there?
Tom işini çok seviyor.Tom likes his job a lot.
Bana işin hakkında biraz daha anlatabilir misin?Can you tell me more about your job?
Ne kadar süredir bu işi yapıyorsun?How long have you been doing this job?
Tom işi kabul edemeyeceğini söyledi.Tom said he couldn't accept the job.
Tom'un o işi neden geri çevirdiğini merak ediyorum.I wonder why Tom turned down that job.
Tom iyi bir öğretim işi buldu.Tom has found a good teaching job.
Tom yeni işine alışkın değil.Tom isn't used to his new job.
Son işini neden bıraktın?Why did you leave your last job?
Tom tekrar işi berbat ederse, o kovulacak.If Tom messes up again, he's going to get fired.
Tom'un işi tam olarak nedir?What is Tom's job exactly?
Hâlâ biraz bitirilmemiş işimiz var.We still have some unfinished business.
Kendi işine bakman gerekmiyor mu?Shouldn't you be minding your own business?
Tom patronunu sevmediği için işini bıraktı.Tom quit his job because he didn't like his boss.
Dan Linda ile Glasgov'da yaşamak için Londra'daki iyi bir işi bıraktı.Dan left a good job in London to live with Linda in Glasgow.
Dan'ın bir güvenlik görevlisi olarak bir işi var.Dan got a job as a security guard.
Ben işimi çok iyi yaparım.I perform my work very well.
Dan işinde terfi ettirildi.Dan was promoted at his job.
Beş gün sonra işi bitireceğim.I'll finish the work five days from now.
Belki kendini incitmeden önce Tom'un işi bırakması gerekiyor.Maybe Tom should quit before he hurts himself.
Tom işinde en iyilerden birisi.Tom is one of the best in the business.
Artık işi berbat etmek istemiyorum.I don't want to mess up now.
Senin yardımın olmadan işi bitiremezdim.I wouldn't have been able to finish the job without your help.
Tom yeni işine başlamak için bekleyemedi.Tom could hardly wait to start his new job.
Neden bu işi istiyorsun?Why do you want this job?
Öğretmen işini kaybetti çünkü hata yapan öğrencileri acımasızca azarladı.The teacher lost his job because he cruelly berated students who made mistakes.
Bu denli sevdiği işini kaybetmesi Meryem'e büyük bir darbe oldu.Losing the job she loved so much was a severe blow for Mary.
Tom yeni işine başlarken gergindi.Tom was nervous starting his new job.
Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.The main reason kids tell lies is to avoid getting into trouble.
Bu, işi bitirmeli.This should do the trick.
Bu, işimizi çok daha kolay hale getirecek.This will make our job a lot easier.
Bu işimizi çok daha kolaylaştıracak.This will make our job much easier.
Oda o kadar sessizdi ki bir iğnenin düşmesini bile işitebilirdin.The room was so quiet you could hear a pin drop.
Hiç işini bırakmayı düşündün mü?Have you ever thought about quitting your job?
Büyük annem kanaviçe işi yapmayı sever.My grandmother likes doing cross-stitch.
Onlar işitme menzili içinde.They are within earshot.
O, işinde çok titiz.He is very meticulous in his work.
Seni benim işimde çalıştırabilirim.I can employ you in my business.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod