Tom'un şehirde işi vardı.Tom had business in the city.
Neden işini bırakmyaı düşünüyorsun?Why are you thinking about quitting your job?
Son işin neydi?What was your last job?
Bu işin kolay olduğunu düşünüyor musun?Do you think this job is easy?
Bu işin kolay olduğunu mu sanıyorsun?Do you think this job is easy?
Onun seçici işitmesi vardır.She has selective hearing.
Ben en azından işimi kaybetme konusunda endişeli değilim.I'm not the least bit worried about losing my job.
Neden sadece işine konsantre olmuyorsun?Why don't you just concentrate on your work?
Seni işinden engellememe izin verme.Don't let me keep you from your work.
Eski işini özlüyor musun?Do you miss your old job?
Tom'un zaten bir işi var mı?Does Tom already have a job?
Hiç bir işin oldu mu?Have you ever had a job?
Aslında, bu benim işim.Actually, it's my job.
O işi kabul etmedim.I wouldn't accept that job.
Tom bu işi yapamaz.Tom can't do this job.
Bu işi yapamam.I can't do this job.
Tom daha fazla dayanamadı bu yüzden işini bıraktı.Tom couldn't take it anymore so he quit his job.
Bana senin işini teklif ettiler.They offered me your job.
Tom Mary'nin işini neden bırakmak zorunda kaldığını anlayamadı.Tom couldn't understand why Mary had to quit her job.
Tom bana işi aldı.Tom got me the job.
Benim bir işim var.I got a job.
Tom'un zaten bir işi var.Tom already has a job.
Evde ne işin var?What are you doing home?
Neden sadece evde kalmıyorsun ve işi ağırdan almıyorsun?Why don't you just stay home and take it easy?
Buradaki işim hazır.My work here is done.
Buradaki işim bitmiş.My work here is done.
Tom'un yapacak önemli bir işi vardı.Tom had an important job to do.
Kendi işine başlamayı planlıyor musun?Are you planning on starting your own business?
Tom işin kontrolünü aldı.Tom took control of the business.
Aklın işinde gibi görünmüyor.Your mind doesn't seem to be on your work.
Asistanım işi bırakmakla tehdit etti.My assistant threatened to quit.
Bu işin bir gün daha beklemesi gerekecek.This job will have to wait one more day.
İnşaat ekibi işi zamanında bitirmek için gece boyunca çalışmak zorunda kalacak.The construction team will have to work through the night to finish the job on time.
Her şeye rağmen, o, çocukları seviyordu ve işinden memnundu.Nonetheless, she loved the children and was content with the work.
Hiç kimse bu işi Tom'dan daha iyi yapamaz.No one does this job better than Tom.
Onlarla işim bitmedi.I'm not done with them.
Onlarla işim var.I've got business with them.
Onunla işim var.I've got business with him.
Pis işi yapmasına izin ver.Let her do the dirty work.
Size yardım etmek bizim işimiz.It's our job to help you.
Onlara yardım etmek bizim işimiz.It's our job to help them.
Ona yardım etmek bizim işimiz.It's our job to help him.
Onlara yardım etmek benim işim.It's my job to help them.
Onu işitemiyorum.I can't hear her.
Onlar için işimiz var.We have work for them.
Sizin için işim var.I have work for you.
Onlar için işim var.I have work for them.
Onun için işim var.I have work for him.
Tom bana işini bırakmak istediğini söyledi.Tom told me he wanted to quit his job.
Tom'a yardım etmek benim işim.It's my job to help Tom.
Tom için işimiz var.We have work for Tom.
Tom'un çok iyi bir işi var.Tom has a cool job.
O zamandan önce yapacak çok işim var.I have lot of work to do before then.
Tom işi Mary'ye yaptırdı.Tom made Mary do the work.
Tom işi bana yaptırdı.Tom made me do the work.
Tom işi bize yaptırdı.Tom made us do the work.
Tom muhtemelen işi kendisi yapmadı.Tom probably didn't do the work himself.
Tom işi tek başına bitirdi.Tom finished the work by himself.
Tom Mary'den işini bırakmamasını istedi.Tom asked Mary to not quit her job.
Ne yazık ki, biz onun işinin geri kalanını bilmiyoruz.Unfortunately, we don't know the rest of his work.