Sanırım bu işe yarayacak.I think this is going to work.
Bence işe başlamalısın.I think you should get started.
O işe başvurmak için yeterince iyi şekilde Fransızca konuşmuyorum.I don't speak French well enough to apply for that job.
Tom çok iyi hissetmiyordu ama yine de işe gitti.Tom didn't feel very well, but he went to work anyway.
Dünyadaki en iyi işe sahibim.I have the best job in the world.
Dünyadaki en kötü işe sahibim.I have worst job in the world.
Gerçek bir işe girmelisin.You need to get a real job.
Onun işe yarayacağını gerçekten düşünüyor musun?Do you really think that that would work?
Son zamanlarda bir işe girdiğini biliyorum.I know you recently got a job.
Fransızcayı akıcı şekilde konuşabilen birini işe almak istiyoruz.We want to hire someone who can speak French fluently.
Tom Fransızca konuşabilse, onu derhal işe alırım.If Tom could speak French, I'd hire him right away.
Tom Fransızca konuşan birini işe almayı planlıyor.Tom plans to hire someone that speaks French.
Fransızca konuşabilen birini işe almam gerekiyor.I need to hire somebody who can speak French.
Fransızca konuşan birini işe almak istiyorum.I'd like to hire someone who speaks French.
Bir dua, iman olmadan işe yaramaz.A prayer without faith is useless.
Tom eğer evden erken ayrıldıysa nasıl işe ge kalabilir?How could Tom be late for work if he left home early?
Tom işe nasıl geç kalabildi?How could Tom be late for work?
Tom bugün evden erken çıkmasına rağmen işe geç kaldı.Even though Tom left home early today, he was late for work.
Bu işe yaramayacak.This isn't going to work.
Her gün işe otobüsle giderim.I take the bus to work every day.
Bu sabah işe giderken Tom'un arabası bozuldu.Tom's car broke down on his way to work this morning.
Ben işe çok geç kaldığım için kovuluyorum.I'm being fired because I've been late to work a lot.
Bunun işe yarayacağına hâlâ ikna olmuş değilim.I'm still not convinced it's going to work.
Keşke bugün işe gitmek zorunda olmasan.I wish you didn't have to go to work today.
Bir şeyin işe yarayabileceğinden eminim.I'm sure something can be worked out.
Seni bu işe karıştırdığım için üzgünüm.I'm sorry I got you involved in this.
Tom bugün işe gitmek zorunda değildi.Tom didn't have to go to work today.
Tom geçen hafta boyunca işe gitmedi.Tom didn't go to work all last week.
Şikayet etmek işe yaramayacak.It won't do any good to complain.
Tom'u işe hangi otobüs götürüyor?Which bus does Tom take to work?
Tom işe hangi otobüsle gidiyor?Which bus does Tom take to work?
Tom'u işe alan kişi ben değildim.I wasn't the one who hired Tom.
Yarın işe geri gideceğim.I'll go back to work tomorrow.
Bunun gerçekten işe yarayıp yaramadığını merak ediyorum.I wonder if this really works.
Onun işe yarayacağından eminim.I'm sure it'll come in handy.
Bugün yeni bir işe başlıyorum.I'm starting a new job today.
O işe girmek için şanslıydım.I was lucky to get that job.
Ben şimdi işe geri dönüyorum.I'm going back to work now.
Bunun işe yarayacağından oldukça eminim.I'm fairly sure it'll work.
Tom işe trenle gider.Tom goes to work by train.
Onun işe yarayacağını sana söyledim.I told you it would work.
Çok işe yaradı.It worked like a charm.
Ben işe dönüyorum.I'm going back to work.
Tom işe geç kaldı.Tom was late for work.
Tom'un iyi bir işe ihtiyacı vardı.Tom needed a good job.
Tom işe gitmek zorundaydı.Tom had to go to work.
Şimdi işe gidiyorum.I'm going to work now.
Seni işe aldığıma memnun oldum.I'm glad I hired you.
Şimdi işe dönüyorum.I'm back at work now.
Onun işe yaradığına sevindim.I'm glad it worked.
Tom'un bir işe ihtiyacı vardı.Tom needed a job.
Bu işe girmeden önce ne yaptın?What did you do before you got this job?
Tom Mary'yi işe alabilir ama gerçekten kesinlikle bilmiyorum.Tom might hire Mary, but I don't really know for sure.
Tom ve Mary her gün aynı otobüste işe giderler.Tom and Mary go to work every day on the same bus.
Tom'un işe erken çıkması kolay değil.It's not easy for Tom to get off work early.
Bence Tom'u işe almamız gerekir.In my opinion, we should hire Tom.
Tom bunun işe yarayacağını düşünmüyor.Tom doesn't think it'll work.
Tom iş için Mary'yi işe aldı.Tom hired Mary for the job.
Tom senin bir işe ihtiyacın olduğunu söyledi.Tom said you needed a job.
Bir işe yaradığım için memnun oldum.I'm glad to be of service.