Tom'un şarkı söylediği yerdeki barda barmen olarak yarı zamanlı bir işe girdim.I got a part-time job as a bartender at the same bar where Tom sings.
Tom bunun işe yarayacağını sanmıyor.Tom doesn't think it's going to work.
Yarın işe gelemem.I can't come to work tomorrow.
Pazartesi günü işe gitmem.I don't go to work on Monday.
Sence gerçekten işe almamız gereken kişi Tom mudur?Do you really think Tom is the person we should hire?
Marangoz olarak bir işe girdim.I got a job as a carpenter.
Bugün işe gelemem.I can't come to work today.
İstediğim işe girdim.I got the job I wanted.
Sami iyi bir işe girdi.Sami landed a good job.
Sami'nin daha fazla eleman işe alması gerekiyordu.Sami needed to hire more staff.
Sami o numarayı geri aramaya çalıştı ama işe yaramadı.Sami tried to call that number back but it didn't work.
Eldeki işe bağlı kal.Stick to the task at hand.
Sami'nin savunma stratejisi işe yaradı.Sami's defense strategy worked.
Sami'nin bir işe ihtiyacı var.Sami needs a job.
Sami'nin katili, Leyla tarafından işe alındı.Sami's killer was hired by Layla.
Tom dünyadaki en iyi işe sahip.Tom has the best job in the world.
Sami işe gitti.Sami went to work.
Sami başka bir hizmetçi işe aldı.Sami hired another maid.
Sami, Leyla'yı işe geri aldı.Sami hired Layla back.
Sami bir sinema salonu tarafından işe alındı.Sami was employed by a movie theater.
Sami'nin işe gitmesi gerekiyordu.Sami was supposed to show up for work.
Sami işe gitmek için ikametinden ayrıldı.Sami left his residence to go to work.
Sami yeni oyuncular işe aldı.Sami hired new actors.
Tom işe alınacağını umuyor.Tom is hoping he'll be hired.
Tom kendisini işe alacaklarını umuyor.Tom is hoping they'll hire him.
Tom'un Mary'yi işe aldığını biliyorum.I know Tom hired Mary.
Bence işe yaramayacak.I think it won't work.
Sanırım işe yaramayacak.I think it won't work.
Sizce bu işe yarayacak mı?Do you think this will work?
Bunun işe yarayacağını düşünüyor musunuz?Do you think that this will work?
Sence bu işe yarayacak mı?Do you think that this will work?
Tom'u işe alan kişi sensin.You're the one who hired Tom.
Yaptığın şey işe yaramıyor.What you're doing isn't helping.
Sami ertesi gün işe gitti.Sami went to work the next day.
Her şey işe yaradı.Everything worked.
Her sabah işe gerçekten yürüyerek mi gidiyorsun?Do you really walk to work every morning?
Bu işi yapabileceğimi düşünmüyorsanız beni neden işe aldınız o zaman?Why did you hire me if you didn't think I could do that job?
Tom'un işe yaramaz olduğunu biliyorum.I know that Tom is through.
Tom işe yaramayan şeylerden sanat üretiyor.Tom makes art out of otherwise useless things.
Sami işe gelmedi.Sami didn't come to work.
Tom'u bu işe razı edebileceğinizi sanmıyorum.I don't think you'll be able to persuade Tom to do that.
Günlük işe gidiş gelişiniz ne kadar sürüyor?How long is your daily commute?
Tom, onu işe aldığım için bana teşekkür etti.Tom thanked me for hiring him.
Tom'u işe alan kişi sensin, değil mi?You're the one who hired Tom, aren't you?
Tom planımın işe yaramayacağını düşündüğünü söyledi.Tom said he thought my plan wouldn't work.
Tom planımın işe yarayacağını düşünmediğini söyledi.Tom said he didn't think my plan would work.
Tom bunun işe yaramayacağını biliyor.Tom knows this won't work.
Babam neredeyse her gün işe gider.My father goes to work almost every day.
Şimdi yaptığın şey işe yaramıyor.What you're doing now isn't helping.
Yaptığın şey nasıl işe yarayacak?How is what you're doing going to help?
Erkek arkadaşım işe yaramazın teki.My boyfriend is useless.
Bu işe yarayacak. Biliyorum.This is going to work. I know it.
Ya Tom'un planı işe yaramazsa?What if Tom's plan doesn't work?
Tom'un önerdiği öksürük şurubu işe yaradı.The cough syrup that Tom recommended worked well.
Kaçmak utanç vericidir ancak işe yarar.Running away is shameful, but it's useful.
Tom genellikle işe giderken arabasında bir hamburger yer.Tom usually eats a hamburger in his car on his way to work.
Hemen işe koyul!Now get cracking!
Sami işe alındı.Sami was hired.
Tom işe gidip gelirken yolda bulmaca çözmeyi seviyor.Tom likes to solve crossword puzzles on his commute.
Yakında işe başlayacağız.We will start work soon.