iş ile cümle

iş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun yerine okyanusa bakan bir oda istiyorum.I'd like a room facing the ocean instead.
Eski güzel günler hakkında konuşmak istiyorum.I like to talk about the good old days.
Borçlarını ödemiş olan insanların isimlerini listeden silin.Cross off the names of the people who have paid their dues.
Ofisi son terk eden kişi ışığı söndürmeli.Whoever leaves the office last should turn off the light.
Şirket adına, hepinize içten teşekkürlerimi sunmak isterim.On behalf of the company, I would like to express our hearty thanks to you all.
Şirket onu bir danışman olarak işe aldı.The company engaged him as an advisor.
Şirket insanların gönüllü olarak istifa etmeleri için yalvardı.The company appealed for people to take voluntary resignation.
Biz işten sonra Shinjuku'da bir kafede buluşurduk.We used to meet at a coffee shop in Shinjuku after work.
Bazı şirketler işçilerine yaşam boyu bir iş garanti ediyor.Some companies guarantee their workers a job for life.
O buluşmanın olabildiğince kısa sürede düzenlenmesinde ısrar ediyoruz.We insist that a meeting be held as soon as possible.
En kısa sürede bir toplantı düzenlenmesini ısrar ediyoruz.We insist that a meeting be held as soon as possible.
Toplantıda konuşmak isterseniz elinizi kaldırmak zorundasınız.You have to raise your hand if you want to speak at the meeting.
Toplantıda kullandığımız bütün kağıtları ortadan kaldırmam istendi.I was asked to put away all the papers we used at the meeting.
Toplantıda aşağıdakini tartışmak istiyorum.I'd like to discuss the following at the meeting.
Toplantıya katılmayı isteyip istemediğini ona sor.Ask him if he will attend the meeting.
İstediğin herhangi bir kimseyi getirebilirsin.You may bring anyone you want.
Görmek istediğim Tom'dur.It is Tom whom I want to see.
Loş ışıkta dans ettik.We danced in the subdued lighting.
Biz tiranın isteğine boyun eğmeyeceğiz.We will not bend to the will of a tyrant.
Biz onun işini onunkilerle karşılaştırdık.We compared his work with hers.
Öğleyin Tokyo İstasyonu'na varacağız.We will get to Tokyo Station at noon.
Biz işaret dili konuştuk.We talked in sign language.
Trafik işaretlerine dikkat etmeliyiz.We must pay attention to traffic signals.
İşimize sıfırdan başlamak zorunda kaldık.We had to start our business from zero.
İşteyken sigara içmekten kaçınmayı kabul ettik.We agreed to refrain from smoking while we are at work.
Bazen bedenlerimizi güneş ışığına maruz bırakmalıyız.We should sometimes expose our bodies to the sun.
İşin gerçeğini kastetmek zorundayız.We have to get at the truth of the matter.
İşimizi elimizden geldiği kadar iyi yapmalıyız.We must do our job as best as we can.
Bizim daha fazla işçiye ihtiyacımız var.We need more workers.
Gitmek istemedik fakat zorunda kaldık.We didn't want to go, but we had to.
Biz silah azaltma konusunda onlarla anlaşmak istiyoruz.We hope to come to an accord with them about arms reduction.
Biz hepimiz fiyatların düşmesini istiyoruz.All of us want prices to decline.
Hepimiz başarı istiyoruz.We all desire success.
Hepimiz cinayeti onun işlediğinden şüpheleniyoruz.We all suspect him of murder.
Uzun tartışmadan sonra, tatilimizi İspanya'da geçirmeye karar verdik.After much debate, we decided to spend our holidays in Spain.
Enerji kaynaklarımızı israf etmemeliyiz.We mustn't waste our energy resources.
Biz her okulu açık ve her öğretmeni işinde tutmalıyız.We should keep every school open and every teacher in his job.
Biz altıda istasyona vardık.We got to the station at six.
Bütün günümüzü alsa bile işi bitireceğiz.We'll finish the work even if it takes us all day.
İşimizin geleceği iyi değil.The outlook for our business isn't good.
İşimiz bitmek üzere.Our work is almost over.
İşimiz neredeyse bitti.Our work is almost over.
İşimizin başarısı havaya bağlıdır.The success of our business depends on the weather.
Bizim personelimiz yardım etmeye isteklidir.Our staff is eager to help you.
Personellerimiz size yardım etmekte istekli.Our staff is eager to help you.
Personelimiz size yardımcı olmak için isteklidir.Our staff is eager to help you.
İşi yapmamıza izin verin.Let us do the work.
Isı ve ışık, varlığımız için gereklidir.Heat and light are necessary for our existence.
İstasyona geldiğimizde trenimiz zaten yola çıkmıştı.Our train had already pulled out when we arrived at the station.
Uzayı işgâl edeceğimiz ve Ay'a yolculuk yapacağımız gün yakında gelecek.The day will soon come when we will conquer space and travel to the moon.
Buradan istasyona yürümemiz otuz dakikamızı alır.It takes us thirty minutes to walk from here to the station.
Biz o firma ile iş yaparız.We do business with that company.
Ticari şirketlerimiz bütün dünyada işlerini yaparlar.Our trading companies do business all over the world.
Noel ağacını ışıklarla dekore ettik.We decorated the Christmas tree with lights.
Biz evcil hayvan olarak İskoç çoban köpeği besliyoruz.We keep a collie as a pet.
Bir sürü sivrisinek ısırıklarım var.I got a lot of mosquito bites.
Bir sivrisinek az önce beni ısırdı.A mosquito just bit me.
Özel eşyalarımı saklamak istiyorum.I'd like to put my belongings away.
Hanako'nun Taro ile evlenmek istemediği açıktı.It was clear that Hanako did not wish to marry Taro.
İşi salıya kadar bitirmek çok kolay olacak.Finishing the job by Tuesday will be a piece of cake.

İlgili Sayfalar