işıktan ile cümle
işıktan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.他 必 從 光 明 中 被 攆 到 黑 暗 裡 、 必 被 趕 出 世 界
Işıktan karanlığa sürülecek, Dünyadan kovulacak.他 必 從 光明 中 被 攆到 黑暗裡 、 必被 趕出 世界
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.C'est cette roue tournante de lumières.
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.Este o roză a luminilor.
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.Het is een vuurrad van licht.
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.빛의 바람개비와 같죠.
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.To ten wir światła.
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.Една въртележка от светлина.
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.Это - светящаяся шутиха.
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.זהו מעגל-אש של אור.
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.أنها عجلة دوارة من الضوء.
Işıktan oluşmuş bir fırıldak gibi.計算してみるとこの光は90メートル先の
Işıktan ve gölgeden oluşur.Așa. E făcută din lumini şi umbre.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Asi, Esta hecha de luz y oscuridad
Işıktan ve gölgeden oluşur.È fatta di luci e ombre.
Işıktan ve gölgeden oluşur.É feita de luz e sombra.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Elle est faite de lumière et d'ombre.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Garis ini terbuat dari cahaya dan kegelapan.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Hij bestaat uit licht en schaduw.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Jest zrobiona ze światła i z cienia.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Je tvořen světlem a stínem.
Işıktan ve gölgeden oluşur.그것은 빛과 어둠으로 만들어진 것입니다.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Nó được tạo nên bởi ánh sáng và bóng tối.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Sie besteht aus Licht und Schatten.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Είναι φτιαγμένη από φως και σκιά.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Вона складається зі світла і тіні.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Ето. Направена е от светлини и сенки.
Işıktan ve gölgeden oluşur.Она сделана из света и тени.
Işıktan ve gölgeden oluşur.הוא עשוי מאור וצל.
Işıktan ve gölgeden oluşur.إنه مصنوع من الضوء والظل.
Işıktan ve gölgeden oluşur.光は文明を 影は野蛮を表しています
Kaçtı, gökyüzünden ve ışıktan saklanarak.El a fugit, ascunde de el însuşi [br] la cer şi lumina.
Ki kötü isimlendirilmiş, ışıktan bağımsız reaksiyonlar denmeliydi.이 암반응이라는 용어는 이름이 잘못 지어졌습니다. 사실은 빛과 무관한 반응이라고 해야하는데 말입니다.
Ki kötü isimlendirilmiş, ışıktan bağımsız reaksiyonlar denmeliydi.Swoją droga to myląca nazwa, powinniśmy mówić o reakcjach niezależnych od światła.
Ki kötü isimlendirilmiş, ışıktan bağımsız reaksiyonlar denmeliydi.To pojmenování je nešťastné, mělo by to být nazýváno
Ki kötü isimlendirilmiş, ışıktan bağımsız reaksiyonlar denmeliydi.Yang buruk bernama, itu harus disebut cahaya independen reaksi.
Ki kötü isimlendirilmiş, ışıktan bağımsız reaksiyonlar denmeliydi.Това не е подходящо име, по-добре е тази реакция да бъде наречена светлинно-независима реакция.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Căci oricine face răul, urăşte lumina, şi nu vine la lumină, ca să nu i se vădească faptele.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Chiunque infatti fa il male, odia la luce e non viene alla luce perché non siano svelate le sue opere
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.For hver den som gjør ondt, hater lyset og kommer ikke til lyset, forat hans gjerninger ikke skal bli refset;
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Každý zajisté, kdož zle činí, nenávidí světla, a nejde k světlu, aby nebyli trestáni skutkové jeho.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.악을 행하는 자마다 빛을 미워하여 빛으로 오지 아니하나니 이는 그 행위가 드러날까 함이요
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Lebo každý, kto robí zlé, nenávidí svetlo a nejde k svetlu, aby neboly trestané jeho skutky.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Sillä jokainen, joka pahaa tekee, vihaa valkeutta eikä tule valkeuteen, ettei hänen tekojansa nuhdeltaisi.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Thi hver den, som øver ondt, hader Lyset og kommer ikke til Lyset, for at hans Gerninger ikke skulle revses.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Vsak namreč, kdor dela hudobno, sovraži luč in ne hodi k luči, da se ne karajo dela njegova;
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Wer arges tut, der haßt das Licht und kommt nicht an das Licht, auf daß seine Werke nicht gestraft werden.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Επειδη πας, οστις πραττει φαυλα, μισει το φως και δεν ερχεται εις το φως, δια να μη ελεγχθωσι τα εργα αυτου
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.ибо всякий, делающий злое, ненавидит свет и не идет к свету, чтобы не обличились дела его,потому что они злы,
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.Кожен бо, хто чинить лихе, ненавидить сьвітло, й не йде до сьвітла щоб не зганено вчинків його.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.но който постъпва според истината отива към светлината, за да се явят делата му, понеже са извършени по Бога.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.כי כל פעל עולה ישנא את האור ולא יבא לאור פן יוכחו מעשיו׃
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.لان كل من يعمل السيّآت يبغض النور ولا يأتي الى النور لئلا توبخ اعماله.
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.凡 作 惡 的 便 恨 光 、 並 不 來 就 光 、 恐 怕 他 的 行 為 受 責 備
Kötülük yapan herkes ışıktan nefret eder ve yaptıkları açığa çıkmasın diye ışığa yaklaşmaz.凡 作惡 的 便 恨 光 、 並不來 就 光 、 恐怕 他 的 行為受 責備
O halde eğer kendinden ışık saçan bir ışıktan bahsediyorsa, bu Öz için ancak bir metafor/benzetme olabilir.Entonces, si él habla de luz que irradia por sí misma, entonces sólo puede ser una metáfora para el Ser.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.A protosejtek valóban képesek eltávolodni a fénytől.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.As proto-células conseguem realmente afastar-se da luz.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.Diese Protozelle kann sich tatsächlich vom Licht wegbewegen.
'Protocell'ler gerçekten ışıktan uzaklaşabiliyorlar.프로토셀은 빛을 피해 움직일 수 있습니다.