işçilik ile cümle

işçilik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aksak işçilikten utanıp belki onu, sonradan yüzüstü bırakmıştır.Tvrz poté ztratila svůj význam a patrně jako zchátralá byla zbořena či přestavěna na sýpku.
Kalitelik bir işçilik görülür.Je potřeba vysokého stupně kvalifikace pracovníků.
Tipik olarak işçilik maliyetleri çok yüksektir.Představovalo by to totiž vysoké náklady na pozemní práce.
Kalitelik bir işçilik görülür.Forța de muncă trebuie să fie înalt calificată.
Bazılarının oldukça ince bir işçilik gösterdiği görülmektedir.Este sugerat de unii oameni că el este destul de frumos.
Yerleşim yerinin halkı geçimini tarımla ve işçilikle sağlar.S-au realiniat cu restul lumii prin colonizare și comerț.
Bunların yapımı daha dikkatli bir işçilik gerektirir.Ennek elkészítése már nagyobb gyakorlatot igényel.
Gençlerin mesleği ise işçiliktir.Nuorisotyötä on tehtävä!
Mukarnasın bol ve ince işçilikle kullanılması camiye ayrı bir özellik kazandırmaktadır.Ystävällisen ja miellyttävän Orvon elämällä on kääntöpuolensa.
Tipik olarak işçilik maliyetleri çok yüksektir.Hinta on myös tyypillisesti kalliimpi.
Gönüllü işçilik için yapılan propaganda çalışması artarak sürer.Ο αγώνας για εξάλειψη του δουλεμπορίου σημείωνε πρόοδο.
Bazılarının oldukça ince bir işçilik gösterdiği görülmektedir.Κάποιες από αυτές εμφανίζουν διαβαθμισμένη εργασία.
İtinalı işçilik göze çarpar.Den fulle sysselsetting i fare!
Bunların yapımı daha dikkatli bir işçilik gerektirir.Arbeidet krever stor nøyaktighet.
Uzun bir süre orada kalıp o arazinin sahibi olan paşaya işçilik yapmışlardır.Etter ett år der ble han ansatt i forstvesenet, som forvaltet skoger eier av staten.
Gazze'nin temel ekonomik faaliyetleri küçük ölçekli sanayi, tarım ve işçiliktir.Aktivitas ekonomi utama Gaza adalah pertanian dan industri berskala kecil.
Alman savaş esirlerinin Fransa'ya zorunlu işçilik için götürüldüğü de bilinmektedir.Nazi Jerman mempertahankan tawanan perang Prancis sebagai pekerja paksa sepanjang perang.
Bazılarının oldukça ince bir işçilik gösterdiği görülmektedir.Một số xem nó như là một công việc vượt quá mức chịu đựng.
Bazılarına bugün bile zoraki işçilik yaptırılmaktadır.Ngày nay, người ta còn thực hiện công tác chọn lọc trâu.
Madenlerde işçilik ettim.鉱山で働いている。
Alman savaş esirlerinin Fransa'ya zorunlu işçilik için götürüldüğü de bilinmektedir.その後フランス人戦争捕虜が農作業の労働力として連れてこられた。
İlçe nüfusunun bir kısmı yurtdışında işçilik yaparak geçimlerini sağlamaktadır.全ての外国への援助は民間によって行われるべきである。
Ancak işçiliklerini yerliler yapar.我们只关心那里的印度人。
İşçilik maliyetlerinden dolayı HAA genellikle sadece çok ciddi istenmeyen durumların analizinde kullanılır.因為人力成本的考量,一般只會對不想要事件中最嚴重的進行故障樹分析。
İtinalı işçilik göze çarpar.能障慚為業。
Kalitelik bir işçilik görülür.会有大工之例。
Ayrıca yerleşim dışında işçilik ve geçici köy koruculuğu yapılmaktadır.此外於永和區設有永和耕莘醫院。
Gazze'nin temel ekonomik faaliyetleri küçük ölçekli sanayi, tarım ve işçiliktir.가자의 주요 경제 활동은 소규모 산업과, 농업과 노동이다.
Arıt geri döndükten sonra garsonluk, işçilik, büfecilik, gazetecilik gibi işlerde çalıştı.מיד לאחר שובו עבד בעבודות מזדמנות כמלצר, סבל, ואיש מכירות.
Madenlerde işçilik ettim.היה פעיל במחנות העולים.
Yerleşim yerinin halkı geçimini tarımla ve işçilikle sağlar.Цялото село изявило желание да помага с каруци и труд.
Çok fazla işçilik gerektiren bir süreçtir.Това е много трудоемък процес.
Madenlerde işçilik ettim.Работи в тютюневите фабрики.
Sezonluk işçilik de yapılır.Također sezonski regulira istjeka.
Son derece başarılı bir işçilik sergilemektedir.Vytváranie príjemného pracovného prostredia.
Madenlerde işçilik ettim.Pozneje je delal v rudnikih.
Sezonluk işçilik de yapılır.Dirba sezoninius darbus.
Madenlerde işçilik ettim.Dirbo anglių kasyklose.
Köyde geçim maden işçiliği ve il/ilçe merkezlerinde tam ya da yarı zamanlı işçilik ile sağlanmaktadır.Ketvirtis bendruomenės tiesiogiai ar netiesiogiai tarnauja turizmo sektoriuje.
Gönüllü işçilik için yapılan propaganda çalışması artarak sürer.Vabatahtlike töö tulemuste hindamine on endiselt väljakutse.
İşsiz kaldığı yıllarda İsveç ve Almanya'da işçilik yaptı.Evakueeritama pidid ka Saksamaal elavad rootsi naised ja lapsed.
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Az egyik női szerkesztő azt mondta, nem érdeklik az úgy nevezett "kézimunka történetek".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Dan seorang editor mengatakan bahwa dia tidak tertarik pada sesuatu yang disebutnya "kisah pekerjaan tangan."
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Eén redacteur vertelde me dat zij niet geïnteresseerd was in wat ze noemde "verhalen over arbeiders".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Eine Herausgeberin sagte mir, dass sie keine Interesse an "Handarbeitsgeschichten", wie sie es nannte, hat.
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.그리고 한 편집자가 저에게 자신은 "육체노동 이야기"라고 부르는 것에는 관심이 없다고 했습니다.
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.O editoare mi-a spus că nu e interesată de așa-numitele "povești despre muncă fizică".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Un'editrice mi ha perfino detto che non era interessata a quelle che lei chiamava "storie di lavoro manuale."
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Une éditrice m'a dit qu'elle n'était pas intéressée par ce qu'elle a appelé des "histoires de travail manuel".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Y una editora me dijo que no le interesaba lo que llamaba "historias de mano de obra".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Една редакторка ми каза, че не се интересува от онова, което наричаше "истории ръчна изработка".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.Одна редактор сказала мне, что она не заинтересована в так называемой "истории о ручном труде".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.עורכת אחת אמרה לי שאינה מעוניינת במה שהיא קרה לו "סיפורי עבודת כפיים".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.قالت لى أحدى المحررات أنها ليست مهتمة في القيام بما وصفته ب "قصص العمل اليدوي".
Bir editör bana "manüel işcilik hikayeleri" yapmaya ilgi duymadığını söyledi.類には興味がないと言っていました 私は2007年と2009年にデリー消防庁 DFS の物語を手がけました
Dördüncü şey, işçilik kullanılan materyallerden daha pahalıya mal oluyor.A quarta coisa é que o trabalho é desproporcionalmente mais caro do que os materiais.
Dördüncü şey, işçilik kullanılan materyallerden daha pahalıya mal oluyor.Cuarto punto: la mano de obra es muchísimo más cara que los materiales.
Dördüncü şey, işçilik kullanılan materyallerden daha pahalıya mal oluyor.Dalším problémem je, že práce je neúměrně dražší než materiál.
Dördüncü şey, işçilik kullanılan materyallerden daha pahalıya mal oluyor.Der vierte Punkt ist, dass Arbeit überproportional teurer ist als Material.
Dördüncü şey, işçilik kullanılan materyallerden daha pahalıya mal oluyor.Điều thứ tư đó là nhân công cao hơn một cách không tương xứng với nguyên vật liệu.

İlgili Sayfalar