işçilerin ile cümle
işçilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.工人的诉求并没有完全得到满足。
1957 Roma Antlaşması ise, tüm işçilerin ve hizmet sektörünün üye ülkeler arasında serbest dolaşımını sağladı.随后在1957年签订的罗马条约则保障了工人与服务的自由流动。
Aynı zamanda yerel işçilerin yönetimindeki bu yerel meclisler hedeflerinin peşine düştü.同时,这些地方议会通常也在当地工人的指导之下追求他们自己的目标。
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.立即进行新的苏维埃选举;这届苏维埃不再代表工人和农民的愿望。
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.女孩的尸体在案发后两天被发现。
Buna paralel olarak da işçilerin sağlık ve çalışma koşulları üzerine olan şikayet sayısı da arttı.另一方面,公众对工人工资和工作条件的关注也提高了。
İşçilerin büyük ölçekli bu göçü, birçok eski İngiliz sömürgesi toplumunda silinmez bir iz bıraktı.海外印度人在早期的英国殖民社会留下了不能磨灭的印记。
Jigolo, para karşılığı kadınlarla cinsel münasebette bulunan erkek seks işçilerine verilen ad.在英国,它是指专门为男同性恋提供性服务的男性性工作者。
Bu olayın demiryolu işçilerine cesaret vereceği düşünülmüştü.此事件催生出鐵道公安職員的制度。
Örneğin birçok Avrupa Birliği ülkesinde bir şirket yöneticisi, işçilerinin aktivitelerine karşı sorumludur.영국과 다른 여러 나라들에서 건축회사의 대표자는 회사의 활동에 대한 책임이 있다.
İşçilerin kalifiye olması artık o kadar önemli değildi.전작들과 달리 더 이상 워리어크리드가 아닌 것이 특징이다.
Özellikle tarım işçilerinde yaygındır.채식주의자들에게는 특히 위험하다.
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.הסובייטים הנוכחיים לא מבטאים את רצון הפועלים והאיכרים.
Çevrenin alttaki kenarın ortasında, sanayi işçilerini simgeleyen bir dişli çark bulunmaktadır.בחלק המרכזי התחתון של גבול העיגול יש גלגל שיניים שמציין את העובדים התעשייתיים.
Kesintiler yapıldıktan sonra, işçilerin çoğunluğu kişisel gelir vergilerinden muaftır.מאז חלה נסיגה, בעיקר בגלל הגירת עובדים.
Mahalle uzun yıllar fabrika işçilerinin iskan mekanı olmuştur.За продължителен период от време това е квартал на бедни работници.
Çevrenin alttaki kenarın ortasında, sanayi işçilerini simgeleyen bir dişli çark bulunmaktadır.Под тях е разположено половин зъбно колело – символ на индустрията.
Enternasyonal 1864 yılında işçilerin Londra’da Saint Martin Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıda kuruldu.Osnovana je 1864. za vrijeme radničkog sastanka u Dvorani sv Martina (Saint Martin Hall) u Londonu.
1889 - 1 Mayıs, işçilerin ortak bayramı olarak kabul edildi.Članovi ovoga kluba su, 1. svibnja 1918. godine, sudjelovali u radničkoj proslavi.
Modern Times (Türkçe: Asri Zamanlar) filminde işçilerin ve fakir halkın kötü durumlarına dikkat çekmiştir.Moderna vremena opisuje radnike i siromahe u strašnim uvjetima.
İşçilerine zarar verilmesi Schindler'in şikayetlere ve hükümetten tazminat taleplerine yol açmıştır.Kada bi Nijemci ozlijedili njegove radnike, Schindler bi odmah ulagao prigovore vladi.
Lokavt süresince işçilerin iş sözleşmeleri askıda kalır.Primjer : Politika poduzeća može zaposlenicima odobriti godišnji odmor.
Gilbreth'ler daha çok işçilerin refahını ele aldılar.Braća Hughes su težila za što većim realizmom.
Üçüncü daire işçilerin oturduğu bölgedir.Treťou časťou sú priestory pre služobný personál.
Aurelian'nın saltanatı sadece darphane işçilerinin ayaklanmasını kaydeder.Počuť už len Alfredov zúfalý vykrík.
Ülke genelinde faaliyet gösteren işçilerin üçte ikisi bu sektörde faaliyet göstermektedir.V tom čase tvorili 2/3 pracujúcich v závode ľudia na nútených prácach.
11. ilke, işçilerine muamele etmekten çok Toyota tarafından muamele edilen iş ortaklarına bakar.Načelo 11 skrbi za poslovne partnerje, ki jih obravnava Toyota, podobno kot obravnavajo svoje zaposlene.
Şirketin %51'i devlete, %49'u ise havayolu işçilerine aittir.Federacija obsega 51 %, Republika srbska pa 49 % državnega ozemlja.
Ulusal zenginlikle birlikte sanayi işçilerinin yaşam düzeyi de yükseldi.Z zaposlitvijo se je dvignil tudi življenjski standard vernikov.
O sıralarda göçük altında kalan işçilerin bunda etkisi büyüktür.K temu je veliko prispevalo priseljevanje delavcev, ki so dobivali zaposlitev v Hrastniku.
Bu görüş doğrultusunda slikozis hastası kot kumlama işçilerinine destek olundu.Ob tem se zastavlja vprašanje, ali je bil kateri od grajskih oskrbnikov protestant.
Şirketin kuruluş amacının yurt dışında çalışan Türk işçilerin tasarruflarını değerlendirmek olduğu açıklandı.Japonska vlada je prepoznala odgovornost podjetij za prekomerno delo njihovih zaposlenih.
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Riūkiečių norų nebuvo paisoma.
İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Darbo laikas be pakrovimo – 8 valandos.
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.Tarp jų – leidimas įkurti nepriklausomas profesines sąjungas.
1944 yılında Uluslararası İşçilerin Fransız Bölümü'ne (SFIO) kaydolmuştur.Iki 1968 m. vadinosi Socialistų internacionalo prancūzų sekcija (SFIO).
İşçilerin özyönetimiLavoriškių piliakalnis
Ülkeye, bölgeye göre seks işçilerinin yasal statüleri değişebilir.Šalys Lietuvoje gali rašytiniu tarpusavio susitarimu pakeisti teritorinį tos bylos teismingumą.
İşçilerin grevi hükümet karşıtı bir nitelik alıyordu.Prezidento aktams reikia ministro kontrasignacijos.
Ailesi Polonyalı fabrika işçilerinden oluşuyordu.Ta sündis vabrikutööliste peres.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Sõjaaja raskused olid koolitööd kõvasti räsinud.
2009-2010: TEKEL işçilerinin direnişine kitlesel katkı.3.5.2009 - Füüsiline töökoormatus naismaalritel.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›A již více nejsem hoden slouti syn tvůj. Ale učiň mne jako jednoho z čeledínů svých.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›enkä enää ansaitse, että minua sinun pojaksesi kutsutaan; tee minut yhdeksi palkkalaisistasi.`
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›És nem vagyok immár méltó, hogy a te fiadnak hivattassam; tégy engem olyanná, mint a te béreseid közül egy!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›Ik ben het niet waard nog langer uw zoon genoemd te worden.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›I nie jestem godzien więcej być nazywany synem twoim, uczyń mię jako jednego z najemników twoich.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›jag är icke mer värd att kallas din son. Låt mig bliva såsom en av dina legodrängar.'
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›já não sou digno de ser chamado teu filho; trata-me como um dos teus empregados.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›jeg er ikke længer værd at kaldes din Søn, gør mig som en af dine Daglejere!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›jeg er ikke verdig lenger til å kalles din sønn; la mig få være som en av dine leiefolk!
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›je ne suis plus digne d`être appelé ton fils; traite-moi comme l`un de tes mercenaires.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›không đáng gọi là con của cha nữa; xin cha đãi tôi như đứa làm mướn của cha vậy.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›không đáng gọi_là con của cha nữa ; xin cha đãi tôi như đứa làm_mướn của cha vậy .
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›지금부터는 아버지의 아들이라 일컬음을 감당치 못하겠나이다 나를 품군의 하나로 보소서 하리라 하고
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›nisem več vreden, da bi se sin tvoj imenoval: naredi me kakor enega najemnikov svojih.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›non sono più degno di esser chiamato tuo figlio. Trattami come uno dei tuoi garzoni
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›şi nu mai sînt vrednic să mă chem fiul tău; fă-mă ca pe unul din argaţii tăi.`
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›takže už viacej nie som hoden volať sa tvojím synom; učiň ma jako jedného zo svojich nájomníkov.
Ben artık senin oğlun olarak anılmaya layık değilim. Beni işçilerinden biri gibi kabul et.›Tidak layak lagi aku disebut anak Ayah. Anggaplah aku seorang pekerja Ayah.