işçilerin ile cümle
işçilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Şehrin ilk futbol kulübü bu otomobil fabrikası işçilerinden oluşturuldu.У місті почали утворюватися футбольні клуби серед робітників.
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.Голод і холод лютував у сім'ях трудящих.
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.1926 року Селін відвідав США, де займався питаннями гігієни в Детройті (заводи Форда).
Gramsci aynı zamanda Torino işçilerinin eğitimi ve örgütlenmesiyle ilgileniyordu.Zároveň se zapojil do organizování a vzdělávání turínských dělníků.
Üçüncü daire işçilerin oturduğu bölgedir.Ve třetí části byly byty pro pracovníky.
Yeni işçilerin kalıcı devamlılığının sağlanması gerekiyordu.K udržování stálého stavu bylo nutné pořizovat stále nová zvířata.
Ülkeye, bölgeye göre seks işçilerinin yasal statüleri değişebilir.Stát oficiálně uznává právo na změnu pohlaví.
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.Sovietele din acel moment nu mai exprimau voința muncitorilor și țăranilor.
Örneğin birçok Avrupa Birliği ülkesinde bir şirket yöneticisi, işçilerinin aktivitelerine karşı sorumludur.Ez azért fontos, mert sok EU-s országban a cégek vezetői felelősek az alkalmazottak internetes aktivitásáért.
O sıralarda göçük altında kalan işçilerin bunda etkisi büyüktür.Később ezt a munkát az időközben kifejlődő dolgozók veszik át.
1944 yılında Uluslararası İşçilerin Fransız Bölümü'ne (SFIO) kaydolmuştur.1916-ban csatlakozott a Nemzetközi Munkásszövetség Francia Szekciójához (SFIO).
Bankanın çiftçilerin ve işçilerin aleyhinde vurguncuları ve sanayicileri kayırdığı fikrindeydi.Az Agrobank beleroppant vezetőinek és betéteseinek elvesztésébe.
Böylece işçilerin teknik eğitimi konusunda önemli bir adım atıldı.Ekkor fogalmazódott meg a technikai nevelés néhány fontos alapelve.
İşçilerin taban örgütlemesiyle kurdukları Sankt Petersburg İşçi Vekilleri Sovyetine seçilir.Szentpéterváron a munkások tüntetésének vezetésére szovjet (tanács) alakult.
2009-2010: TEKEL işçilerinin direnişine kitlesel katkı.2009-2010: kísérlet a Missió együttes életre keltésére.
Yeni işçilerin kalıcı devamlılığının sağlanması gerekiyordu.Kötelességük volt az állandó személyzet pihenését biztosítani.
Uluslar ve proletarya konusunda Komünist Manifesto'da Marx ve Engels diyor ki: İşçilerin vatanı yoktur.Marxin ja Engelsin mukaan "proletariaatilla ei ole isänmaata".
Lokavt işçilerin işten çıkarılması değil, işveren tarafından çalıştırılmamasıdır.Vastustan idiootteja, en bisnestä.
Ancak, işçilerin istekleri yerine getirilmemiştir.Työläisten olosuhteet eivät kuitenkaan parantuneet.
İçişleri bakanı iken 1904 yılında demiryolları işçilerinin grevini şiddetli bir şekilde bastırdı.Huhtikuussa 1904 Tiszan hallitus tukahdutti suuren rautatietyöläisten lakon.
Çevrenin alttaki kenarın ortasında, sanayi işçilerini simgeleyen bir dişli çark bulunmaktadır.Vaakunan yläosaan on kuvattu hammasrattaat, jotka symboloivat teollisuutta.
Bu olayın demiryolu işçilerine şevk vereceği düşünülmüştü.Vasemmistosiivelle tämä tarkoitti työläisten asian pettämistä.
Endonezyalı göçmen işçilerin en bilinen varış yeri Malezya'dır (yasadışı işçiler dahil).Taajaman paikalla ovat sijainneet inkerinsuomalaisten asuttama Saamustin (ven.
Enternasyonal 1864 yılında işçilerin Londra’da Saint Martin Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıda kuruldu.Ιδρύθηκε το 1864 σε μία συνέλευση εργατών στην αίθουσα του Saint Martin στο Λονδίνο.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.Οι παραστάσεις του έργου σταμάτησαν λίγες μέρες αργότερα.
Fransa'da Fontainebleau ormanında kış Bir prelüd ve odun kesen işçilerin ve karılarının korosu duyulur.Το δάσος του Φονταινεμπλώ τον χειμώνα Πρελούδιο και χορωδία ξυλοκόπων και των συζύγων τους ακούγεται.
Çevrenin alttaki kenarın ortasında, sanayi işçilerini simgeleyen bir dişli çark bulunmaktadır.I midten af den nedre del af kanten er et tandhjul, der repræsenterer industriarbejderen.
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.Kornbønderne lever af folks sult.
İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Arbejdstiden pr. arbejder er på 8 timer.
İşçi Dünyası, İşçilerin Sosyalist Partisi'nin aylık yayın organıdır.Internationale Socialister udgiver månedsavisen Socialistisk Arbejderavis.
Bu iki simge bir araya getirilerek çiftçilerin ve işçilerin birliği sembolize edilir.De to redskaber symboliserer enhed mellem industriarbejdere og landarbejdere.
Örneğin birçok kez vasıfsız işçilerinin aslında fabrika için önemli olduğunu iddia etmiştir.Han påstod åbenlyst, at visse ufaglærte arbejdere var afgørende for hans virksomhed.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Optagelserne var plaget af problemer.
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.De endelige resultater af undersøgelserne foreligger dage senere.
Bu olayın demiryolu işçilerine cesaret vereceği düşünülmüştü.Jernbanesabotørernes dristige arbejde.
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.I 1926 besøkte han USA og ble sendt til Detroit for å studere forholdene til arbeiderne ved Ford Automotive.
Şirket gelişti ve çabucak işçilerin baş eğlence kaynağı oldu.Selskapet vokste og ble raskt et eget rederi.
İşçilerin özyönetimiArbeidernes leksikon
1 Mayıs böylece işçilerin birlik ve dayanışmasını yansıtan bir bayram niteliğini kazandı.Det var selve mønstringen av fanene 1. mai som skulle vise arbeiderklassens enhet og styrke.
İşçilerin kalifiye olması artık o kadar önemli değildi.Eventyrspillene var ikke lenger populære hos massemarkedet.
Yeni işçilerin kalıcı devamlılığının sağlanması gerekiyordu.Det var stadige nye eiere av verket.
Bu sırada patronun kaba tavırlarına sinirlenen işçilerin bir kısmı bir grev başlatır.For å få bedre lønn forsøker noen av kontoristene å gjennomføre en streik.
Enternasyonal 1864 yılında işçilerin Londra’da Saint Martin Salonu’nda gerçekleştirdiği toplantıda kuruldu.Didirikan tahun 1864 pada pertemuan pekerja yang diselenggarakan di St Martin Hall, London.
1895'ten 1907'ye kadar, makine yapımında çalışan işçilerin sayısı yarım milyondan bir milyona ulaştı.Hingga tahun 1908, karyawan pabrik sudah mencapai 500 orang.
1944 yılında Uluslararası İşçilerin Fransız Bölümü'ne (SFIO) kaydolmuştur.Partai ini menggantikan Partai Pekerja Internasional Prancis (SFIO) tahun 1969.
Örneğin birçok Avrupa Birliği ülkesinde bir şirket yöneticisi, işçilerinin aktivitelerine karşı sorumludur.Di beberapa negara Eropa, karyawan perusahaan ambil bagian dalam pemilihan direktur.
Örneğin birçok kez vasıfsız işçilerinin aslında fabrika için önemli olduğunu iddia etmiştir.Chẳng hạn, ông tuyên bố rằng một số người lao động không có tay nghề là cần thiết cho nhà máy.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Đời sống nhân dân gặp rất nhiều khó khăn.
Aurelian'nın saltanatı sadece darphane işçilerinin ayaklanmasını kaydeder.Triều đại của Aurelianus đã ghi nhận duy nhất một cuộc nổi loạn của những người thợ đúc tiền.
Böylece işçilerin teknik eğitimi konusunda önemli bir adım atıldı.Đây là một bước đại nhảy vọt trong kỹ thuật sản xuất của loài người.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.家族の生活は苦難に満ちていた。
Bu olayın demiryolu işçilerine cesaret vereceği düşünülmüştü.そのため、鉄道事業者からは重宝された。
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.実父の辻潤餓死。
Fabrika işçilerini ise Manisa'dan getirttiler.生産工場はマネサール工場へ移管されている。
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.事件発覚から数日後に遺体が発見される。
Kendileri çalışmadıkları gibi diğer işçilerin de çalışmasını engellemektedirler.出演している俳優たちもスタッフと同じように出番がなければ働いていた。
Özellikle daha iyi durumdaki sanayi işçilerini ve ikinci kuşak göçmenleri barındırır.代わりに第二次産業従事者及び第三次産業従事者が増大した。
Bu rakam toplam çalışan işçilerin %21,58 ifade etmektedir.同組合の持株比率が21.58%となる。
1926’da Amerika’ya gitti ve Detroit’teki Ford Fabrikasındaki işçilerin durumunu tetkik etmeye yollandı.1969年には米国に戻り、スタンフォード大学フーヴァー研究所に所属、死ぬまで研究を続けた。
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.工人们也被禁止成立独立的工会。