işçilerin ile cümle
işçilerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Hırvatistan'daki yabancı işçilerin çoğu komşu Bosna-Hersek'ten geliyor.Most foreign workers in Croatia come from neighbouring Bosnia and Herzegovina .
İşlerini kaybeden işçilerin çoğunun hala işsiz olması sorunu dahada büyütüyor.An additional problem is that most workers who lost their jobs continue to be unemployed.
İşçilerin ihmal edilmemesini sağlamak için mücadele edeceğiz." dedi.We will fight to ensure the workers are cared for," Dragicevic said.
Bunu yapmak için de, yük işçilerin, yoksulların ve yaşlıların omzuna binmiş durumda.To do that, the burden has fallen on workers, the poor and the elderly.
Bunun nedenlerinden biri de, işçilerin yeterli eğitimi almaması.One of the reasons for this lies in the poor training of the workers.
AK, Romanya'daki otomotiv işçilerini eğitmek için para aldı.The EC allocates money to train auto workers in Romania.
Bulgar ve Romen işçilerin engellenmesi nedeniyle hüsranDisappointment over curbs on Bulgarian, Romanian workers
Ormancılık Kooperatifleri Birilği (OR-KOOP), orman köylüleri ve işçilerini temsil eden bir STK.The Union of Forestry Co-operatives (OR-KOOP) is an NGO representing forestry villagers and workers.
Galicnik bölgesindeki işçilerin toplu halde geri dönmeleri yüzünden toplu düğünler yapılıyordu.The mass return of migrant workers to the Galicnik region resulted in mass weddings.
Ülke ayrıca, daha yüksek maaşlı iş arayışındaki Romen işçilerin en yoğun olarak bulunduğu pazar.It also has the biggest pool of Romanian workers seeking better-paid jobs.
Rumen lider Tariceanu, İngiltere'yi Rumen işçilerine yönelik kısıtlamaları kaldırmaya çağırdıRomania's Tariceanu urges Britain to ease restrictions on Romanian workers
Bence şu anda işçilerin konumunu iyileştirmenin tek yolu bu." dedi.I think this is now the only way to improve the workers' position," he told SETimes.
Özelleştirme sonrasında, satış fiyatının %20'lik hissesi işçilerin oluyor.Workers receive a 20% share of the sale price after privatisation.
Süreç, bir kentin işçilerinin yerel sovyetlerini seçmeleriyle başlar.The process begins when the workers of a city elect their local soviet.
Yazıtta "Tüm dünyadaki seks işçilerine saygı göster" yazıyor.The inscription reads "Respect sex workers all over the world."
Yıllar boyunca Rus ve Ukraynalı petrol ve kimya işçilerinin büyük bir akını gerçekleşti.Over the years a large influx of Russian and Ukrainian oil and chemical workers arrived.
Şirket, işçilerin %25'lik bir ücret artışı talep ettiği 2002 yılında genel bir grev yaşadı.The company saw a general strike in 2002, when workers demanded a 25% wage increase.
İçeride veya dışarıda çalışan seks işçilerinin müşteri şiddeti deneyimleri.Experiences of client violence by prostitutes working indoors or outdoors.
Sevil kendini sokakta bulur ve sıradan vatandaşların ve işçilerin hayatını gözlemler.Sevil finds herself on the street and observes the life of ordinary citizens and workers.
20. yüzyılın başlarına kadar fırın işçilerinin hayatı son derece zordu.Until the early 20th century, life for bakery workers was exceedingly hard.
Bu durum fırın sahiplerinin işçilerin taleplerinin çoğuna 1928'e kadar direnmelerini sağladı.[2]This allowed bakery owners to resist many of the demands of workers until 1928.[3]
Bu işçilerin cesetleri Ekim 2006'da Kıbrıs'ta bir kuyuda bulundu.[1][2]Their remains were found in a well in Cyprus in October 2006.[48][49]
Anayasa Mahkemesi daha sonra demiryolu işçilerinin grev hakkını onayladı.The Constitutional Court later confirmed the right of railwaymen to strike.
Tüm cesetleri ve molozları kuyudan çıkarmak işçilerin on gününü aldı.It took workers ten days to remove all the corpses and rubble from the shaft.
Sadece bazı işçilerin doğrudan gaz ve kömür tozu patlamasından öldüğünü buldular.They found that only some of the workers died directly from the gas and coal-dust explosion.
Saha çalışması, hem erkekler hem de kadınlar için işçilerin zamanının büyük bir bölümünü oluşturur.Fieldwork is a large portion of the workers' time, in the case both of men and of women.
1912'de diğer 14 kişiyle birlikte işçilerin statüsünü yükseltebilmek için Yūaikai'yi kurdu.In 1912 he formed the Yūaikai with 14 other people, so that they could raise the status of laborers.
Madritsch'in daha batıda fabrikası yoktu ve bu nedenle artık Yahudi işçilerini koruyamıyordu.Madritsch had no factories further west, and therefore could no longer protect his Jewish workers.
Madritsch, işçilerinin hayatta kalması için bu inşaat işini üstlendi.Madritsch undertook this construction job so that his workers would be kept alive.
İşçilerin ve çalışanların yönetim kurullarında temsil edilmesine izin verildi.Workers and employees were allowed representatives on management boards.
Şirketin %51'i devlete, %49'u ise havayolu işçilerine aittir.Die Regierung besitzt 51 % und Ethiopian Airlines 49 % der Airline.
İşçilerin kalifiye olması artık o kadar önemli değildi.Sein Anspruch auf das Kalifat hatte damit keine Grundlage mehr.
İşçilerin özyönetimiTag der Arbeiter
Halihazırdaki Sovyetler köylü ve işçilerin taleplerini yansıtmamaktadır.Der Verfasser kenne vermutlich das Leben der sowjetischen Arbeiter und Bauern überhaupt nicht.
Çevrenin alttaki kenarın ortasında, sanayi işçilerini simgeleyen bir dişli çark bulunmaktadır.Au centre de la partie inférieure de la bordure se trouve une roue dentée qui symbolise le travail industriel.
Dolayısıyla işçilerin bireysel kazançları, üretimleriyle doğru orantılıydı.Ainsi, leurs salaires individuels étaient directement liés à leur quantité de travail.
Lokavt süresince işçilerin iş sözleşmeleri askıda kalır.Reste l'intervention des représentants du personnel au cours des procédures de licenciement.
İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.La journée de 8 heures est une vieille revendication ouvrière.
Savaş öncesi Uluslararası İşçilerin Fransa Bölümü (SFIO) üyesi idi.Avant la guerre, il est membre de la Section française de l'Internationale ouvrière (SFIO).
Grevdeki işçilerin aileleri de açlıkla karşı karşıya kalmıştır.Les ouvriers cubains mourraient de faim.
Ülke genelinde faaliyet gösteren işçilerin üçte ikisi bu sektörde faaliyet göstermektedir.Les deux tiers des employés de la Commission chargés de l'exécution de l'aide travaillent sur le terrain.
işçilerin daha fazla çalışmak için istekleri yok.Los trabajadores no tienen ningún incentivo para trabajar más duro.
Fransa'da Fontainebleau ormanında kış Bir prelüd ve odun kesen işçilerin ve karılarının korosu duyulur.El bosque de Fontainebleau, Francia en invierno Se oye un preludio y coro de leñadores con sus esposas.
Vurulan işçilerin 10'u yaşamını yitirdi, biri ise 18 yerden vurulmasına rağmen olaydan sağ olarak kurtuldu.Diez hombres murieron, y sólo sobrevivió uno, a pesar de haber recibido 18 disparos.
2. işçilerin ne kadar güç sarf edeceğini belirlemek firma için maliyetli olur.Es costoso para las empresas determinar cuánto esfuerzo están realizando sus trabajadores.
Savaş öncesi Uluslararası İşçilerin Fransa Bölümü (SFIO) üyesi idi.Antes de la segunda guerra mundial fue miembro de la Sección Francesa de la Internacional Obrera (SFIO).
İşçilerin cesetleri olaydan günler sonra çıkarılabilmiştir.Los cadáveres de los desaparecidos son habitualmente encontrados días después.
İşçilerin özyönetimiTrabajadores sociales
Mahalle uzun yıllar fabrika işçilerinin iskan mekanı olmuştur.Aún hay Barrio Obrero para muchos años más...
İşçilerin arasında Moldovalılar da bulunuyordu.Existían penestes también entre los macedonios.
Daha önce özelleştirilen devlet kurumlarındaki işçilerin başka devlet kurumlarına aktarıldığı olmuştu.La gestión administrativa de los servicios públicos de transporte antes citados.
Fakat kısa süre sonra işçilerin sorunlarına odaklandı.Además, tuvo una especial preocupación por los problemas de los trabajadores.
İşçilerin günlük çalışma süresi 8 saate indirildi.Fija la jornada laboral de 8 horas diarias.
St.Nicholaus çocukları, gemicilerin ve ağır işlerde çalışan işçilerin koruyucu azizidir.Está dedicada a San Nicolás, patrono de los pescadores y marineros.
Van Gogh dokuma işçilerini "olağanüstü derece yoksul insanlar" olarak tanımlamıştır.Van Gogh descrisse i lavoratori come "gente eccezionalmente povera".
İşçilerin bağımsız sendikalar kurmasına izin yoktu.Ai lavoratori non era permesso far parte di sindacati liberi.
İşçilerin hayatları zorluklarla doluydu.Le vite dei lavoratori erano molto dure.
1897 - Rusya'daki komünist Yahudi işçilerin derneği Bund kuruldu.1897 il Bund (Unione Generale dei Lavoratori Ebrei) viene creato in Russia.
Fakat kısa süre sonra işçilerin sorunlarına odaklandı.Comincia allora a interessarsi dei problemi dei lavoratori.
Buna paralel olarak da işçilerin sağlık ve çalışma koşulları üzerine olan şikayet sayısı da arttı.D'una parte le esigenze rispetto alla qualità dell'offerta di servizi sanitari è cresciuta.