işçiler ile cümle

işçiler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.No debate em curso sobre a globalização, o que tem faltado são as vozes dos próprios trabalhadores.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.Trong cuộc tranh luận đang diễn ra về toàn cầu hóa, những gì đang mất đi là tiếng nói của chính các công nhân.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.V aktualnih pogovorih o globalizaciji manjkajo glasovi delavcev samih.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.Wat ontbreekt in het debat over globalisering zijn de stemmen van de arbeiders zelf.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.W ciągłej debacie o globalizacji brakuje jednak głosu samych pracowników.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.Στη συνεχή αντιπαράθεση σε σχέση με την παγκοσμιοποίηση αυτό που λείπει είναι οι φωνές των ίδιων των εργατών.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.В настоящия дебат относно глобализацията, това което липсва е гласа на самите работници.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.В происходящей в настоящее время дискуссии о глобализации недостаёт мнений самих рабочих.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.У сучасній дискусії про глобалізацію бракує думки самих робітників.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.בדיון המתמשך אודות הגלובליזציה, חסרים קולותיהם של העובדים עצמם.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.في النقاش الدائر حول العولمة، ما كان مفقودا هو أصوات العمال أنفسهم.
Küreselleşme hakkında süregelen tartışmada eksik kalan taraf ise işçilerin seslerini duyuramaması.欠けているのは 現場で働く人の生の声です いくつかお聞かせしましょう
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Creăm muncitori roboți pe care îi tratăm ca pe niște resurse, ca pârghii de unică folosință.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Creamos trabajadores robóticos que tratamos como recursos, para aprovechar y luego tirar.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Creiamo automi che cataloghiamo come fossero dei beni societari, da usare e poi disfarsene.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Criamos trabalhadores robôs que tratamos como bens, para usar e deitar fora.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Kita menciptakan pekerja robot yang kita perlakukan seperti barang, hanya untuk bekerja lalu dibuang.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.우리는 우리가 자산을 다루듯 번쩍 들어올려 던져버릴 로봇같은 노동자를 양산하고 있습니다.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Kształcimy robotopodobnych pracowników, których traktujemy jak aktywa, które można w każdej chwili wyrzucić.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Nous créons des travailleurs robots que nous traitons comme des actifs, pour faire levier et les jeter.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Robotmunkásokat nevelünk, akiket eszközként kezelünk, hogy kihasználjuk és eldobjuk őket.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Vytváříme robotické pracovníky, se kterými zacházíme jako s majetkem, který využijeme a zahodíme.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.We creëren robotarbeiders die we als activa behandelen: we halen er het beste uit en gooien ze dan weg.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Ми створюємо роботизованих працівників і ставимось до них, як до речей, які можна використати та викинути.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Мы создаем роботов-работников, с которыми обращаемся как c вещами, которые можно использовать и выбросить.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.Ние създаваме роботизирани работници, с които се отнасяме като с инструменти, които да използваме и изхвърлим.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.إننا نخلق عمالا آليين ونعاملهم كممتلكات، للرقيّ ثم نتخلص منهم.
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.てこで動かしては使い捨てます ブルガリア人の仕事の気質はどうでしょう?
Mal varlığımız gibi davrandığımız robotik işçiler üretiyor, sonra da kaldırıp atıyoruz.我哋創造機械人咁嘅工人,仲當喺工具咁, 用完就丟。
Marx'ın görüşüne göre doğal bir süreç olarak bu işçiler organize olacaktırç .Dlatego też logicznym następstwem dla Marksa będą oraganizacje zrzeszające tych robotników.
Marx'ın görüşüne göre doğal bir süreç olarak bu işçiler organize olacaktırç .Entonces estas personas tal vez podrían organizar uniones
Marx'ın görüşüne göre doğal bir süreç olarak bu işçiler organize olacaktırç .Jadi, dalam sudut pandang Karl Marx, kemajuan alami akan berarti bagi orang-orang ini untuk mulai mengatur.
Marx'ın görüşüne göre doğal bir süreç olarak bu işçiler organize olacaktırç .그래서 칼 마르크스의 관점에서는 자연적인 발달은 곧 사람들이 단체를 이루는 것 입니다.
Marx'ın görüşüne göre doğal bir süreç olarak bu işçiler organize olacaktırç .Takže z pohladu Karla Marxa prirodzený vývoj by pre týchto ľudí viedol k tomu, ze sa zacnu organizovať.
Marx'ın görüşüne göre doğal bir süreç olarak bu işçiler organize olacaktırç .Takže, z pohledu Karla Marxe, přirozeným vývojem by pro tyhle lidi bylo, aby se začali organizovat.
Marx'ın görüşüne göre doğal bir süreç olarak bu işçiler organize olacaktırç .И така, от гледна точка на Маркс, това което трябва да се случи е тези хора да се организират.
Marx'ın görüşüne göre doğal bir süreç olarak bu işçiler organize olacaktırç .إذن من وجهة نظر كارل ماركس فإن التدرج الطبيعي هو أن يقوم هؤلاء الناس بتنظيم أنفسهم
Meksikalı Mutfak İşçileri adında bir oyun.게임은 멕시코 식당에서 일하는 사람이라고 부릅니다.
Meksikalı Mutfak İşçileri adında bir oyun.là một trò chơi gọi là Mexican Kitchen Workers (Nhân Viên Nhà Bếp Người Mêhicô).
Meksikalı Mutfak İşçileri adında bir oyun."Mexican Kitchen Workers" [Mexikanische Küchenhilfen].
Meksikalı Mutfak İşçileri adında bir oyun.זה משחק שנקרא עובדי מטבח מקסיקנים.
Meksikalı Mutfak İşçileri adında bir oyun.لعبه اسمها "عمال المطبخ المكسيكي"
Meksikalı Mutfak İşçileri adında bir oyun.最初はどちらかと言うと ちょっとした算数の問題で
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.네팔 노동자인 이들은, 고향의 가족들에게 돈을 부치기 위해 온갖 위험을 무릅씁니다.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.Ti delavci tvegajo vse, da bi zaslužili denar za svoje družine v domovini.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.ונפאל והם מסכנים הכול כדי להרוויח כסף אותו הם שולחים חזרה הביתה.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.نيباليين، هؤلاء العُمّال يجازفون بكل شئ من أجل توفير المال لأسرهم في أوطانهم.
Nepalli olan bu işçiler, geride bıraktıkları aileleri için, para kazanmak uğruna herşeyi göze alıyorlar.彼らの家族へお金を送金するために 彼らはそこに来るために、何千ドルというお金を中間業者へ払っています
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Dès mon arrivée à New York, j'ai décidé - c'étaient des enfants d'ouvriers des plantations de sucre.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Jak tylko dotarłem do Nowego Jorku, zdecydowałem... to były dzieci pracowników plantacji cukru.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.뉴욕에 도착하자마자, 전 결정했습니다 -- 그 아이들은 설탕플랜테이션의 아이들이었던 것입니다.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.La sosirea în New York, am decis... erau copiii lucrătorilor de pe plantaţiile de zahăr.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Mikor megérkeztem New Yorkba, úgy döntöttem -- ezek a gyerekek cukorültetvényeken dolgoztak.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Nach meiner Ankunft in New York entschied ich - Sie waren Kinder von Arbeitern der Zuckerplantagen.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Na mijn terugkomst in New York besloot ik -- het waren de kinderen van suikerplantagewerkers.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Quando cheguei a Nova Iorque... — eram filhos de trabalhadores da plantação de açúcar.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Questi bambini erano operai nelle piantagioni. Questi bambini erano operai nelle piantagioni.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.Коли я повернувся до Нью-Йорка, то вирішив - це були діти робітників з цукрових плантацій.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.После прибытия в Нью-Йорк, я подумал о том, что дети работали на сахарной плантации.
New York'a donunce, karar verdim -- bunlar seker iscilerinin cocuklariydi.При пристигането си в Ню Йорк реших... те бяха деца на работници в захарна плантация.

İlgili Sayfalar