işçi sınıfı ile cümle
işçi sınıfı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Çartist Hareket'e katılmak, işçi sınıfına kesinlikle bir öz güven duygusu getirdi.Jobs-szal együtt dolgozni igazi érzelmi hullámvasút volt a munkatársak számára.
Çoğunlukla işçi sınıfından gelirler.He olivat etenkin työväenluokkaa.
DİP, her türlü ezme ezilme ilişkisi ortadan kaldıracak olan yegane sınıfın işçi sınıfı olduğunu iddia eder.Niiden mukaan kaikkea yhteistyötä omistavan luokan kanssa oli vältettävä.
Nicolás Maduro Moros, Caracas, Venezuela'da 23 Kasım 1962 tarihinde işçi sınıfı bir ailede doğdu.Nicolás Maduro syntyi 23. tammikuuta 1962 Caracasissa Venezuelassa.
Burjuva devriminin gerekleri bile ancak ve ancak işçi sınıfı tarafından yerine getirilebilir.Η επανάσταση μπορεί να γίνει μόνο από την εργατική τάξη.
Çoğunlukla işçi sınıfından gelirler.Συνήθως ανήκει στην δευτεροβάθμια εκπαίδευση.
Sanayi Devrimi sonucunda işçi sınıfı bilinçlenmeye başladı.Με τη Βιομηχανική Επανάσταση ο θεσμός της δουλείας υποχώρησε.
Ortaya çıkan işçi sınıfı sorunu sosyal bir sorun olarak değil, siyasî bir sorun olarak görüldü.Den voksende arbejderklasse blev set mere som et politisk end et socialt problem.
Atletico ise halkın işçi sınıfının takımı olmuştur.Hun repræsenterer muligvis den intelligente del af arbejderklassen.
Öyle ki bu durum, bizzat işçi sınıfının yaşadığı koşulların zorunlu bir sonucudur adeta.En af konsekvenserne er, at arbejdsmarkedets behov for kvalificeret arbejdskraft bliver vanskelige at indfri.
Resimleri Berlin'deki işçi sınıfının anlatmaktaydı.De var udsendte af det geografiske selskab i Berlin.
Bu görüşü benimseyenlerin çoğu işçi sınıfındandır.Mesteparten av klubbens supportere er fra arbeiderklassen.
İşçi sınıfı, yoğunluğuna karşın ekonomik ve siyasal haklardan mahrumdu.Staten hadde klassekarakter – styrt av økonomiske og sosiale interesser.
Terörizm hiçbir şekilde işçi sınıfı mücadelesinin bir yöntemi olamaz.Menneskelig enhet kan ikke oppnås gjennom klassekamp.
Çartist Hareket'e katılmak, işçi sınıfına kesinlikle bir öz güven duygusu getirdi.Partiet forstod imidlertid behovet for å sikre seg en viss støtte i arbeiderklassen.
Tüm sosyalist partilere ait siyasi mahkûmlar ve işçi sınıfına mensup tüm mahkûmlar serbest bırakılmalıdır.Sjølstyremyndighetene og myndighetene i Gaza må snarest frigi alle politiske fanger.
Karakterleri genelde komik kızlar, hizmetkarlar ve işçi sınıfı kadınları içeriyordu.Tradisjonelt var avisbudene kvinner og barn fra arbeiderklassen.
İşçi sınıfının kendi öz kültürünü geliştirmeye gereksinimi vardı.Det gjaldt å formulere en egen kultur.
Yine de milyonlarca Britanyalı işçi sınıfı Margaret Thatcher'ın yükselişini destekledi.Namun jutaan kelas pekerja warga Inggris mendukung munculnya Margaret Thatcher.
Anna Maria Mazzini Busto Arsizio, Lombardiya'da bir işçi sınıfı ailede dünyaya geldi.Mina Anna Maria Mazzini lahir dari keluarga kelas pekerja di Busto Arsizio, Lombardy.
Bütün Avrupa’da bir soru oluşmaya başlamıştır: İşçi sınıfına mı yoksa kadınlara mı öncelik verilmeli?Kalau begitu, manakah yang perlu kita utamakan: dunia pendidikan atau dunia pekerjaan?
1 Mayıs 1923’te işçi sınıfı tekrar şaha kalkıyordu.Pada tanggal 1 Oktober 1982 Fakultas Peternakan kembali berdiri sendiri.
Buna göre iki sınıf, burjuvazi ve işçi sınıfı uzlaşmaz bir çıkar mücadelesi içerisindedir.Kedua, kepentingan kelas pemilik modal dan buruh secara objektif sudah bertentangan.
Yolumuz işçi sınıfının yoludur!Pusat perbelanjaan di jalan Pelajar Pejuang.
İşçi sınıfının ortak ve kitlesel mücadelesini savunur.Sebagian besar diantaranya merefleksikan kehidupan dan perjuangan kelas pekerja.
Buna göre işçi sınıfı Çin'de gelişmediği için kısıtlı bir güce sahipti.Vì vậy nhà thờ Công giáo ít phát triển ở Trung Quốc.
Modern sosyalist hareket ise büyük oranda 19. yüzyıl sonundaki işçi sınıfı hareketinden kaynaklandı.Phong trào xã hội hiện nay bắt đầu từ phong trào của giai cấp lao động trong cuối thế kỷ 19.
Bu dönem içerisinde işçi sınıfının çetin yaşam koşullarını yakından tanıdı.この委員会は労働者階級がひどく困窮していることが分かった。
Dublin'in işçi sınıfı hakkında yazan ilk oyun yazarı olan inanmış bir milliyetçi ve sosyalistti.彼は、社会主義に傾倒してダブリンの労働者階級について書いた、特筆される最初のアイルランド人劇作家であった。
İşçi sınıfı bir ailede doğmuştur.労働者階級の家庭で育った。
Çoğunlukla işçi sınıfından gelirler.主として労働者階級からなる。
1867 Reform Yasası çıkartılana kadar, işçi sınıfının oy verme hakkı yoktu.在《1867年改革法令》通过之前,工人阶级都没有投票权,政治力量薄弱。
Çoğunlukla işçi sınıfından gelirler.许多成员来自工人阶级。
Orada ilk organize çalışmasını işçi sınıfını harekete geçirerek gerçekleştirdi.在那里他开始真正深入工人阶级的生活。
Bu durum 18. yüzyılda İngiltere'de işçi sınıfı oldukça çalışma koşullarına sahip olmasına neden olmuştur.在十八世纪,由于英国劳工富余,他们的工资很低。
Modern sosyalist hareket ise büyük oranda 19. yüzyıl sonundaki işçi sınıfı hareketinden kaynaklandı.התנועה הסוציאליסטית החלה את דרכה בעולם המודרני מתוך תנועת מעמד הפועלים בסוף המאה ה-19.
Jan Eliasson, Göteborg'da işçi sınıfı ailesinde doğdu.יאן אליאסון נולד בגוטבורג למשפחת פועלים.
İşçi sınıfı bu çağrıya olumlu cevap verdi.פסק הדין נתן תשובה שלילית לשאלה זו.
"Kızıl" ismi işçi sınıfını temsil ediyordu.משמעות שמו "האדום" המעיד על טבעו הלוחמני.
Ortaya çıkan işçi sınıfı sorunu sosyal bir sorun olarak değil, siyasî bir sorun olarak görüldü.Специалисти от страни с пазарна икономика доказват, че безработицата е социален, а не индивидуален проблем.
Yolumuz işçi sınıfının yoludur!Философия на работническия клас.
İki taraf da işçi sınıfının mutlaka bu devrimsel süreçte rol oynaması gerektiğini düşünüyordu.Успоредно на това Стойче Станков се занимава с революционна дейност като деец на ВМОРО.
Film işçi sınıfının organize olmasıyla gelişen sosyal konuları ele almaktadır.Film se bavi socijalnim problemima u vrijeme dok nastaju radničke organizacije.
Resimleri Berlin'deki işçi sınıfının anlatmaktaydı.Bio je listom hrvatskih radnika u Belgiji.
İşçi sınıfının radikal önderleri de tamamen ortalıktan kaybolmamıştı.Optužbe protiv cjelokupnog vodstva radikala svakako su bile neosnovane.
Hayatımda ilk defa denetimi işçi sınıfının ele geçirdiği bir şehirle karşılaştım.Rekla je: „U tim grupama vidjela sam prvi put u životu ženu s gitarom u ruci.
Tamamen yoksullaşmada işçi sınıfının yaşam koşulları bütünüyle kötüleşir.Celkovo však žil spôsobom života nižšej triedy.
İşçi sınıfı bir ailede doğmuştur.Narodil sa v robotníckej rodine.
Eylül 1918’de SPD teklife olumlu cevap vererek işçi sınıfına yine ihanet ediyordu.Leta 1920, ko se je razšla stranka USPD, se je z manjšino preostalih zopet pridružil SPD.
Tamamen yoksullaşmada işçi sınıfının yaşam koşulları bütünüyle kötüleşir.Nezadovoljstvo, zlasti delavskega razreda, je raslo.
John Lennon ise işçi sınıfı bir aileden gelmektedir.Šteiner izhaja iz delavske družine.
İşçi sınıfı bu çağrıya olumlu cevap verdi.Kritiki so se na ta nastop odzvali pozitivno.
Bu süre zarfında işçi sınıfının hareketliliğini geriletme çabası içerisindeydi.Vse do svoje smrti je spodbujala interese delavskih razredov.
Komünistler için işçi sınıfınıngündelik ihtiyaçları hep önemli bir başlık olagelmiştir.Upravljanje medgeneracijskih razmerij delavcev je že od nekdaj velik izziv.
İşçi sınıfı ise birkaç büyük kentte çok sınırlı sayıda mevcuttu.Prekybinės faktorijos išliko keliuose miestuose.
Bu dönem içerisinde işçi sınıfının çetin yaşam koşullarını yakından tanıdı.Dirbdamas matė, kokios pavojingos darbo sąlygos buvo tuometėje pramonėje.
Atletico ise halkın işçi sınıfının takımı olmuştur.Vėliau adjunktai buvo universitetų darbuotojų kategorija.
Bazıları kuzey yakasını işçi sınıfı ve güney yakasını da orta ve yüksek sınıf olarak görmektedir.Põhja peetakse pigem töölisklassi ja lõunat kesk- ja kõrgema keskklassi koduks.
Springsteen’in perspektifi bariz bir şekilde işçi sınıfı olmuştur.Futurism jäi töölisklassile arusaamatuks.
İşçi sınıfı, yoğunluğuna karşın ekonomik ve siyasal haklardan mahrumdu.Riigi ja poliitiliste parteide asemel töölisklassi majanduslik organisatsioon.