işçi sınıfı ile cümle
işçi sınıfı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Komünist Parti, işçi sınıfının öncüsüdür.The Communist Party is the vanguard of the working class.
İşçi sınıfı lideriydi.He was a leader of the working class.
Tom, işçi sınıfı bir ailede büyüdü.Tom grew up in a working-class family.
Bu bir işçi sınıfı mahallesi.This is a working-class neighborhood.
Burası işçi sınıfının bir mahallesidir.This is a neighborhood of working-class people.
İşçi sınıfı ile işveren sınıfının hiçbir ortak noktası yoktur.The working class and the employing class have nothing in common.
Yine de milyonlarca Britanyalı işçi sınıfı Margaret Thatcher'ın yükselişini destekledi.Yet millions of working class Britons backed the rise of Margaret Thatcher.
İşçi sınıfının radikal önderleri de tamamen ortalıktan kaybolmamıştı.However, working class radicals had not gone away.
Karakterleri genelde komik kızlar, hizmetkarlar ve işçi sınıfı kadınları içeriyordu.Her characters typically included funny girls, servants and working class women.
Jan Eliasson, Göteborg'da işçi sınıfı ailesinde doğdu.Jan Eliasson was born in a working-class family in Gothenburg in Sweden.
İki taraf da işçi sınıfının mutlaka bu devrimsel süreçte rol oynaması gerektiğini düşünüyordu.Both believed that the working class had to contribute to this revolution.
Resimleri Berlin'deki işçi sınıfının anlatmaktaydı.His paintings centered on the working class of Berlin.
Kapitalist işi işçi sınıfı sömürecek şekilde düzenlemiştir.Capitalist organized labour exploits the working class.
Anna Maria Mazzini Busto Arsizio, Lombardiya'da bir işçi sınıfı ailede dünyaya geldi.Anna Maria Mazzini was born into a working-class family in Busto Arsizio, Lombardy.
Simon Beckett, İngiltere Sheffield'te 20 Nisan 1960 tarihinde doğup işçi sınıfı bir çevrede yetişti.Simon Beckett was born on 20 April 1960 in Sheffield, UK, to a working-class background.
Orada ilk organize çalışmasını işçi sınıfını harekete geçirerek gerçekleştirdi.It was there that he carried out his first organized work in the working-class movement.
İşçi sınıfı bir ailede doğmuştur.Born into a working class family.
Stein, Bronx’ta bir işçi sınıfı Yahudi ailesinde dünyaya geldi.Altman was raised in a working-class Greek Jewish community in the East Bronx.
Yolumuz işçi sınıfının yoludur!"เส้นทางสู่ลีกอาชีพ!
Buna göre işçi sınıfı Çin'de gelişmediği için kısıtlı bir güce sahipti.As a result, the Church made little progress in China.
Bu koşullar, bir şekilde, işçi sınıfına bu dolaysız varoluşu aşmasını buyurur.Obviously, these types of actions can force a good worker to leave the organization.
Modern sosyalist hareket ise büyük oranda 19. yüzyıl sonundaki işçi sınıfı hareketinden kaynaklandı.Modern anarchism was a significant part of the worker's movement at the end of the 19th century.
Endüstriyel işçi sınıfının durumunun özetlendiği bu kitap, konunun Alman takipçilerine sesleniyordu.It addressed the issue of alcoholism amongst the German working class.
David Greene, çok iyi futbol oynamaktadır fakat işçi sınıfındandır.Roberto is a very arrogant but talented soccer player on the school soccer team.
İşçi sınıfının nesnel konumu tarihsel özne konumunun gerçekleştirilmesini olanaklı kılmaktadır.It is the historic mission of the working class to do away with capitalism.
Bu dönem içerisinde işçi sınıfının çetin yaşam koşullarını yakından tanıdı.The subject was that of the harsh reality of life in the working class.
Fakat işçi sınıfı iktidarı ele alıp, bu gereklilikleri yerine getirmekle yetinemez.However, there is no power to actually enforce the person to comply with these requirements.
Hayatımda ilk defa denetimi işçi sınıfının ele geçirdiği bir şehirle karşılaştım.It was the first time that I had ever been in a town where the working class was in the saddle.
İşçi sınıfına dair birşey.It's working-class; it's blue-collar.
Footscray'ye yerleştik, demografisi göçmen tabakasından oluşan bir işçi sınıfı banliyösüydü.We settled in Footscray, a working-class suburb whose demographic is layers of immigrants.
İşçi sınıfına ait bir toplumun meyvesiydim.And I was the product of a working-class community.
Yine de milyonlarca Britanyalı işçi sınıfı Margaret Thatcher'ın yükselişini destekledi.Yet millions of working class Britons backed the rise of Margaret Thatcher.
Karakterleri genelde komik kızlar, hizmetkarlar ve işçi sınıfı kadınları içeriyordu.[1][2]Her characters typically included funny girls, servants and working class women.[1][2]
Bir işçi sınıfı mahallesinde büyüdü.She grew up in a working-class neighborhood.
Mirdza Kempe bir işçi sınıfı ailenin çocuğu olarak Letonya'nınLiepāja kentinde doğdu.Mirdza Ķempe was born into a working-class family in Liepāja, Latvia.
Boedo Arjantin'in başkenti olan Buenos Aires'de bulunan işçi sınıfı barrio veya mahallesidir.Boedo is a working class barrio (neighborhood) of Buenos Aires, Argentina.
Natorp, sosyal reformun yanı sıra işçi sınıfı için eğitime odaklandı.Natorp focused on education for the working class as well as social reform.
Sanfirova, 2 Mayıs 1917'de işçi sınıfında yr alan Volga Tatar ailesinde doğdu.Sanfirova was born on 2 May [O.S. 19 April] 1917 to a working-class Volga Tatar family.
Karl Marx'ın aksine Eflak, işçi sınıfının tarihteki yerinin ne olduğundan emin değildi.Unlike Karl Marx, Aflaq was uncertain what place the working class had in history.
Bir terzinin oğlu olan Baire, Paris'te işçi sınıfından yoksul bir ailenin üç çocuğundan biriydi.The son of a tailor, Baire was one of three children from a poor working-class family in Paris.
18 Mart gecesi işçi sınıfı mahalleleri büyük oranda hasar gördü.On the night of 18 March, the working-class districts were badly hit.
Ancak şansölye, sanayi dünyasına ve işçi sınıfına bir yabancı olarak kalmıştı.[1]But the chancellor remained a stranger the world of industry and the working class.[15]
Sığır eti o zamanlar zaten ucuzdu ve işçi sınıfı için mevcuttu.Beef was already inexpensive at that time, and it was available to the working class.
Jogi'nin üç kuşaktan oluşan geleneksel işçi sınıfı Sih ailesi için olağan bir rutin sabah.It's a usual routine morning for Jogi's traditional working class Sikh family of three generations.
Lillebonne’da, işçi sınıfına mensup bir ailede doğdu; çocukluğunu Yvetot, Normandiya’da geçirdi.Ernaux grew up in Yvetot in Normandy.
Bununla birlikte, Britanya işçi sınıfı oldukça ezici bir çoğunlukla Birlik yanlısıydı.However, the British working class were quite overwhelmingly pro-Union.
Sandemose'nin romanı, kurgusal Jante kasabasındaki işçi sınıfı yaşamını anlatıyordu.Sandemose's novel described working-class life in the fictional town of Jante.
Resimleri Berlin'deki işçi sınıfının anlatmaktaydı.Die soziale Lage der arbeitenden Klassen in Berlin.
Bu dönem içerisinde işçi sınıfının çetin yaşam koşullarını yakından tanıdı.Darin fasste er den Begriff der Arbeiterklasse sehr weit.
Orada ilk organize çalışmasını işçi sınıfını harekete geçirerek gerçekleştirdi.Hier machte sie ihre erste Bekanntschaft mit der Gewerkschaftsbewegung.
Tamamen yoksullaşmada işçi sınıfının yaşam koşulları bütünüyle kötüleşir.Bis Kriegsende verschlechterten sich diese Lebensbedingungen für alle Arbeiter.
İşçi sınıfının kendi öz kültürünü geliştirmeye gereksinimi vardı.Das bedeutete aber, Afrika habe seine eigene Kultur zu entwerfen.
Sınıf ancak klasik işçi sınıfından ayrılır.Die geschichtliche Erfahrung verlangt die Einheit der Arbeiterklasse.
Karakterleri genelde komik kızlar, hizmetkarlar ve işçi sınıfı kadınları içeriyordu.Zumeist mimte sie Menschen der Arbeiterklasse wie Kellnerinnen, Sekretärinnen und Wirtinnen.
Bu dönemde işçi sınıfı son derece güçsüz düştü, kırlara göç başladı.Der Verein wurde in dieser Zeit sportlich geschwächt und stieg in die Bezirksklasse ab.
İşçi sınıfı komünist devrimi gerçekleştirebilecek tek sınıftır.La classe ouvrière est la seule classe capable de mener à bien la révolution communiste.
Terörizm hiçbir şekilde işçi sınıfı mücadelesinin bir yöntemi olamaz.Le terrorisme n’est en rien un moyen de lutte de la classe ouvrière.
Çoğunlukla işçi sınıfından gelirler.Ils venaient essentiellement de la classe ouvrière.
Avrupa'da Sanayi Devrimi öncesinde de bir işçi sınıfı vardı.Enquête dans l’Europe d’avant la Révolution industrielle .
Bu koalisyon, işçi sınıfının ve onun öncü partisi olan komünist parti rehberliğinde olacaktır.Cette coalition est subsumé sous la direction de la classe ouvrière et de son parti communiste.