işçi ile cümle
işçi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sen gerçekten sıkı bir işçisin.You're really a hard worker.
İşçilerin daha fazla para kazanmasını mı istiyorsun?Are you in favor of the workers getting more money?
İşçilerin daha fazla para kazanmasının lehinde misin?Are you in favor of the workers getting more money?
Genel olarak konuşursak, Japonlar sıkı işçidir.Generally speaking, Japanese are hard workers.
Yabancı işçilere karşı bir önyargım yok.I don't have a prejudice against foreign workers.
Bazı şirketler işçilerine yaşam boyu bir iş garanti ediyor.Some companies guarantee their workers a job for life.
Bizim daha fazla işçiye ihtiyacımız var.We need more workers.
Kötü bir işçi aletlerinden şikayet eder.A bad workman complains of his tools.
Kötü bir işçi her zaman aletlerini suçlar.A bad workman always blames his tools.
İngiltere'de işçi bayramı mayıstadır.In England, Labor Day is in May.
Genel olarak konuşursak, Japonlar sıkı işçilerdir.Generally speaking, the Japanese are hard workers.
Çalışkan bir işçi olmasına rağmen fakir kaldı.He remained poor despite being a hard worker.
Biri hariç tüm işçiler eve gitti.All the workers went home save one.
Gece çalışmayı neredeyse tüm işçiler reddetti.Almost all the workers objected to working at night.
Kötü bir işçi aletlerini suçlar.A bad workman blames his tools.
Bu, aletlerini suçlayan fakir bir işçidir.It's a poor workman who blames his tools.
Tom iyi bir işçidir.Tom is a good worker.
Mümkün olduğunca çok sayıda işçiyi bir araya getirmek önemlidir.It's important to unite as many workers as possible.
Çoğu işçi her yıl otomatik ödeme zammı alır.Most workers get an automatic pay raise every year.
İşçi patlamadan dolayı öldü.The workman died from the explosion.
Çiftçi beş yeni işçiyi işe aldı.The farmer employed five new workers.
Fabrika üç yüz işçiyi işten çıkardı.The factory has laid off some three hundred workers.
Bu şirket 500 işçi çalıştırır.The company employs 500 workers.
Şirketteki işçiler greve gitti.Workers at the company went on a strike.
John 200 işçi istihdam etmektedir.John employs 200 workers.
Beyaz yakalı işçiler birçok güçlüklerle karşı karşıya.White-collar workers face many difficulties.
Bu işçileri işten çıkarma yerine, neden sadece onların saatlerini kesmiyoruz?Instead of laying off these workers, why don't we just cut their hours?
Bu işçiler bir yol inşa ediyorlar.These workmen are constructing a road.
Çileden çıkan işçi derhal istifa etti.The outraged employee resigned at once.
Babam sıkı bir işçidir.Dad is a hard worker.
Şu kız kesinlikle çalışkan bir işçi.That girl is certainly a hard worker.
General Motors 76,000 işçisini işten çıkardı.General Motors laid off 76,000 workers.
Ortalama yetenekteki işçiler şu anda yılda 10.000 dolardan fazla kazanırlar.The average skilled workers now earn over $10,000 a year.
Patronlar bazen işçilerini istismar ederler.Employers sometimes exploit their workers.
İşçiler iş krizinde mali yenilgi alıyorlar.Workers are taking a financial beating in the employment crisis.
Fabrikaya birçok işçi alındı.Many men were hired at the factory.
Bugün işçileri eve erken gönderelim.Let's let the workers go home early today.
İşçiler saçlarını kısa kestirmeli.Workers must have their hair cut short.
İşçiler, saçlarını kısa kestirmiş olmalılar.Workers must have their hair cut short.
Kayaları patlatan işçiler gördük.We saw laborers blasting rocks.
Bizim aradığımız geçici işçi olmalısın.You must be the temporary we asked for.
Bu kadın işçilerin sağlığı hakkında endişe etmemek elimde değil.I cannot but feel anxious about the health of these women workers.
Ben bir devlet işçisiyim.I'm a government worker.
Dün işten atılan diğer üç işçiyi tazmin etmek zorunda kaldım.I had to make up for three other employees, who were laid off yesterday.
Onu iyi bir işçi olarak buldum.I found him to be a good workman.
Tamir faturası parçaları ve işçiliği kapsıyor.The repair bill includes parts and labor.
İşçiler merdivenden yukarı aşağı iniyorlardı.The workmen were climbing up and down the ladder.
Yeni şirket kuralı daha yaşlı işçiler için adil değildi.The new company rule was unfair to older workers.
Mavi takım, beyaz gömlek ve kırmızı kravat tüm erkek işçiler için gereklidir.A blue suit, white shirt and red tie are essential for all male workers.
Vergi ödemek her işçinin yükümlülüğüdür.It is the obligation of every worker to pay taxes.
Belirtilen fiyat işçilik ücretini içermez.The stated price does not include labor charges.
Uzun süren depresyondan dolayı birçok işçi işsiz.Because of the protracted depression, many workers are unemployed.
Birdenbire, 100 işçi işten çıkarıldı.Suddenly, 100 workers were laid off.
Çalıştırdığı on işçisi var.He has employed ten workers.
Ona dahi denilmez, daha doğrusu o çalışkan bir işçidir.He is not what is called a genius. Rather, he is a hard worker.
O, zeki olmasa da çalışkan bir işçidir.Though he's not clever, he's a diligent worker.
Onun el işçiliği becerisi vardır.He has skill in handwork.
O gerçekten çok çalışkan bir işçi.He is, indeed, a hard worker.
O dikkatli bir işçidir.He is a careful worker.
Onun yabancı işçilerin çalıştırılmasıyla ilgili çok sayıda fikirleri vardır.He has a lot of ideas about running foreign workers.