iş yeri ile cümle

iş yeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bu iş yerinde, geç kalanlar için sert ve hızlı kurallar var.The company has hard and fast rules against lateness.
İş yerinde bir kaza geçirdim.I had an accident at work.
Ben iş yerimden bir saat uzakta yaşıyorum.I live an hour away from work.
Uygun elbiseler iş yerinde çok önemlidir.Proper clothes count for much in business.
O iş yerinde bir kaza geçirdi.He had an accident at work.
O, iş yerinde her zaman katıdır.She is always hard at work.
O, iş yerinde, değil mi?She's at work, isn't she?
Onlar iş yerine bir otomat kurdular.They installed a vending machine at work.
O, iş yerinde çıkmaza girdi.He got bogged down at work.
Bu, iş yerinde ortalama bir gündür.It's an average day at work.
Beşe kadar iş yerinden ayrılamam.I can't leave work until five o'clock.
İş yerinde uzun bir günden sonra onun ayakları yorgundu.Her feet were tired after a long day at work.
İşimden sonra seni iş yerinden alacağım.After my work, I will pick you up from your workplace.
Tom iş yerindeki masasının çekmecesinde fazladan bir kravat tutuyor.Tom keeps an extra tie in his desk drawer at work.
Her zaman iş yerinizi düzenli tutun.Always keep your workplace organized.
O, iş yerinde dalga geçtiği için kovuldu.He got fired for slacking off at work.
İş yerinde bir kravat takmam gerekir mi?Do I have to wear a tie at work?
Tom iş yerinden hastalık izni aldı.Tom called in sick.
Ken iş yerinde artan miktarda zaman harcıyor.Ken spends an increasing amount of time at work.
Tom iş yerinde kötü bir gün geçirdi.Tom had a rough day at work.
O, iş yerindeki herkese söyledi.She told everybody at work.
Bu sabah hastalık yüzünden iş yerine gidemeyeceğimi belirttim.I called in sick this morning.
Ben iş yerinde her gün Fransızca konuşurum.I speak French every day at work.
Ben seni iş yerinde göreceğim.I'll see you at work.
İş yerinde görüşürüz.See you at work.
Burada iş yerinde küçük bir sorunum var.I have a little problem here at work.
İş yerinde ne oluyor?What's going on at work?
Mary iş yerinde eşcinsel olduğunu itiraf etti.Mary came out of the closet at work.
İş yerinde olduğunu düşündüm.I thought you were at work.
İş yerinde birisi öğle yemeğimi yedi.Someone at work ate my lunch.
Tom iş yerindeki herkese emekli olacağını söyledi.Tom told everybody at work that he was going to retire.
Ben iş yerindeyken Tom hafta içi yardım ediyordu.Tom has been helping out on weekdays while I'm at work.
Tom iş yerinde bir kaza geçirdi.Tom has had an accident at work.
İş yerinde her şey nasıl?How's everything at work?
O iş yerindeki atmosfer çok kapsayıcı değil.The atmosphere in that workplace is not very inclusive.
İş yerinde olman gerekmiyor mu?Aren't you supposed to be at work?
Yarın yeni iş yerinde ilk günüm.Tomorrow is my first day at the new workplace.
İş yerinde yoğunum.I'm too busy at work.
Herkes iş yerindeydi.Everybody was at work.
Başarımı iş yerimde saat bulundurmamam gerçeğine borçluyum.I owe my success to the fact that I've never had a clock in my workplace.
Cinsel taciz iş yerinde ciddi bir sorun olabilir.Sexual harassment can be a serious problem in the workplace.
İş yerinde hangi dili kullanırsın?What language do you use at work?
İş yerim Starbucks'a yakın.My office is near Starbucks.
Bugün iş yerinde değilim.I'm not at work today.
Tom Pazartesi günü iş yerinde olacak.Tom will be at work on Monday.
O iş yerinde.She's at work.
Tom her gün iş yerinde Fransızca konuşmak zorunda.Tom has to speak French every day at work.
Tom iş yerindeki herkese onun ve Mary'nin evleneceğini söyledi.Tom told everybody at work that he and Mary were getting married.
Tom iş yerindeki herkese evlendiğini söyledi.Tom told everybody at work that he was getting married.
Tom'un iş yeri genellikle Mary'ninkinden daha düzenlidir.Tom's workstation is usually tidier than Mary's.
İş yerinde iyi günler.Have a good day at work.
Tom iş yerinde gizli bir Noel Baba düzenliyor.Tom is organising a secret Santa at work.
Tom iş yerinde bir Noel Baba düzenliyor.Tom is organising a Kris Kringle at work.
İş yerinden pazartesi izin aldım.I took Monday off.
İş yerinde üniforma giyiyor musun?Do you wear a uniform at work?
İş yerinde neredeyse hiç kimseyle konuşmam.I hardly ever talk to anyone at work.
Tom iş yerinde genellikle kravat takar.Tom usually wears a tie at work.
İş yerinde dağınık bir masanız var mı?Do you have a messy desk at work?
Söylediğine göre daha önce aramak istemiş ama iş yerinde çok meşgulmüş.He had wanted to call earlier he said, but he had been so busy at work.
Leyla onu aradığında Sami iş yerindeydi.Sami was at work when Layla called him.

İlgili Sayfalar