Aynı zaman da, gönüllü iş yoluyla kurduğunuz temasların, iş hayatında faydası olabilir.Vous pouvez également tirer profit de ces contacts dans la vie professionnelle.
Ben de düşündüm, 'Bu nasıl bir iş? Hayatını nasıl kazanıyor bu adam?'"С това ли си изкарваш прехраната?".
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Am devenit convinsă că am făcut progrese mai mari la serviciu decât am făcut acasă.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Došla jsem k přesvědčení, že jsme ušly mohem větší kus cesty na pracovišti než doma.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Estou convencida de temos feito mais progressos no mercado de trabalho do que em casa.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Estoy convencida de que hemos progresado más en el trabajo que en nuestros hogares.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Ich bin davon überzeugt, dass wir im Arbeitsleben mehr Fortschritt gemacht haben als im häuslichen Bereich.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Ik ben ervan overtuigd dat we meer vooruit zijn gegaan op de arbeidsmarkt dan thuis.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Jag har blivit övertygad om att vi gjort större framsteg i arbetslivet än på hemmaplan.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Jeg er overbevist om, at vi har gjort større fremskridt i arbejdslivet, end vi har derhjemme.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.사실 가정에서 보다 직장에서 사고의 진전과 발전을 이뤘다고 생각합니다.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Meg vagyok győződve arról, hogy a munkahelyeken több fejlődést értünk el, mint az otthonainkban.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Mi sono convinta del fatto che abbiamo fatto piú passi avanti nella vita lavorativa che in quella domestica.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Nabrałam przekonania, że zrobiliśmy większy postęp w pracy niż w naszych domach.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Saya yakin kita sudah lebih maju soal ini di lingkungan kerja dibandingkan di rumah.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Som presvedčená, že sme dosiahli viac pokroku v pracovnej sfére než doma.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Tôi đã được thuyết phục rằng chúng ta đang tiến triển ở nơi làm việc hơn là ở nhà.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Έχω πειστεί ότι έχουμε σημειώσει μεγαλύτερη πρόοδο στο εργατικό δυναμικό από ότι στο σπίτι.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Аз се убедих, че сме направили по-голям напредък в работната среда, отколкото в къщи.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Я переконалась, що ми досягли більшого прогресу на роботі, ніж вдома.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.Я убедилась, что мы достигли большего прогресса на рабочих местах, чем дома.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.אני משוכנעת שהתקדמנו בשוק העבודה הרבה יותר מכמה שהתקדמנו בבית.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.لقد اصبحت مقتنعة اننا احرزنا تقدما اكثر في العمل اكثر من المنزل.
Ben, iş hayatında evdekinden daha çok aiama kaydettiğimize ikna olmuş durumdayım.私は確信しています それはデータに如実に表れています
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Anda lihat, bisnis tidak dijalankan sebagai institusi, oleh kondisi khusus para individu.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Bedrijven worden niet gerund als instituten, door de eigenaardigheden van enkelingen.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Biznesów nie prowadzi się jako instytucji z cechami szczególnymi jednostek.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.아시는 것처럼 사업은 제도적으로 운영되지 않습니다. 각 개인의 특성에 따라 운영됩니다.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Las empresas no se dirigen como las instituciones, por la idiosincrasia de las personas.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Nézzétek, a cégek nem úgy működnek, mint az intézmények, nem az egyes emberek sajátossága mentén.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Os negócios não são geridos como instituições, pelas idiossincrasias de indivíduos.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Vedete, gli affari non sono gestiti come istituzioni, a seconda delle idiosincrasie dei singoli.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Vedeți dvs, afacerile nu sunt conduse ca și instituțiile, de către idiosincrasiile indivizilor.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Víte, firmy neprovozujeme jako instituce, podle výstředností jednotlivců.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Voyez-vous, les affaires ne sont pas dirigées comme des institutions, par les idiosyncrasies des individus.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Βλέπετε, οι επιχειρήσεις δεν λειτουργούν όπως τα ιδρύματα, από τις ιδιοσυγκρασίες των ατόμων.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Бизнес основан не на правилах управления организацией, а на особенностях действующих в нём лиц.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.Разбирате ли, фирмите не се управляват като институции, чрез собствения начин на мислене на индивидите.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.עסקים אינם מנוהלים כמוסדות, ע"י ההתנהגות היחודית של אנשים כאלה ואחרים.
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.كما ترون، الأعمال لا تدار كمؤسسات ولكن بخصوصيات الأفراد
Biliyorsunuz, iş hayatı bireylerin kişisel duyarlılıkları tarafından yürütülmüyor kurumlar gibi.個人の特質で遂行される 要するに「好み」なんです
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Aşa că mi-am dat seama că trebuie să începem să clădim cetăţeni informaţi.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.A tak jsem si uvědomil, že co potřebujeme udělat, je vytvoření masy informovaných občanů.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Dobbiamo quindi affrontare il compito di costituire una cittadinanza informata.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Donc je me suis rendu compte qu'il nous fallait nous lancer dans l'entreprise d'informer les citoyens.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Então eu apercebi-me de que tínhamos de passar por construir construir uma cidadania informada.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Ik besefte dus dat we dus werk moesten maken van de opbouw van een geïnformeerde burgermaatschappij.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.그래서 제가 깨달은 것은 우리가 해야 할 일은 바로 국민들을 깨닫게 하는 일이라는 것입니다.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Und so erkannte ich, dass wir zunächst erst einmal für eine informierte Bürgerschaft sorgen müssen.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Y entonces me di cuenta que teníamos que afrontar la cuestión de formar una ciudadanía informada.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.Συνειδητοποίησα ότι πρέπει να ασχοληθούμε με τη δημιουργία ενός ενημερωμένου συνόλου πολιτών.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.И така осъзнах, че трябва да преминем през бизнеса за изграждане на информирани граждани.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.И я понял, что нам нужно заняться созданием проинформированного общества.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.ולכן הבנתי שעלינו להשקיע ביצירתו של ציבור אזרחי מיודע.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.لذا فقد أدركت أن علينا المرور عبر أعمال بناء مواطنة مستنيرة.
Bir de fark ettim ki, bilgilendirilmiş toplum kurmak için bizim de iş hayatının üzerinden geçmemiz gerekiyor.築くことから始めなければいけない というわけで 私は経済学者における専門的な原則をすべて破って
Bir yanda iş hayatımız var, yani bir şeyler ürettiğimiz dönem.1 là khi chúng ta làm việc, -- lúc kiếm tiền.
Bir yanda iş hayatımız var, yani bir şeyler ürettiğimiz dönem.Abbiamo la vita lavorativa, in cui siamo produttivi.
Bir yanda iş hayatımız var, yani bir şeyler ürettiğimiz dönem.Der er vores arbejdsliv, hvor vi er produktive,
Bir yanda iş hayatımız var, yani bir şeyler ürettiğimiz dönem.Es gibt das Arbeitsleben, wo wir produktiv sind.