Ana içeriğe geç
Sözlük

iş gücü ile cümle

iş gücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ucuz iş gücü.«У нас є дешева робоча сила.
Ancak üretimin devam edebilmesi için iş gücüne gereksinim vardı.Vyvstala potřeba dalších výrobních prostor pro naplnění výrobní kapacity.
İhtiyaç duyulan iş gücünün ikamesi için Afrika'dan siyah köleler getirildi.Sunt aduși sclavi negri din Africa.
Ülkedeki iş gücünün üçte ikisini yabancı uyruklular oluşturmaktadır.Străinii alcătuiesc până la două treimi din forța de muncă din țară.
İhtiyaç duyulan iş gücünün ikamesi için Afrika'dan siyah köleler getirildi.Utóbbiak munkaerő-szükségletét fekete rabszolgák biztosították.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.(2) A legtöbb fegyvert beszolgáltatják a kormánynak.
Ancak üretimin devam edebilmesi için iş gücüne gereksinim vardı.A további termelésbővítéshez azonban szükség volt a termelőerők fejlesztésére is.
Bu iş gücü temini için ekonomik bir süreçtir" diye savunma yaptı.Se on taloudellinen prosessi työvoimatarpeen tyydyttämiseksi”.
Cumhuriyetin ilk dönemlerinde ekonomi küçük arazilere ve ücretli iş gücüne dayalıydı.Τα πρώτα χρόνια της Δημοκρατίας επικρατούσα τάση ήταν η μικρή ιδιοκτησία και η αμοιβόμενη εργασία.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.Μεγάλο μέρος αυτής της απώλειας αντισταθμίστηκε από τον τομέα των υπηρεσιών και της δημόσιας διοίκησης.
Bu iş gücünün büyük bir kısmı Güney Asya ülkelerinden gelmektedir.Ένας μεγάλος αριθμός μεταναστών προέρχεται από τη νότια Ασία.
Ericsson'un dünya genelindeki iş gücü 2001 yılı boyunca 107.000'den 85.000'e düştü.Antallet af arbejdspladser hos Ericsson faldt i 2001 fra 107.000 til 85.000 på verdensplan.
Ucuz iş gücü.Den billige arbeidskraften.
Tarımda olduğu gibi, ailenin kapasitesini aşan iş gücünde köleler çalıştırılmıştır.Som i jordbruket ble de brukt til arbeid som oversteg kapasiteten til familien.
Yurt dışında (Belçika'da yoğun olmak üzere) önemli miktarda iş gücü vardır.Dette sysselsetter store mengder utenlandsk arbeidskraft.
Anayasal olarak vatandaşların doğrudan iş gücüne katılma ve ücretsiz mesleki eğitim hakkı vardı.Công dân trực tiếp tham gia lực lượng lao động có quyền hiến định về việc làm và đào tạo nghề miễn phí.
Bazı işkolları iş gücünün oldukça sabit bir payını koruyordu.幾つかの部門は公正に一定の労働力のシェアを保った。
Yakıtın ancak %2 si iş gücüne dönüştürülebiliyordu.これは燃料の重量の2パーセントまで機体の重量を削減できることを意味していた。
Ucuz iş gücü.저렴한 노동비용이 이유였다.
Bu sayede arda kalan iş gücü -örneğin bir mesleki eğitimden sonra- gelişen sektörlere yönlendirilecekti.כמו כן, ניתן דגש על הכשרה מקצועית המאפשרת פרנסה בתחום לאחר תום השירות.
4 Yıllık Plan Ofisi'nde direkt olarak Hitler'in altında, Alman iş gücünün yönetimi ve kontrolünde görev aldı.Четиригодишен план, ръководейки и контролирайки германския труд.
Yurt dışında (Belçika'da yoğun olmak üzere) önemli miktarda iş gücü vardır.Pomôže nám už len dovoz pracovnej sily zo zahraničia? .
Bu nüfus artışı iş gücünü, yatırımı ve zanaati arttırdı.Need määrad pidid stimuleerima tööd, kokkuhoidu, investeerimist.
Ucuz iş gücü.Halvat tööliste liikumine.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Aber es war sehr arbeitsintensiv.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Ale bylo to velmi pracné.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Dar a fost nevoie de foarte multă muncă.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.그러나 이것은 매우 노동 집약적이였습니다.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Maar het was erg arbeidsintensief.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Ma è stato un lavoro impegnativo.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Mais ce fut un travail énorme.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Nhưng nó rất là một việc rất hao tâm tổn sức.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Pero requería mucha mano de obra.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Wymagało to wiele pracy.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Αλλά χρειάστηκε πολλή δουλειά.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Но для этого потребовалось много труда.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Но това беше много голям труд.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.Та це була дуже важка праця.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.אבל זה היה לאחר עבודה מאוד אינטנסיבית.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.ولكنها كانت كثيفة العمالة.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.現状では バーチャルと現実の差は
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.Amerikában Bronx városrész elnökével.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.Arbeiterschaft in Amerika mit unserem Bezirksbürgermeister der Bronx.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.허가받은 노동력들입니다.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.באמריקה, עם נשיא הרובע שלנו, רובע ברונקס.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.في أمريكا مع رئيس حي برونكس.
Amerika'daki ulusal olarak onaylı en genç iş gücü.それから何をするかって? 皆さん方のようなナイスは人たちに会って
Ancak, iş gücü ihtiyacını azaltmak yerine, pamuk ayıklayıcısı bunu daha da artırdı.그런데 노동력의 필요가 줄어들기는 커녕, 목화 조면기 때문에 노동력이 더 필요해진 겁니다.
Ancak, iş gücü ihtiyacını azaltmak yerine, pamuk ayıklayıcısı bunu daha da artırdı.אבל במקום להפחית את הצורך בעובדים, מנפטת הכותנה האיצה אותו,
Ancak, iş gücü ihtiyacını azaltmak yerine, pamuk ayıklayıcısı bunu daha da artırdı.ولكن المحلاج أدى لزيادة الطلب على العمالة بدلاً من أن يؤدي إلى تناقص الحاجة لها
Aşağıda mesleki iş gücü eğitiminden bazı örnekler vardır:Estos son algunos ejemplos de qué se puede estudiar en la formación para el mercado laboral:
Aşağıda mesleki iş gücü eğitiminden bazı örnekler vardır:Nedan följer några exempel på yrkesinriktad arbetskraftsutbildning:
Aşağıda mesleki iş gücü eğitiminden bazı örnekler vardır:Tässä on joitakin esimerkkejä ammatillisesta työvoimakoulutuksesta:
Aşağıda mesleki iş gücü eğitiminden bazı örnekler vardır:Voici quelques exemples de formation pour l'emploi :
Aşağıda mesleki iş gücü eğitiminden bazı örnekler vardır:Здесь приведены некоторые примеры того, что вы можете изучать в рамках обучения рабочей силы:
Aşağıda mesleki iş gücü eğitiminden bazı örnekler vardır:هنا بضعة أمثلة على التعليم المهني للقوى العاملة:
Basit görüş gerçek değerin bir şeyler yapmak olduğunu, iş gücü içerdiğini mühendislik içerdiğini düşünüyor.Ada pandangan dasar bahwa nilai nyata melibatkan membuat hal-hal, melibatkan tenaga kerja. Melibatkan teknik.
Basit görüş gerçek değerin bir şeyler yapmak olduğunu, iş gücü içerdiğini mühendislik içerdiğini düşünüyor.Elfogadott nézet, hogy az igazi értékhez teremteni kell, dolgozni kell. Tervezni kell.
Basit görüş gerçek değerin bir şeyler yapmak olduğunu, iş gücü içerdiğini mühendislik içerdiğini düşünüyor.Istnieje prosty pogląd, że prawdziwa wartość wymaga tworzenia rzeczy, wymaga pracy. Wymaga inżynierii.
Basit görüş gerçek değerin bir şeyler yapmak olduğunu, iş gücü içerdiğini mühendislik içerdiğini düşünüyor.(지금까지의) 기본적인 시점은 상품의 가치란 상품의 제조, 노동, 엔지니어링,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod