Ana içeriğe geç
Sözlük

iş gücü ile cümle

iş gücü kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu makine bize bir sürü iş gücü kazandırır.This machine saves us a lot of labor.
Sermaye, toprak ve iş gücü üretiminin üç ana faktörüdür.Capital, land and labor are the three key factors of production.
Yeterli iş gücü olmayan bir ülke kendi kendine yeterli olamaz.A country without enough labour force cannot be self sufficient.
Şirket kâr payını arttırmak için ucuz iş gücü kullanıyor.This company uses cheap labor to increase its profit margins.
Bu iş yoğun iş gücü gerektirmektedir.This task is labor-intensive.
Eğer bu modern donanımı kullanırsanız bir sürü iş gücü tasarruf edecektir.If you use this modern equipment, it will save a lot of manpower.
İş gücümüzü arttırdık.We've increased our manpower.
Yanni ucuz iş gücünden faydalanarak Fas'ta bir iş yeri açtı.Yanni set up a workshop with cheap labor in Morocco.
Ericsson'un dünya genelindeki iş gücü 2001 yılı boyunca 107.000'den 85.000'e düştü.Ericsson's workforce worldwide fell during 2001 from 107,000 to 85,000.
Bazı işkolları iş gücünün oldukça sabit bir payını koruyordu.Some sectors kept a fairly constant share of the work force.
Hizmet işkolu, iş gücünün %27'sine istihdam sağlamaktadır.The services sector provides employment to 27% of the work force.
İsveç iş gücünün yaklaşık %70'i sendikalaşmıştır.Around seventy percent of the Swedish labour force is unionised.
Ucuz iş gücü.Cheap labor.
Tarımda olduğu gibi, ailenin kapasitesini aşan iş gücünde köleler çalıştırılmıştır.As in agriculture, they were used for labour that was beyond the capability of the family.
Ancak üretimin devam edebilmesi için iş gücüne gereksinim vardı.Furthermore, he asserted that production capacity needed to be increased.
Yurt dışında (Belçika'da yoğun olmak üzere) önemli miktarda iş gücü vardır.It has a modest number of missions abroad.
Tabii, bütün bunlar çok kapsamlı bir iş gücü gerektiriyor.And of course all of this requires a broader workforce.
Fakat iş gücü piyasasının bu köşesi için daha fazlası var mıdır?But is there more that could be done for this corner of the labor market?
İnsanları iş gücüne dahil etmek için gerekli olan ilerlemeyi göstermedik.We have not made the progress we need to make to put people back to work. That\'92s why
Bunun en önemli sebeplerinden biri de, iş gücünün çok daha ucuz oması.One of the major reasons is labor is so much cheaper here.
Ve sonunda bu harici iş gücüne dahil olarak göreve çağırılırlar.And then eventually they get recruited to join this exterior workforce.
Ama yoğun bir iş gücü gerekti.But it was very labor intensive.
Kadınlar, iş gücünün çoğunluğunu oluşturuyorlar.Women, a majority of the workplace.
Yaptığınız şeyin özünde çok daha ucuz iş gücü ve daha hızlı makineler yatar.That the essence of what you're doing is you need ever-cheaper labor, and ever-faster machines.
Daha ucuz iş gücü ve daha hızlı makineler.Ever-cheaper labor and ever-faster machines.
Ne kadar iş gücü gerektiğini de bilirsiniz.You also know how much labor is needed.
Oradaki topluluk, iş gücünün birleştirilmesini talep ediyordu.The community was demanding integration of the workforce.
Bugün biraz iş gücü ve çalışma hakkında konuşmak istiyorum.I want to talk a little bit today about labor and work.
Yani son birkaç yıl içinde, kıyı bölgeler kendilerini iş gücü açığı içinde buldular.So for the past few years, the coastal areas, they found themselves in a shortage of labor.
Bulgar iş gücünün özellikleri neler?What are qualities of a Bulgarian work?
Zira ekonomi o kadar kötüydü ki, ben iş gücünden çıkmak durumunda kaldım.Because the economy was so bad, I jumped out of the labor force.
Piyasa Çin'deki iş gücü ucuzluğunu farkettiğinde globalleşme her şeyi devralır.Globalization takes over when the market notices labor is cheaper in China.
Hükümet, önümüzdeki dört yıl içinde iş gücünün belki de %20'sini işten çıkarmayı planlıyor.The government plans to sack perhaps 20% of the workforce over the next four years.
Her yıl iş gücüne ekonominin sindirebileceğinden daha fazla gencin katılması sıkıntıya yol açıyor.The crunch comes as more young people enter the labour force every year than the economy can absorb.
Bu şirketler, ülkemizde iş gücü daha ucuz olduğu için buraya geliyor."They come here because our labour is cheaper.
Tarımda olduğu gibi, ailenin kapasitesini aşan iş gücünde köleler çalıştırılmıştır.As in agriculture, they were used for labour that was beyond the capability of the family.
Organize iş gücü gittikçe daha çok direnç gösteriyordu.Organized labor was increasingly restive.
İş gücünün büyük kısmı 11,000'den fazla müteahhitten oluşuyor.The bulk of the workforce consists of over 11,000 contractors.
ANSSI'nin iş gücü 2013 yılı sonuna kadar 350 kişilik bir iş gücüne yükseltilecektir.In comparison, the equivalent English and German departments boast between 500 and 700 people.
Ucuz iş gücü.Billige Kräfte.
İsveç iş gücünün yaklaşık %70'i sendikalaşmıştır.Diese Gesellschaft übernahm etwa 70 % der Beschäftigten.
Ucuz iş gücü.Des studios bon marché.
Ucuz iş gücü.Bajo costo de mano de obra.
Bu durum tarımdaki iş gücünü kötü yönde etkilemektedir.Esto conduce a la eficiencia operativa dentro de ese grupo.
Ülkedeki iş gücünün üçte ikisini yabancı uyruklular oluşturmaktadır.В обеих компаниях более половины работников — иностранцы.
İsveç iş gücünün yaklaşık %70'i sendikalaşmıştır.حوالي سبعين في المئة من القوى العاملة السويدية هي نقابية.
Tarımda olduğu gibi, ailenin kapasitesini aşan iş gücünde köleler çalıştırılmıştır.وكما كان الحال في الزراعة، فقد عُني الرقيق بالقيام بالوظائف التي تفوق قدرات الأسرة.
Bu eğitimli nüfus, teknoloji ağırlıklı yatırımların gereksinim duyduğu iş gücünü oluşturur.هذا المجتمع المتعلم والمُجِيد للتكنولوجيا يخلق قوة العمل اللازمة للاستثمار بشكل رئيسي.
Yiyecek fazlalığı ve nüfus yoğunluğu iş gücünün artmasına ve farklı alanlara yayılmasına imkan sağladı.ان وفرة الطعام وكثافة السكان جعلت تقسيم العمالة أمر ممكن.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.A maior parte da força de trabalho está empregada no setor de serviços e no setor administrativo.
Hizmet işkolu, iş gücünün %27'sine istihdam sağlamaktadır.No entanto, a agricultura ainda respondia por 27% do emprego.
Ancak üretimin devam edebilmesi için iş gücüne gereksinim vardı.Dat was misschien wel de reden dat men de productie kon voortzetten.
Bu iş gücünün büyük bir kısmı Güney Asya ülkelerinden gelmektedir.Dużą ich część stanowią przyjezdni z krajów azjatyckich.
Köle iş gücünü korumak için kölelerin serbest kalmasına artan yasal kısıtlamalar konulmuştur.Zaostrzono prawo, ograniczając przemieszczanie się niewolników.
Anayasal olarak vatandaşların doğrudan iş gücüne katılma ve ücretsiz mesleki eğitim hakkı vardı.Konstytucja zapewniała wszystkim obywatelom prawo do pracy i swobodnego kształcenia zawodowego.
İş gücünün büyük kısmını servis sektörü ve hükümet karşılar.Duża jej część jest zajmowana przez biznes i administrację.
İş gücünün % 60’ı tarım, % 20’si ticaretle ilgilidir.Około 60 proc. słów dotyczy nazw rzeczy, 20 proc. oznacza czynności.
İhtiyaç duyulan iş gücünün ikamesi için Afrika'dan siyah köleler getirildi.Do pracy na nich sprowadzano niewolników z zachodniej Afryki.
Yiyecek fazlalığı ve nüfus yoğunluğu iş gücünün artmasına ve farklı alanlara yayılmasına imkan sağladı.Med större tillgång på mat ökade befolkningen och specialisering i olika yrkeskategorier blev möjlig.
İhtiyaç duyulan iş gücünün ikamesi için Afrika'dan siyah köleler getirildi.Для роботи на них завозили з Африки чорношкірих рабів.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod