iğrenç ile cümle
iğrenç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Yabancı ilahlarla Tanrıyı kıskandırıp İğrençlikleriyle Onu öfkelendirdiler.Παρωξυναν αυτον εις ζηλοτυπιαν με ξενους θεους, με βδελυγματα παρωξυναν αυτον εις θυμον
Yabancı ilahlarla Tanrıyı kıskandırıp İğrençlikleriyle Onu öfkelendirdiler.Богами чуждыми они раздражили Его и мерзостями разгневали Его:
Yabancı ilahlarla Tanrıyı kıskandırıp İğrençlikleriyle Onu öfkelendirdiler.С чужди богове Го раздразниха до ревнуване, С мерзости Го раздразниха до гняв.
Yabancı ilahlarla Tanrıyı kıskandırıp İğrençlikleriyle Onu öfkelendirdiler.יקנאהו בזרים בתועבת יכעיסהו׃
Yabancı ilahlarla Tanrıyı kıskandırıp İğrençlikleriyle Onu öfkelendirdiler.اغاروه بالاجانب واغاظوه بالارجاس.
Yabancı ilahlarla Tanrıyı kıskandırıp İğrençlikleriyle Onu öfkelendirdiler.敬 拜 別 神 、 觸 動 神 的 憤 恨 、 行 可 憎 惡 的 事 惹 了 他 的 怒 氣
Yabancı ilahlarla Tanrıyı kıskandırıp İğrençlikleriyle Onu öfkelendirdiler.敬拜 別神 、 觸動 神 的 憤恨 、 行 可憎 惡 的 事 惹 了 他 的 怒氣
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.(87:9) Ты удалил от меня знакомых моих, сделал меня отвратительным дляних; я заключен, и не могу выйти.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Apartaste de mim os meus conhecidos, fizeste-me abominável para eles; estou encerrado e não posso sair.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.A te haragod reám nehezedett, és minden haboddal nyomtál engem. Szela.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Den vrede vilar tung på mig, och alla dina böljors svall låter du gå över mig. Sela.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Din vrede tynger på mig, og med alle dine bølger trenger du mig. Sela.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Doległa mię zapalczywość twoja, a wszystkiemi nawałnościami twemi przytłoczyłeś mię. Sela.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Dolehla na mne prchlivost tvá, a vším vlnobitím svým přikvačil jsi mne. Sélah.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Du har fjernet mine Frænder fra mig, gjort mig vederstyggelig for dem; jeg er fængslet, kan ikke gå ud,
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Has alejado de mí a mis conocidos; me has puesto como abominación para ellos. Estoy encerrado; no puedo salir
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.주께서 나의 아는 자로 내게서 멀리 떠나게 하시고 나로 저희에게 가증되게 하셨사오니 나는 갇혀서 나갈 수 없게 되었나이다
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Oddalil si od mene znance moje, storil si me njim v najhujšo gnusobo; zajet sem, in pobegniti ne morem.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Pesa su di me il tuo sdegno e con tutti i tuoi flutti mi sommergi
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Sinun vihasi painaa minua, ja kaikki kuohusi sinä vyörytät minun ylitseni. Sela.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Tvoja prchlivosť doľahla na mňa, a všetky tvoje vlny sa lámu na mne. Ztrápil si ma. Sélah.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Εμακρυνας τους γνωστους μου απ' εμου με εκαμες βδελυγμα προς αυτους απεκλεισθην και δεν δυναμαι να εξελθω.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.Отдалечил си от мене познатите ми; Направил си ме гнусен на тях; Затворен съм, и не мога да изляза.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.הרחקת מידעי ממני שתני תועבות למו כלא ולא אצא׃
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.ابعدت عني معارفي. جعلتني رجسا لهم. اغلق عليّ فما اخرج.
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.你 把 我 所 認 識 的 隔 在 遠 處 、 使 我 為 他 們 所 憎 惡 . 我 被 拘 困 、 不 得 出 來
Yakınlarımı benden uzaklaştırdın, İğrenç kıldın beni gözlerinde. Kapalı kaldım, çıkamıyorum.你 把 我 所 認識 的 隔 在 遠處 、 使我 為 他 們所 憎惡 . 我 被 拘困 、 不 得出 來
Yani başka limitleride var,iğrenç çünkü kim yılda 4milyar poundluk kimyasal zehiri koklamak veya bakmak ister?Ecco quindi un altro limite. Yuck! chi vuol vedere o annusare 4 miliardi di libbre di sostanze tossiche?
Yani hadi ama, sen zengin ve beyaz bir piliçsin. Tüm bu şeyler iğrenç ve ırkçı.Karena ayolah, kamu adalah cewek putih yang kaya tindakan perkotaan ini menjijikan dan rasis
Yani hadi ama, sen zengin ve beyaz bir piliçsin. Tüm bu şeyler iğrenç ve ırkçı.Ні, ну правда, ти багата біла дівка, а вся ця "міська" сцена образлива і расистська.
Yani o igrenç çiftçiler, seneye ekeriz diye tohumlarını saklamasalar iyi ederler!Darum lagern diese miesen Bauern besser kein Saatgut für die Aussaat im nächten Jahr!
Yani o igrenç çiftçiler, seneye ekeriz diye tohumlarını saklamasalar iyi ederler!Takže neposlušným farmářům radíme, aby přestali schovávat zrnka na příští rok.
Yani o igrenç çiftçiler, seneye ekeriz diye tohumlarını saklamasalar iyi ederler!Так что этим гадким фермерам лучше не оставлять семена для посева на следующий год!
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.A causa de todas tus abominaciones haré en medio de ti lo que nunca he hecho, ni haré jamás cosa semejante
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.A cause de toutes tes abominations, je te ferai ce que je n`ai point encore fait, ce que je ne ferai jamais.
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.Din pricina tuturor urîciunilor tale, îţi voi face ce n'am făcut niciodată, şi nici nu voi mai face vreodată.
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.Farò in mezzo a te quanto non ho mai fatto e non farò mai più, a causa delle tue colpe abominevoli
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.In hočem v tebi storiti, česar še nisem storil in nikdar več ne bom storil, zavoljo vseh gnusob tvojih.
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.ja teen sinulle kaikkien kauhistustesi tähden, mitä en ole ennen tehnyt ja minkäkaltaista en vasta ole tekevä.
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.네 모든 가증한 일로 인하여 내가 전무후무하게 네게 내릴지라
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.Nebo učiním při tobě to, čehož jsem prv neučinil, a čehož podobně neučiním více pro všecky ohavnosti tvé,
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.И сделаю над тобою то, чего Я никогда не делал и чему подобного впредь не буду делать, за все твои мерзости.
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.ועשיתי בך את אשר לא עשיתי ואת אשר לא אעשה כמהו עוד יען כל תועבתיך׃
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.وافعل بك ما لم افعل وما لن افعل مثله بعد بسبب كل ارجاسك.
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.並 且 因 你 一 切 可 憎 的 事 、 我 要 在 你 中 間 行 我 所 未 曾 行 的 、 以 後 我 也 不 再 照 著 行
Yaptığınız bütün iğrençlikler yüzünden önceden yapmadığımı, bir daha yapmayacağımı size yapacağım.並且 因 你 一切 可憎 的 事 、 我 要 在 你 中間行 我 所 未 曾 行的 、 以 後 我 也 不再 照著 行
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›Als Ik het land heb verwoest vanwege hun gruwelijke zonden, zullen zij beseffen dat Ik de HERE ben.
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›A zvedia, že ja som Hospodin, keď obrátim zem na pustinu a na púšť pre všetky ich ohavnosti, ktoré páchali.
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›내가 그들의 행한 모든 가증한 일로 인하여 그 땅으로 황무지와 놀라움이 되게 하면 그 때에 그들이 나를 여호와인줄 알리라 하라
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›И узнают, что Я Господь, когда сделаю землю пустынею из пустынь завсе мерзости их, какие они делали.
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›וידעו כי אני יהוה בתתי את הארץ שממה ומשמה על כל תועבתם אשר עשו׃
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›فيعلمون اني انا الرب حين اجعل الارض خربة مقفرة على كل رجاساتهم التي فعلوها
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›我 因 他 們 所 行 一 切 可 憎 的 事 使 地 荒 涼 、 令 人 驚 駭 . 那 時 他 們 就 知 道 我 是 耶 和 華
Yaptıkları iğrenç şeylerden ötürü ülkeyi ıssız, kimsesiz bıraktığım zaman benim RAB olduğumu anlayacaklar.›我 因 他 們所 行 一切 可憎 的 事 使 地 荒涼 、 令人 驚駭 . 那時 他 們就 知道 我 是 耶和華
Yaptıkları şeyi kesinlikle iğrenç bulmayan kişiler, nasıl olduysa birdenbire "Aaaa" dediler.Por alguma razão, as pessoas que pensavam que o que faziam não era nada repugnante de repente pensaram:
Yaptıkları şeyi kesinlikle iğrenç bulmayan kişiler, nasıl olduysa birdenbire "Aaaa" dediler.Prostě se stalo, že lidé, kteří to, co dělají, nepovažovali za nechutné, si najednou řekli:
Yaptıkları şeyi kesinlikle iğrenç bulmayan kişiler, nasıl olduysa birdenbire "Aaaa" dediler.И люди, которые в том, что они делали, не видели ничего отвратительного, внезапно подумали:
Yaptıkları şeyi kesinlikle iğrenç bulmayan kişiler, nasıl olduysa birdenbire어쨌든 자신들이 하는 일이 전혀 문제될게 없다고 생각하던 이들이
Yaptıkları şeyi kesinlikle iğrenç bulmayan kişiler, nasıl olduysa birdenbirePlötzlich dachten die Menschen, die ihr Handeln vorher nicht eklig gefunden hatten, auf einmal:
Yaptıkları şeyi kesinlikle iğrenç bulmayan kişiler, nasıl olduysa birdenbireW jakiś sposób ludzie, którzy myśleli, że to, co robią, wcale nie było obrzydliwe, nagle pomyśleli: