iğrenç ile cümle
iğrenç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bunu evde yapamaz mısınız? İğrenç bir şey bu!Kunne I gøre det der derhjemme?
Bunu evde yapamaz mısınız? İğrenç bir şey bu!"Most egy viccet mesélek, kész?" Azt mondják:
Bunu evde yapamaz mısınız? İğrenç bir şey bu!Tidak bisakah Anda melakukannya di rumah?
Bunu evde yapamaz mısınız? İğrenç bir şey bu!Vous ne pouvez pas faire ça chez vous ?
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Aici vedem oameni care (se) simt "grețos", "responsabil", "că alunecă".
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Aquí vemos a gente que se siente "aislada," "nauseabunda," " responsable."
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Hier zien we dat mensen zich voelen 'wegglippen', zich 'misselijk' of 'verantwoordelijk' voelen.
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Ici nous voyons des gens qui se sentent "glissants", "nauséeux", "responsables".
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Itt vannak, akik "megcsúsztak", "émelyegnek", "felelősek".
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.사람들이 하는말이 보입니다. "미끄러지나봐" "울렁거려" "잘해야겠어"
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Qui vediamo persone che si sentono "scivolando", "nauseate", "responsabili"
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Vemos aqui pessoas que se sentem "a escorregar", "enjoados", "responsáveis".
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Widzimy ludzi, którzy czują, że coś "umyka", czują "mdłości", czują się "odpowiedzialni".
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Wir sehen Menschen, die sich "abgleitend", "angeekelt", "verantwortlich" fühlen.
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Εδώ βλέπουμε ανθρώπους που αισθάνονται "να γλιστράνε", "ναυτία", "υπεύθυνοι".
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Здесь мы видим людей, которые чувствуют "скольжение", "тошноту", "ответственность".
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.Тук виждаме хора, които се чувстват "поспаливо", "лошо", "отговорно."
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.כאן רואים אנשים שמרגישים "מחליקים", "בחילה", "אחראים".
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.كيف نرى الناس الذين يشعرون ب"الإنزلاق،" القرف"، "المسئولية".
Burada da insanların "kaygan", "iğrenç", "sorumlu" hissettiğini görüyoruz.更に検索機能があるので
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.A každý plaz, ktorý sa plazí po zemi, ošklivým vám bude; nebude sa jesť.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Alle smådyr som kryper på jorden, skal være en vederstyggelighet; de skal ikke etes.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Alt Kryb, der kryber på Jorden, er en Vederstyggelighed, det må ikke spises;
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.In sleherna laznina, ki lazi po zemlji, je gnusoba; ne smete je jesti.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Kaikki pikkueläimet, jotka liikkuvat maassa, olkoot inhottavia; älköön niitä syötäkö.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.땅에 기어 다니는 모든 기는 것은 가증한즉 먹지 못할지니
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Kruipende dieren mogen niet worden gegeten.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Mindaz is, a mi csúszik-mászik a földön, útálatos legyen, meg ne egyétek.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Och alla slags smådjur som röra sig på jorden äro en styggelse; de skola icke ätas.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Ogni essere che striscia sulla terra è un abominio; non se ne mangerà
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Pe orice tîrîtoare care se tîrăşte pe pămînt, s'o priviţi ca necurată; să nu se mănînce.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Phàm loài côn trùng nào bò trên mặt đất đều là sự gớm ghiếc, không nên ăn thịt nó.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Phàm loài côn_trùng nào bò trên mặt_đất đều là sự gớm_ghiếc , không nên ăn thịt nó .
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Também todo animal rasteiro que se move sobre a terra será abominação; não se comerá.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir."Todo reptil que se desplaza sobre la tierra es detestable; no será comido
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Tolikéž všeliký zeměplaz, kterýž se plazí po zemi, v ohavnosti bude vám; nebudete ho jísti.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Vous aurez en abomination tout reptile qui rampe sur la terre: on n`en mangera point.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Was auf Erden schleicht, das soll euch eine Scheu sein, und man soll's nicht essen.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Και παν ερπετον, ερπον επι της γης, θελει εισθαι βδελυγμα δεν θελει τρωγεσθαι.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Всяка гадина, която пълзи по земята, е отвратителна; да ги не ядете.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.Всякое животное, пресмыкающееся по земле, скверно для вас, не должно есть его;
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.וכל השרץ השרץ על הארץ שקץ הוא לא יאכל׃
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.وكل دبيب يدبّ على الارض فهو مكروه لا يؤكل.
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.凡 地 上 的 爬 物 、 是 可 憎 的 都 不 可 喫
‹‹ ‹Bütün küçük kara hayvanları iğrençtir. Yenmeyecektir.凡 地上 的 爬物 、 是 可憎 的 都 不可喫
[Çekilir.] ROMEO Sen iğrenç maw, sen anne karnında ölüm,ROMEO maw Tu detestabil, pântecele mii de moarte,
Central korkunç, iğrenç ve tiksindirici!Central är skrämmande, hemskt och fruktansvärt.
Central korkunç, iğrenç ve tiksindirici!Central City fa paura. È un posto terrificante!
Central korkunç, iğrenç ve tiksindirici!¡Central da miedo, es un lugar espantoso, horrible!
Central korkunç, iğrenç ve tiksindirici!Central é assustadora, horrível e chocante!
Central korkunç, iğrenç ve tiksindirici!Central er skræmmende, rædsomt og frygteligt.
Central korkunç, iğrenç ve tiksindirici!Central jest straszne, potworne i przerażające!
Central korkunç, iğrenç ve tiksindirici!Central on pelottava, hirveä ja kaamea.
Central korkunç, iğrenç ve tiksindirici!Το Σέντραλ είναι τρομακτικό, απαίσιο και φρικιαστικό.
Central korkunç, iğrenç ve tiksindirici!Централ - страшный, ужасный и отвратительный!
Çok mu iğrencim?Elle est trop bien pour moi ?
Çok mu iğrencim?Sono cosė ripugnante?
Çok mu iğrencim?Soy yo tan repelente?
Çok mu iğrencim?Τόσο αποκρουστικόs είμαι;
Çok mu iğrencim?Я что, такой отвратительный?