iğrenç ile cümle

iğrenç kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
"Ben iğrenç, nefret düşündüm" Ama bunu kesinlikle üst ---- söyledi"Myslel som, že nenávistné, ohavné." "Ale vy ste povedal, že je absolútne najvyššia ----"
"Ben iğrenç, nefret düşündüm" Ama bunu kesinlikle üst ---- söyledi"Saya pikir itu penuh kebencian, mengerikan." "Tapi kau bilang itu benar-benar atas ----"
"Ben iğrenç, nefret düşündüm" Ama bunu kesinlikle üst ---- söyledi"Tôi nghĩ nó đáng ghét, khả ố." "Nhưng bạn nói nó là hoàn toàn hàng đầu ----"
"Ben iğrenç, nefret düşündüm" Ama bunu kesinlikle üst ---- söyledi"Νόμιζα ότι μισητό, αποτρόπαια." "Αλλά είπατε ότι είναι απολύτως κορυφαία ----"
"Ben iğrenç, nefret düşündüm" Ama bunu kesinlikle üst ---- söyledi"Мислех, че то омраза, гнусна." Но ти каза, че това е абсолютно най----- "
"Ben iğrenç, nefret düşündüm" Ama bunu kesinlikle üst ---- söyledi"Я думав, що це огидно, огидно." "А ти кажеш, що це абсолютно верхньої ----"
"Ben iğrenç, nefret düşündüm" Ama bunu kesinlikle üst ---- söyledi"Я думал, что это отвратительно, отвратительно." "Но ты сказал, что это абсолютно верхней ----"
"Ben iğrenç, nefret düşündüm" Ama bunu kesinlikle üst ---- söylediوقال "اعتقدت انها كريهة وبغيضة." "ولكن هل قال انه ---- الأعلى على الاطلاق"
"Ben iğrenç, nefret düşündüm" Ama bunu kesinlikle üst ---- söyledi"私は種類の何も言わなかった。
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidir50 dollártól drágább ételt neveznek nálunk mosléknak!
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidir우리 집에선 한끼에 5만원 넘는 뷔페가 더 민폐거든
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirDať za jeden obed 50 dolárov je pre moju rodinu nepríjemné.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirMeer dan 50 dollar voor een maaltijd is belachelijk bij ons thuis.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirMột bữa ăn quá $50 thì nó rất là điên khùng đối với tôi
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirObrok, ki stane več kot 50$ je neprijetnost v moji družini.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirO mancare care costa peste 50$ este prea mult pentru familia mea.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirÖver $50 för en måltid är ett elände i mitt hem.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirPlus de 50$ pour un repas est pénible chez moi.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirPřes $50 za jedno jídlo je obtížné u nás doma.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirSatu kali makan harganya $50 itu gila untuk keluargaku.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirSpendere più di 50 € per un pasto è un danno a casa mia
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirÜber 40 EUR für eine Mttagessen ist ein Ärgernis bei mir zu Hause.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirYli 40 euron lounas on riesa minun kodissani.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirΤο να δίνεις πάνω απο 50 $ για φαγητό στο σπίτι μου θεωρείται άθλιο.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirПовече от 50 $ за едно ядене е неуместно за моето семейство.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirЯ не могу обедать за 50,000 вон.
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirארוחה מעל 50דולר זה שטויות בבית שלי
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirوجبة بأكثر من 50 دولار هي مصدر إزعاج لعائلتي
Benim geldiğim yerde iğrenç olan şey bir öğüne 50 lira verilmesidirじゃあ、これからも こんなお粗末な お弁当を食べるつもり?
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Abbiamo dato ad alcune persone questa bevanda disgustosa che ha influenzato i loro livelli di triptofano.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Am dat subiecților această băutură cu gust oribil care le-a controlat nivelul de triptofan.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Annoimme ihmisille hirveältä maistuvaa juomaa, joka vaikutti heidän tryptofaanitasoihinsa.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Chúng tôi cho người ta món đồ uống kinh khủng ảnh hưởng đến mức trytophan của họ.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Dali jsme lidem tento příšerný nápoj, který u nich ovlivnil hladinu tryptofanu.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Ezzel a borzalmas ízű turmixal itattuk az embereket, ami hatással volt a triptofán szintjükre.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.저희는 사람들한테 맛없는 음료를 줬고 그게 트립토판의 양을 조절했을 뿐입니다.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Le dimos a la gente esta bebida con sabor horrible y afectaba sus niveles de triptófano.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Nous avons donné cette boisson affreuse aux sujets qui a affecté leurs niveaux de tryptophane.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Podawaliśmy badanym ten ohydny napój, który wpływał na poziom tryptofanu w ich organizmach.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Wij gaven mensen een walgelijk drankje dat hun tryptofaanniveau beïnvloedde.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Wir gaben Personen dieses grauenhaft schmeckende Getränk, das ihren Tryptophanspiegel beeinflusst hat.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Εμείς απλά δώσαμε ένα αηδιαστικό ποτό που επηρέασε τα επίπεδα θρυπτοφάνης.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Мы давали людям этот ужасный на вкус напиток, что влияло на их уровень триптофана.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.נתנו לאנשים משקה בטעם נורא שהשפיע על רמות הטריפטופן שלהם.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.فقط اعطينا الناس هذا الشراب كريه الطعم و الذي اثر على مستوى التربتوفان لديهم
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.ひどい味のドリンクを 飲ませただけですから しかし トリプトファンは チーズやチョコレートにも
Böyle iğrenç bir komployu nasıl kurabildiğini sordum.Azt kérdeztem, hogy miért tettél ilyen szörnyűséget?
Böyle iğrenç bir komployu nasıl kurabildiğini sordum.Σε ρώτησα πως μπόρεσες να επινοήσεις ένα τέτοιο τρομακτικό σχέδιο.
Böyle iğrenç bir komployu nasıl kurabildiğini sordum.اسأل لماذا قمت بشيء فضيع كهذا؟
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.Aj keď to môže byť trochu morbídna myšlienka, myslím, že má vážne dopady, ktoré sa oplatí preskúmať.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.Aunque esto pueda ser un poco morboso, creo que tiene implicaciones profundas que vale la pena explorar.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.Đó có thể là một ý nghĩ khá tối tăm, nhưng tôi cho rằng nó có một số ý nghĩa sâu xa đáng để khám phá.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.이게 약간 소름끼치는 생각일지도 모르지만 전 이게 연구해 볼 가치가 있는 심오한 뭔가가 있다고 생각합니다.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.Takie myślenie może się wydawać chore, ale rodzi to uzasadnione pytania warte odpowiedzi.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.To je morda malce morbidna misel, a mislim, da ima nekaj globljih pomenov, ki jih je vredno raziskati.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.Walau itu pemikiran yang agak menakutkan, saya pikir ada implikasi yang mendalam yang perlu ditelusuri.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.Хоча ця ідея видається ніби трохи нездоровою, я думаю є важливі моменти, над якими варто задуматись.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.בעוד שזו אולי מחשבה מעט מורבידית, אני חושב שיש לה השלכות משמעותיות שכדאי לחקור.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.وعلى الرغم من أن ذلك قد يكون فكرة رهيبة نوعا ما، أعتقد أن لها آثارا عميقة تستحق الإستكشاف.
Bu biraz iğrenç bir düşünce olsa da, içinde keşfedilmeye değer derin imalar barındırdığını düşünüyorum.これには検討に値する 実に深い意味があると思います デリック・K・ミラーが今年の始めに書いたブログの

İlgili Sayfalar