iğne ile cümle

iğne kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben bir yastık yapacağım ve onu köknar iğneleri ile dolduracağım.I'm going to make a cushion and fill it with fir needles.
Tom muhtemelen iğneleyici olacak.Tom is likely to be sarcastic.
Tom'un iğneleyici olup olmadığını merak ediyorum.I wonder whether Tom is being sarcastic.
Tom'un iğneleyici olduğundan şüpheleniyorum.I suspect Tom was just being sarcastic.
Sami zehirli iğneyle ölüme mahkum edildi.Sami was sentenced to die by lethal injection.
Sami cebinden bir iğne çıkardı.Sami pulled a needle out of his pocket.
Sami'nin iğnesi zehir içeriyordu.Sami's needle contained poison.
Sami, Leyla'nın iğnesinin içerdiğini bilmiyordu.Sami didn't know what Layla's needle contained.
Senin için iğneye iplik geçireyim.Let me thread the needle for you.
İğneleyici oluyorsun, değil mi?You're being sarcastic, aren't you?
Akreplerin kuyruklarının ucunda iğne vardır.A scorpion has a stinger at the end of its tail.
Bunu derinizin altına enjekte etmem için iğne kullanmam gerekiyor.I have to use a needle to inject this under your skin.
Damar yoluyla uyuşturucu kullanırken başkalarıyla ortak iğne kullanmış mıydınız?Have you ever shared needles when you used IV drugs?
Hemşire hastaya iğne yaptı.The nurse gave an injection to the patient.
Hayır doğrusu – bizim tek bir iğnemiz var ama Allah, onun iki tane!”No indeed – we have only a single sting but God, He has two!'"
Eğlence dışında, bu roller medikal bakım ve iğne işleriyle de uğraştılar.Aside from entertainment, these roles included medical care and needlework.
Adamın konuşması ise iğneleme ile içtenlik arasında gidip gelir.The Trainbearer and Confidante enter and whisper to her.
Aynı aletlerin bazıları iğne işinin farklı çeşitlerinde kullanılabilir.Some of the same tools may be used in several different varieties of needlework.
Poe'nun iğneleyici eleştirileri ona "tomahawk man" adının takılmasına neden olmuştur.Poe's caustic reviews earned him the reputation of being a "tomahawk man".
Akupunktur iğneleriyle dolaylı olarak kullanabilir veya hastanın cildine yakılabilmektedir.They can use it indirectly, with acupuncture needles, or burn it on the patient's skin.
İğne paylaşımından bulaşma riskinin sınırlı olduğu görülmektedir.The risk of transmission from sharing needles appears limited.
Yağışın fazla olduğu yerlerde iğne yapraklı ormanlar (Tayga) vardır.Indeed, the seeds germinate more readily in the presence of burned wood.
Bir multimedya sanatçısı, Amer iğne ile resmi birleştirerek yaptığı soyut tuvallerle tanınmaktadır.A multimedia artist, Amer is known for her abstract canvases that combine painting with needlework.
İğne: Güneş'te meydana gelen püskürtmelere verilen isim.Günəşli (as Güneşli) at GEOnet Names Server
Her gruba bir dikiş iğnesi ve iplik verilir.Over each heap a betel nut and a pice is placed.
Urt: Uzun iğne dişli kemirgenlerdir.Firm: A stronger sense of tannins.
Cinsel tacize karşı yürütülen kampanyanın sembol mor iğneydi.The goal was to sexually attack Sima.
Nemli iğne yaprakları ormanların kerpeteni, bambu çalılıklarını içerebilir.The understorey of moist conifer forests may contain thickets of bamboo.
Dağları iğne yapraklı ağaçların çoğunlukta olduğu geniş ormanlarla kaplıdır.The mountains are largely covered by subalpine coniferous forests.
Bu iğneyi, Finch'e FBI ile birlikte çalışması için sağlamaktadır.Audrey offers him a job with the FBI.
Onun dizilerinden biri iki motor arasındaki sırt iğnelerine eklemlenmiştir.One of its arrays is mounted in the dorsal sting between the two engines.
İğne yapraklı ağaçlar (Çam, ardıç vb.) yapraklarını dökmezler.Thereby creating no wood waste.
İğneleyici şarkı sözleriyle ve şarkılarına kendi politik yorumlarını katmasıyla ünlüdür.He is famous for his satirical songs and oblique yet incisive political commentary.
Bir gün anneleri iğne iplik almak için kızlarını kasabaya göndermiş.One day the widow sends her daughter to town to run some errands.
Daha sonra "İneada" adıyla bilinen yerleşimin ismi zamanla İğneada olmuştur.Another Spanish name in common use at the time was Entrada Nitinat.
İkincisi, bir iki enjeksiyon (iğne) ile işe yaramalıdır.The usual treatment is one or two injections.
Jet enjeksiyonu, iğne enjeksiyonuna kıyasla farklı insülin maksimum dozları ve etki süreleri vardı.Jet injection had different insulin delivery peaks and durations as compared to needle injection.
Bitki örtüsü olarak zengindir; iğne yapraklı orman ve çeşitli meyve ağaçları bol miktarda bulunur.The vegetation is cerrado forest, and there are many species of fruit trees.
Ve plasebo da en üst noktayı istiyorsanız iğne olmaya gidiyorsunuz.And if you want the ultimate in placebo, you've go to the needle.
Ve araştırmadan öğrendiğimize göre gerçeği istediğinizde iğneye gidiyorsunuz.And we know from that study that when you want reality, you go to the needle.
Bu 7 inçlik bir iğne ve çok çok keskin.This is a seven-inch hatpin.
Derimi delip geçeceğim ve bu iğneyi diğer taraftan çıkaracağım.I'm going to pierce my skin and run this needle through to the other side.
Normalde şu an iğneyi çıkarırdım.Normally now, I would take the needle out.
Şimdi, Steve, sen iğnenin nerede olduğunu biliyorsun, ama başkası bilmiyor?Now, Steve, you know where the spike is, but nobody else, does?
Pekala, şimdi sen iğnenin nerede olduğunu bilmiyorsun ve nerede olduğunu ben de bilmiyorum, tamam.Now you don't know where the spike is, and I don't know where it is either.
Şimdi, Steve, sence iğne burada mı?KB: Now, Steve, do you think it's here?
Sence iğne burada mı?OK.
Sence iğne sol elinin altında mı, yoksa sağ elinin altında mı? SJ:Do you think the spike is under your left or your right hand?
Dünyanın her yerinde milyonlarca küçük iğne görmek istiyoruz.As people pledge.
Diğer bir deyişle, samanlıkta iğne arıyoruz.In other words, we're looking for a needle in a haystack.
Ve buldukları zaman onları çıkarıp, kelebek gibi duvara iğneliyorlar.And when they find them they pull them out and they pin them to the wall like butterflies.
Mesela burada düşmüş ve sabit duran bir iğne tekrar kendi kendine yukarı çıkmaya başlamaz.If i were to drop a bunch of needles they would just fall.
Doğru ve saçında yeşim bir iğne var!That's right and has a jade pin in her hair!
Bir takım deli bilim adamları kolunuza bir iğne batıracak ve dört tüp kan alacaklar.Some mad scientist is going to jab your arm with a needle and take four tubes of blood.
Ve yanımda bir santrifüj makinası, kuru buz, iğneler ve tüpler götürdüm.And I took out a centrifuge and dry ice and needles and tubes.
Siteyi bulunduğu yere kilitlemek için iğneye, siteyi kaldırmak için 'X' düğmesine tıklayın.Click on the pushpin to lock the site into place, or the 'X' button to remove a site.
İğneyi bu şekilde tutman gerekiyor.This is how you hold the needle.
İğneyi ucundan tut.Grab the needle at the tip.
Acıyı sevmem, iğnelerle işim olmaz.I don't like pain. I don't do needles.
Bu kadar alaycı ve iğneleyici olmaktan nefret ediyorum ama gerçek bu.And I hate to be so ironic and sarcastic about it but it's the truth.
İlgili Sayfalar