İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Πίνουν το νερό που γνωρίζουν ότι είναι βρώμικο, προσβάλλονται από χολέρα, διάρροια, ίκτερο και πεθαίνουν.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Вони свідомо п'ють брудну воду, захворюють на холеру, діарею, дістають жовтуху і помирають.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Они пьют воду, зная, что она загрезнена, они заболевают холерой, диареей или желтухой и они умирают.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.Пият вода, за която знаят, че е мръсна, разболяват се от холера, получават диария, хващат жълтеница и умират.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.הם שותים מים שידוע שהם מלוכלכים, הם מקבלים כולרה, הם מקבלים שלשול, הם מקבלים צהבת והם מתים.
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.فهم يشربون الماء الذي يعلمون انه معدٍ ويصابون بالكوليرا والاسهال واليرقان ومن ثم يموتون
İçtikleri su kirli... ...bu nedenle de kolera, diyare ve sarılık oluyorlar... ...ve ölüyorlar.コレラに感染し、下痢をし、黄疸を発症し 命を落とします 政府はきれいな水を提供できていません
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Chúng tôi ngồi xuống uống nước, và mọi người đều im lặng.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Ci sedemmo e bevemmo un bicchier d'acqua, nessuno parlava.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Et nous nous sommes assis, nous avons bu un verre d'eau, et personne ne parlait.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.우리가 앉아서 목을 축이고 났는데 모두들 조용했어요.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Lalu kami duduk dan disuguhi air minum, lalu semua orang terdiam.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Sentámo-nos e bebemos água e todos estavam calados.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Şi ne-am aşezat şi am băut un pahar cu apă, şi toată lumea era tăcută.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Usiedliśmy, napiliśmy się wody, i wszyscy siedzieli cicho.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.We gingen zitten, namen een slok water en niemand zei iets.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Wir haben uns hingesetzt und Wasser getrunken und alle waren still.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Y nos sentamos y tomamos un vaso de agua, y todo el mundo estaba callado.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Мы сели за стол и выпили воды, всё было спокойно.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.Седнахме и пийнахме вода, всички мълчаха.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.התיישבנו, ושתינו מים וכולם היו שקטים.
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.ومن ثم جلسنا وشربنا الماء وكان كل شخص هادئ
Oturduk, bir su içtik, kimse konuşmuyor.皆黙りこくって そしたら 監督官が こう僕に言ったんだ
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Akkor kezditek mondani: Te elõtted ettünk és ittunk, és a mi utczáinkon tanítottál;
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Allora comincerete a dire: Abbiamo mangiato e bevuto in tua presenza e tu hai insegnato nelle nostre piazze
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Alors vous vous mettrez à dire: Nous avons mangé et bu devant toi, et tu as enseigné dans nos rues.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Da skal I begynne å si: Vi åt og drakk for dine øine, og du lærte på våre gater!
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.da skulle I begynde at sige: vi spiste og drak for dine Øjne, og du lærte på vore Gader,
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.então começareis a dizer: Comemos e bebemos na tua presença, e tu ensinaste nas nossas ruas;
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Entonces comenzaréis a decir: "Delante de ti hemos comido y bebido, y en nuestras plazas enseñaste.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.그 때에 너희가 말하되 우리는 주 앞에서 먹고 마셨으며 주는 또한 우리 길거리에서 가르치셨나이다 하나
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.'Maar we hebben samen met U gegeten en gedronken. U hebt in onze straten gesproken.'
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Och I skolen då säga: 'Vi hava ju ätit och druckit med dig, och du har undervisat på våra gator.'
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Silloin te rupeatte sanomaan: `Mehän söimme ja joimme sinun seurassasi, ja meidän kaduillamme sinä opetit`.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Tedaj začnete praviti: Jedli smo pred teboj in pili, in po ulicah naših si učil.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Tedy počnete říci: Jídali jsme a píjeli před tebou, a na ulicech našich jsi učil.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Tedy poczniecie mówić: Jadaliśmy przed tobą i pijali, i uczyłeś na ulicach naszych.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Vtedy začnete hovoriť: Jedávali sme pred tebou a pili, a na našich uliciach si učil.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.τοτε θελετε αρχισει να λεγητε Εφαγομεν εμπροσθεν σου και επιομεν, και εν ταις πλατειαις ημων εδιδαξας.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Тогава ще почнете да казвате: Ядохме и пихме пред Тебе; и в нашите улици Си поучавал.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.Тогда станете говорить: мы ели и пили пред Тобою, и на улицах наших учил Ты.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.тоді станете казати: Ми їли перед Тобою й пили, й по улицях наших навчав єси.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.אז תחלו לאמר אכלנו ושתינו לפניך וברחבותינו למדת׃
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.حينئذ تبتدئون تقولون اكلنا قدامك وشربنا وعلّمت في شوارعنا.
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.那 時 、 你 們 要 說 、 我 們 在 你 面 前 喫 過 喝 過 、 你 也 在 我 們 的 街 上 教 訓 過 人
‹‹O zaman, ‹Biz senin önünde yiyip içtik, sen de bizim sokaklarımızda öğrettin› demeye başlayacaksınız.那時 、 你 們要說 、 我們 在 你 面前 喫過 喝過 、 你 也 在 我 們 的 街上 教 訓過人
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Au urmat mult mai multe beri, iar apoi ziua s-a încheiat cu provocarea de a readuce mustaţa.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Entonces hubo muchas más cervezas y el día terminó con el reto para traer de vuelta el bigote.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Hodně se pak ještě pilo a celý den skončil s předsevzetím, že vrátíme kníru zašlou slávu.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.그러고 나서 맥주를 진탕 마시고
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Még sok sör elfogyott, majd a napot azzal a kihívással zártuk, hogy visszahozzuk a bajuszt.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Poi ci furono molte altre birre e la giornata finì con la sfida di far tornare di moda i baffi.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.(Risos) Logo houve muitas mais cervejas, e o dia acabou com o desafio de trazer o bigode de volta.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Så derefter var der mange flere øl, og så sluttede dagen med en udfordring om at bringe overskægget tilbage.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Samozrejme, pilo sa ďalej a ten deň sme ukončili s tým, že vrátime fúzy opäť do módy.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Vervolgens veel meer biertjes, en op het einde van de dag was de uitdaging: breng de snor terug.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Wypiliśmy jeszcze wiele piw i zakończyliśmy dzień rzucając wyzwanie, by przywrócić wąsy.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Μετά ήπιαμε πολλές ακόμα μπύρες και η ημέρα έκλεισε με την πρόκληση να επαναφέρουμε το μουστάκι.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Було випито набагато більше пива, а потім день закінчився проектом повернення вусів.
Sonrasında daha fazla bira içtik ve günün sonuna bıyığı geri getirmeye meydan okuyarak geldik.Мы выпили ещё немало пива, и день закончился тем, что мы возложили на себя задачу вернуть в моду усы.