içti ile cümle
içti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.Le roi fut attristé; mais, à cause de ses serments et des convives, il ne voulut pas lui faire un refus.
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.Om end Kongen blev meget bedrøvet, vilde han dog for Edernes og Gæsternes Skyld ikke afvise hende:
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.Vua lấy làm buồn rầu lắm; nhưng vì cớ lời thề mình và khách dự yến, thì không muốn từ chối nàng.
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.Vua lấy_làm buồn_rầu lắm ; nhưng vì cớ lời thề mình và khách dự yến , thì không muốn từ_chối nàng .
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.И царят се наскърби много; но пак, заради клетвите си и заради седящите с него, не иска да й откаже.
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.І зажурившись вельми цар, та задля клятьби й задля тих, що з ним сиділи, не хотів їй відмовити.
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.Царь опечалился, но ради клятвы и возлежавших с нимне захотел отказать ей.
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.ויתעצב המלך מאד אך בעבור השבועה והמסבים עמו לא רצה להשיב פניה׃
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.فحزن الملك جدا. ولاجل الاقسام والمتكئين لم يرد ان يردها.
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.王 就 甚 憂 愁 . 但 因 他 所 起 的 誓 、 又 因 同 席 的 人 、 就 不 肯 推 辭
Kral buna çok üzüldüyse de, konuklarının önünde içtiği anttan ötürü kızı reddetmek istemedi.王 就 甚 憂愁 . 但 因 他 所 起 的 誓 、 又 因 同席 的 人 、 就 不 肯 推辭
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Eu digo: Observa o mandamento do rei, e isso por causa do juramento a Deus.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Eu îţi spun: ,,Păzeşte poruncile împăratului, din pricina jurămîntului, făcut înaintea lui Dumnezeu.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Gehoorzaam de koning zoals u hebt gezworen te doen.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Guarda el mandato del rey, digo yo; y a causa del juramento hecho a Dios
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Halte das Wort des Königs und den Eid Gottes.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Hold en Konges Bud! Men drejer det sig om en Gudsed, så forhast dig ikke.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Jać radzę, abyś wyroku królewskiego przestrzegał a wszakże według przysięgi Bożej.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Jag säger er: Akta på konungens bud, ja, gör det för den eds skull som du har svurit vid Gud.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Ja ti radím: Ostríhaj slovo kráľovo, a to pre prísahu Božiu.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Jáť radím: Výpovědi královské ostříhej, a však podlé přísahy Boží.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Jaz ti svetujem: Ukaz kraljev spoštuj, in to z ozirom na prisego Božjo.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Jeg sier: Akt på kongens bud, og det for den eds skyld som du har svoret ved Gud!
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Je te dis: Observe les ordres du roi, et cela à cause du serment fait à Dieu.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.내가 권하노니 왕의 명령을 지키라 이미 하나님을 가리켜 맹세하였음이니라
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Minä sanon: Ota vaari kuninkaan käskystä, varsinkin Jumalan kautta vannotun valan tähden.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.[mondom,] hogy a királynak parancsolatját meg kell õrizni, és pedig az Istenre való esküvés miatt.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Osserva gli ordini del re e, a causa del giuramento fatto a Dio
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Patuhlah jika raja memberi perintah, dan jangan membuat janji gegabah kepada Allah
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Ta khuyên rằng : Vì cớ lời thề cùng Ðức_Chúa_Trời , khá gìn_giữ mạng vua .
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Ta khuyên rằng: Vì cớ lời thề cùng Ðức Chúa Trời, khá gìn giữ mạng vua.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Εγω σε συμβουλευω να φυλαττης την προσταγην του βασιλεως, και δια τον ορκον του Θεου.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Аз те съветвам да пазиш царевата заповед, А най-вече заради клетвата пред Бога.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.Я говорю : слово царское храни, и это ради клятвы пред Богом.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.אני פי מלך שמור ועל דברת שבועת אלהים׃
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.انا اقول احفظ امر الملك وذلك بسبب يمين الله.
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.我 勸 你 遵 守 王 的 命 令 . 既 指 神 起 誓 、 理 當 如 此
Kralın buyruğuna uy, diyorum. Çünkü Tanrının önünde ant içtin.我 勸 你 遵守 王 的 命令 . 既 指 神 起誓 、 理當 如此
Kral, Saul oğlu Yonatanla RABbin önünde içtiği anttan ötürü, Yonatan oğlu Mefiboşeti esirgedi.Hij spaarde Jonathans zoon Mefiboseth, die een kleinzoon van Saul was, wegens de eed tussen hem en Jonathan.
Kral, Saul oğlu Yonatanla RABbin önünde içtiği anttan ötürü, Yonatan oğlu Mefiboşeti esirgedi.그러나 다윗과 사울의 아들 요나단 사이에 서로 여호와를 가리켜 맹세한 것이 있으므로 왕이 사울의 손자 요나단의 아들 므비보셋은 아끼고
Kral, Saul oğlu Yonatanla RABbin önünde içtiği anttan ötürü, Yonatan oğlu Mefiboşeti esirgedi.ויחמל המלך על מפיבשת בן יהונתן בן שאול על שבעת יהוה אשר בינתם בין דוד ובין יהונתן בן שאול׃
Kral, Saul oğlu Yonatanla RABbin önünde içtiği anttan ötürü, Yonatan oğlu Mefiboşeti esirgedi.واشفق الملك على مفيبوشث بن يوناثان بن شاول من اجل يمين الرب التي بينهما بين داود ويوناثان بن شاول.
Kral, Saul oğlu Yonatanla RABbin önünde içtiği anttan ötürü, Yonatan oğlu Mefiboşeti esirgedi.王 因 為 曾 與 掃 羅 的 兒 子 約 拿 單 指 著 耶 和 華 起 誓 結 盟 、 就 愛 惜 掃 羅 的 孫 子 、 約 拿 單 的 兒 子 米 非 波 設 、 不 交 出 來
Kral, Saul oğlu Yonatanla RABbin önünde içtiği anttan ötürü, Yonatan oğlu Mefiboşeti esirgedi.王 因 為曾與掃羅 的 兒子約 拿 單 指著 耶和華 起誓 結盟 、 就 愛惜 掃羅 的 孫子 、 約拿單 的 兒子 米 非 波設 、 不 交出來
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Am săpat izvoare, şi am băut din apele lor, şi cu talpa picioarelor mele voi seca toate rîurile Egiptului.``
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Én ástam és vizet ittam, és kiszáraztom lábam talpával Égyiptom minden folyóit.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Eu cavei, e bebi as águas; e com as plantas de meus pés sequei todos os rios do Egito.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Fremmed Vand grov jeg ud, og jeg drak det, tørskoet skred jeg over Ægyptens Strømme!"
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ich habe gegraben und getrunken die Wasser und werde mit meinen Fußsohlen austrocknen alle Flüsse Ägyptens."
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.jag grävde brunnar och drack ut vatten, och med min fot uttorkade jag alla Egyptens strömmar.'
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Já jsem vykopal a pil vody; nebo jsem vysušil nohama svýma všecky potoky míst obležených.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Jam wykopał źródła i piłem wody, a wysuszyłem stopami nóg moich wszystkie potoki miejsc oblężonych.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ja som vykopal a pil cudzie vody a vysuším spodkom svojich nôh všetky toky Egypta.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Jaz sem kopal vodnjake in izpil vode, in s stopalom nog svojih hočem posušiti vse reke v Egiptu.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.jeg gravde brønner og drakk av dem, og jeg tørker ut alle Egyptens strømmer med mine fotsåler.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.내가 우물을 파서 물을 마셨으니 나의 발바닥으로 애굽의 모든 하수를 밟아 말리리라 하였도다
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.minä kaivoin kaivoja ja join kuiviin vedet, ja jalkapohjallani minä kuivasin kaikki Egyptin virrat`.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ta đã đào đất và uống nước ; dùng bàn chơn làm cho cạn mọi sông Ê - díp-tô .
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Ta đã đào đất và uống nước; dùng bàn chơn làm cho cạn mọi sông Ê-díp-tô.
Kuyular kazdım, sular içtim, Mısırın bütün ırmaklarını ayağımın tabanıyla kuruttum, dedin.Yo cavé y bebí aguas extranjeras, y con las plantas de mis pies hice secar todas las corrientes de Egipto
İlgili Sayfalar