içtenlikle ile cümle
içtenlikle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Sadece içtenlikle正直に接するのが一番いいんですよって
Seçtiğiniz alanlarda başarılı olmanızı... ...içtenlikle ümit ediyorum.Je vous souhaite à tous une bonne santé et de grands succès dans vos professions.
Sevdiklerini kaybeden herkese içtenlikle başsağlığı diliyorum.Sinceras condolencias a quienes perdieron seres queridos.
Sevdiklerini kaybeden herkese içtenlikle başsağlığı diliyorum.Sincères condoléances à ceux qui ont perdu leurs proches.
Sevdiklerini kaybeden herkese içtenlikle başsağlığı diliyorum.Искренние соболезнования тем, кто потерял близких и любимых.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Ærlige og opriktige er mine ord, og hvad jeg vet, skal mine leber uttale likefrem.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.As minhas palavras declaram a integridade do meu coração, e os meus lábios falam com sinceridade o que sabem.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.az szívbõl [származnak] beszédeim, tiszta tudományt hirdetnek ajkaim.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Besede moje bodo izrekale srca mojega poštenost, in kar vedo ustne moje, čisto povedo.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Các lời tôi nói sẽ chiếu theo sự chánh trực của lòng tôi ; Ðiều tôi biết lưỡi tôi sẽ nói cách thành_thực .
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Các lời tôi nói sẽ chiếu theo sự chánh trực của lòng tôi; Ðiều tôi biết lưỡi tôi sẽ nói cách thành thực.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.C`est avec droiture de coeur que je vais parler, C`est la vérité pure qu`exprimeront mes lèvres:
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Cu curăţie de inimă voi vorbi, buzele mele vor spune adevărul curat:
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Dengan tulus hati aku berbicara; yang kukatakan adalah yang sebenarnya
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Ik zal in alle oprechtheid de waarheid spreken.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Il mio cuore dirà sagge parole e le mie labbra parleranno chiaramente
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.내 말이 내 마음의 정직함을 나타내고 내 입술이 아는 바를 진실히 말하리라
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Mein Herz soll recht reden, und meine Lippen sollen den reinen Verstand sagen.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.mine Ord er talt af oprigtigt Hjerte, mine Læber fører lutret Tale.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Mis dichos declaran mi rectitud de corazón; lo que mis labios saben lo dicen con sinceridad
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Moje slová budú úprimnosťou môjho srdca, a čo do známosti mojich rtov, budú hovoriť čiste.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Szczerością serca mego będą słowa moje, a czyste zdania wargi moje mówić będą.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Upřímost srdce mého a umění vynesou rtové moji.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Ur ett redbart hjärta framgår mitt tal, och vad mina läppar förstå säga de ärligt ut.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Vilpittömästä sydämestä lähtevät sanani; mitä tietävät, sen huuleni suoraan sanovat.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Думите ми ще бъдат според правотата на сърцето ми, И устните ми ще произнесат чист разум.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.Слова мои от искренности моего сердца, и уста мои произнесут знание чистое.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.ישר לבי אמרי ודעת שפתי ברור מללו׃
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.استقامة قلبي كلامي ومعرفة شفتيّ هما تنطقان بها خالصة.
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.我 的 言 語 、 要 發 明 心 中 所 存 的 正 直 . 我 所 知 道 的 、 我 嘴 唇 要 誠 實 的 說 出
Sözlerim temiz bir yürekten çıkıyor, Dudaklarım bildiklerini içtenlikle söylüyor.我的 言語 、 要 發明 心中 所 存 的 正直 . 我 所 知道 的 、 我 嘴唇 要 誠實 的 說出
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Albowiem nie mam nikogo w umyśle jemu równego, który by się uprzejmie o rzeczy wasze starać chciał;
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Car je n`ai personne ici qui partage mes sentiments, pour prendre sincèrement à coeur votre situation;
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Denn ich habe keinen, der so gar meines Sinnes sei, der so herzlich für euch sorgt.
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Er is niemand die zo met mij meevoelt als Timotheüs; niemand wie uw wel en wee zo ter harte gaat.
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.For jeg har ingen likesinnet, som opriktig kan ha omsorg for eder;
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Hanya Timotiuslah satu-satunya orang yang sejiwa dengan saya, dan sungguh-sungguh memikirkan kebahagiaanmu
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Infatti, non ho nessuno d'animo uguale al suo e che sappia occuparsi così di cuore delle cose vostre
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.이는 뜻을 같이 하여 너희 사정을 진실히 생각할 자가 이 밖에 내게 없음이라
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Lebo nemám nikoho rovnosmýšľajúceho, ktorý by sa verne a úprimne staral o vaše.
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Mert nincsen velem senki hozzá hasonló indulatú, a ki igazán szívén viselné dolgaitokat.
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Nebo žádného tak jednomyslného nemám, kterýž by tak vlastně o vaše věci pečoval.
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Nikogar namreč nimam enakega mišljenja, ki bo pošteno skrbel za vaše zadeve;
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Porque nenhum outro tenho de igual sentimento, que sinceramente cuide do vosso bem-estar.
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.pues no tengo a nadie que se interese por vosotros con tanto ánimo y sinceridad
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Sillä minulla ei ole ketään samanmielistä, joka vilpittömästi huolehtisi teidän tilastanne;
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Thật vậy , tôi không có ai như người đồng_tình với tôi để thật lòng lo về việc anh_em :
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Thật vậy, tôi không có ai như người đồng tình với tôi để thật lòng lo về việc anh em:
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Thi jeg har ingen ligesindet, der så oprigtig vil have Omsorg for, hvorledes det går eder;
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Ty jag har ingen av samma sinne som han, ingen som av så uppriktigt hjärta kommer att hava omsorg om eder.
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.διοτι δεν εχω ουδενα ισοψυχον, οστις να μεριμνηση γνησιως περι της καταστασεως σας
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Затова и по-скоро го изпратих, та да го видите, да се зарадвате пак, и аз да бъда по-малко скръбен;
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Ибо я не имею никого равно усердного, кто бы столь искренно заботился о вас,
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.Нікого бо не маю рівного (йому) душею, щоб (так) щиро дбав про вас.
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.כי זולתו אין אתי איש כלבבי אשר בלב שלם ידאג לכם׃
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.لان ليس لي احد آخر نظير نفسي يهتم باحوالكم بإخلاص.
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.因 為 我 沒 有 別 人 與 我 同 心 、 實 在 罣 念 你 們 的 事
Timoteos gibi düşünen, durumunuzla içtenlikle ilgilenecek başka kimsem yok.因為 我 沒有別人與 我 同心 、 實 在 罣念 你 們的事
Yani, bunu içtenlikle söylüyorum.E dico sul serio, quando dico ...
Yani, bunu içtenlikle söylüyorum.나도 진심이야