Ana içeriğe geç
Sözlük

içsel ile cümle

içsel kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
İşlemezler. Bir özgürlük olmalı. İçsel bir güç olmalı, bir berraklık, bir bilgelik - bütün bunların hepsi.わかりますか?
Karanlık ve aydınlık, dışsal ve içsel olana ilişkin düşündürüyor.Je zajímavé přemýšlet o tmě a světlu a vnějším a vnitřním.
Karanlık ve aydınlık, dışsal ve içsel olana ilişkin düşündürüyor.Взгляните (Ж1) на эти яркие контрасты между светом и тенью, внутренним (Ж1) и внешним.
Karanlık ve aydınlık, dışsal ve içsel olana ilişkin düşündürüyor.Интересно е да си мислиш за тъмно и светло, за вътрешно и външно.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Arra a területre "gyúrnak", amelyik a saját endogén opiátjaikat szabadítja fel.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.De lærer at træne det system, som frigiver deres egne smertestillende stoffer.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.De lär sig att öva detta system som släpper ut deras egna hormonbaserade opiater.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Ei învață cum să se folosească de acest sistem care eliberează opiatele endogene.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Está a aprender a guiar esse sistema que liberta o seu opiáceo endógeno.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Están aprendiendo a flexionar este sistema que libera sus propios opiáceos endógenos.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Họ tập co dãn hệ thống tiết ra chất xoa dịu từ bên trong.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.내생적 진정제를 생성하는 체내 시스템을 조절하는 것입니다.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Mereka belajar untuk menggerakkan sistem ini yang melepaskan opiat-opiat endogen mereka sendiri.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Sie lernen den Ablauf zu beugen, der ihre eigenen endogenen Opiate freisetzt.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Stanno imparando a modellare questo sistema che rilascia i loro oppioidi endogeni.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Učí sa, ako prinútiť tento systém, aby vylúčil vlastné vnútrotelové lieky proti bolesti.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Učí se procvičit systém, který vypouští jejich vlastní vnitřní opiáty.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Uczą się jak uruchomić system uwalniania własnych wewnętrznych opiatów.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Ze leren het systeem aan te spannen waardoor hun endogene opiaten vrijkomen.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Μαθαίνουν να ενεργοποιούν το σύστημα που εκρίνει τα ενδογενή οπιούχα.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Вони вчаться змінювати цю систему для вивільнення власних внутрішніх опіатів.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Научават се да задействат тази система, която отделя техните собствени ендогенни опиати.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.Они учатся изменять ту систему, которая высвобождает их собственные внутренние опиаты.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.הם לומדים להפעיל את המערכת שמשחררת את האופיאטים האנדוגניים שלהם.
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.يتعلمون تمرين هذا النظام الذي يطلق المواد الأفيونية الخاصة بهم
Kendi içsel (endojen) uyuşturucularını salgılayan sistemi esnetmeyi öğreniyorlar.それと同時に 左上に表示されるのは
Kendi içselliğimi geliştirerekBằng việc nuôi dưỡng nội tâm của tôi.
Kendi içselliğimi geliştirerekColtivando la mia interiorità.
Kendi içselliğimi geliştirerekCultivando nuestra interioridad.
Kendi içselliğimi geliştirerekDoor mijn eigen innerlijkheid te cultiveren.
Kendi içselliğimi geliştirerekEn cultivant ma propre intériorité.
Kendi içselliğimi geliştirerekIndem ich meine eigene Einwärtigkeit kultiviere.
Kendi içselliğimi geliştirerekKultivováním svého vlastního nitra.
Kendi içselliğimi geliştirerekPrin cultivarea propriei introspecții.
Kendi içselliğimi geliştirerekRozwijając własną duchowość.
Kendi içselliğimi geliştirerekΚαλλιεργώντας την δική μου εσωτερικότητα.
Kendi içselliğimi geliştirerekЧрез култивирането на моята вътрешност.
Kıskançlığa kıyasla sevinç. Yoğun doyumsuzluk ve takıntıya karşılık bir çeşit içsel özgürlük hissi.Radost postavit proti žárlivosti, vnímání vnitřní svobody proti silné lakotě a posedlosti,
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Dla ogromnej większości praktykujących muzułmanów, dżihad jest wewnętrzną walką za wiarę.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Đối với đại đa số các tín đồ Hồi Giáo, Thánh chiến là một cuộc nội chiến vì niềm tin.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.För majoriteten av utövande muslimer, är jihad en inre kamp för tron.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Für den größten Teil der praktizierenden Muslime bedeutet Dschihad ein innerer Kampf um den Glauben.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.대다수의 이슬람 교도들에게 지하드는 신념을 위한 내적 투쟁입니다
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.le djihad est une lutte interne pour la foi.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Para la gran mayoría de los musulmanes practicantes,
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Pentru marea majoritate a musulmanilor practicanți, juhadul e o luptă internă pentru credință.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Per la maggior parte dei musulmani praticanti, jihad equivale a una lotta interna per la fede.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Pro rozsáhlou většinu praktikujících muslimů je džihád vnitřním bojem za jejich víru.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Voor verreweg de meeste praktiserende moslims staat jihad voor een innerlijke geloofsstrijd.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Για την συντριπτική πλειοψηφία των Μουσουλμάνων, η τζιχάντ αποτελεί μια εσωτερική μάχη για την πίστη.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.Для подавляющего большинства практикующих мусульман джихад — это душевная борьба за веру.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.За повечето от практикуващите мюсюлмани, джихад се нарича вътрешната борба за вярата.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.עבור רוב המכריע של המוסלמים, הג'יהאד הוא מאבק פנימי למען האמונה.
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.بالنسبة للغالبية العظمى من المسلمين المتدينين، الجهاد هو نضال داخلى للإيمان
Müslümanların büyük çoğunluğu için cihad, inanç için içsel bir mücadeledir.ジハードとは信仰上の内面的苦闘を意味します それは個人の内面で起こる闘い 悪、罪、誘惑、欲望、貪欲に対する苦闘です
Mutluluğumuzun gerçek kaynağı zihinsel veya içsel huzurumuzdur.שלוות הנפש או השלום הפנימי שלנו הם מקור אמיתי לאושר,
Nasıl bir içsel değer taşıyabilir ki?Jaka może być ich realna wartość?
Nasıl bir içsel değer taşıyabilir ki?Jakou to může mít skutečnou hodnotu?
Nasıl bir içsel değer taşıyabilir ki?Яку цінність вони матимуть?
Ne de olsa, Bitcoin sadece bir sayı dizisi, Nasıl bir içsel değer taşıyabilir ki?After all, a bitcoin is just a bunch of numbers, what intrinsic value would it conceivably have?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod