içmiş ile cümle
içmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Zaten kahve içmiştim.I've had coffee already.
Gerçeği söylemek gerekirse, biraz bira içmiştim.To tell the truth, I had drunk a little beer.
O, dün gece çok fazla içmiş olmalı.He must have drunk too much last night.
O solgun görünüyor. O dün gece çok içmiş olmalı.He looks pale. He must have drunk too much last night.
Arkadaşlarım sarhoş olana kadar içmişti ki onları eve götürmek zorunda kaldım.My friends were so boozed up that I had to drive them home.
O iyi görünmüyor. Dün gece çok içmiş olmalı.He doesn't look well. Probably drank too much last night.
Tom'un ne kadar içmiş olduğunu bilmiyordu.Tom didn't know how much he had drunk.
Tom çok fazla kahve içmişti bu yüzden uyuyamadı.Tom had drunk too much coffee so he couldn't sleep.
Baba, içki içmişsin gibi kokuyorsun.Daddy, you smell like you've been drinking.
Biri burada sigara içmiş gibi görünüyor.It seems that someone has smoked in here.
Tom dün gece çok içmiş olmalı.Tom must have drunk too much last night.
Dün gece çok fazla içmiş olabilirim.I might've had too much to drink last night.
Dün gece haddinden fazla içmişim.I drank way too much last night.
Bir daha irtibata geçmemek üzere ant içmiştik.We had taken an oath not to contact one another again.
Biri biramı içmiş.Someone drank my beer.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.One of the soldiers was obviously drunk.
Dövülmüş, içmiş, aciz bir şekilde geri geldin.You come back beaten up, drunk, acting like a wimp.
Bütün öğleden sonra durmadan içmiş olmasına rağmen, hala solgundu.Despite drinking steadily all afternoon, he was still pale.
Sadece bir kokteyl içmişti.He just had the one cocktail.
Kardeşim çok içmiş, boşverin !My brother's drunk, say no more.
Çok içmişim."I was so wasted."
Geç olmuştu, bayağı da içmiştik,And it was late in the evening. We'd had a lot to drink.
Bu yüzden oraya Beer-Şeva adı verildi. Çünkü ikisi orada ant içmişlerdi.Therefore he called that place Beersheba, because they both swore there.
Gök üzerine ant içen, Tanrının tahtı ve tahtta oturanın üzerine ant içmiş olur.He who swears by heaven, swears by the throne of God, and by him who sits on it.
Bunların üçte biri ilk sigarasını on yaşında içmiş."A third of them had their first cigarette at the age of ten," she said.
Et yemiş ve kanını içmiş olan - kutlamacılar, Dionysos tarafından ele geçirilirdi.Having symbolically eaten his body and drunk his blood, the celebrants became possessed by Dionysus.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.Er habe einen Mann kommen hören, der betrunken war.
Burada süt içmişlerdir.Dort würden sie Milch trinken können.
Yere dökülen çayı içmiştir.Sie kommt aber beispielsweise auf den Boden um zu trinken.
Aşiretler 30,000 kişilik bir güç oluşturmuş ve radikal örgütleri bölgeden atmaya and içmişlerdir.Es wurde von mehr als 830.000 Menschen unterzeichnet und führte auch tatsächlich zum Rundfunkgesetz.
Amcamı aramak için dışarı çıkacağım, o biraz içmiş bu yüzden onu arabayla alıp eve geri getireceğim.Je vais sortir chercher mon oncle, il a un peu bu, donc je vais prendre la voiture à sa place pour le ramener.
Burada süt içmişlerdir.Paul boit du lait.
Li Po sandaldaydı, yeterince içmişti.Mark si addormenta su una poltrona di Laura, ha bevuto un po' troppo.
Burada süt içmişlerdir.Молоко не пьют.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.Люди были в пьяном состоянии.
Burada süt içmişlerdir.وشرب الطفل اللبن.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.Nós dois tínhamos bebido um pouco.
Felsefe Taşı kitabında Voldemort bir Unikorn öldürmüştür ve kanını içmiştir.No primeiro livro, Voldemort estava atacando e bebendo o sangue de unicórnios.
Bunun üzerine yılanı getirtirir (önceden tiryakı içmiştir) ve sol elinin orta parmağını ısırttırır.Porém, ele erra o alvo e acerta sua pata em cheio no rosto de seu dono, que fica marcado com a tinta.
Hacer, çıkan suyun etrafını çevirip biriktirmiş, bu sudan kırbasını doldurmuş, kendisi de içmiştir.E mandou que os troncos fossem removidos e lançados na água, ou no meio da mata, e assim foi feito.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.Hij deed alsof hij dronken was.
Bunun üzerine yılanı getirtirir (önceden tiryakı içmiştir) ve sol elinin orta parmağını ısırttırır.De haan drukt dan zijn cloaca iets naar buiten en spuit de zaadcellen in de hen.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.Andres undrar om han är full.
Li Po sandaldaydı, yeterince içmişti.Hugh Priest sitter i en bar och har druckit alldeles för mycket.
Burada süt içmişlerdir.Молоко не п'ють.
Bunların 90 tanesini geri dönmeyip şehadet şerbetini içmiştir.Nastoupil v 90 utkáních, neskóroval.
Burada süt içmişlerdir.Pijí se bez mléka.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.Její manžel je opilec.
Aşiretler 30,000 kişilik bir güç oluşturmuş ve radikal örgütleri bölgeden atmaya and içmişlerdir.A Batthyány-kormány 40 ezer katonát ígért, de a radikális ellenzék feszegette az ügyet.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.Minun oli jano, ja te annoitte minulle juotavaa.
Li Po sandaldaydı, yeterince içmişti.En aften efter et foredrag var han på kro og havde drukket for meget.
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.Etter at han hadde drukket et døde han.
The Alamo filminin çekiminde Wayne, günde 5 paket sigara içmiştir.Det norske nettstedet CINERAMA gav filmen terningkast fem i 2000.
Burada süt içmişlerdir.Dia selalu minum susu.
ABD'de 65-75 yaşları arasında geçmişte sigara içmiş erkeklerin ultrasonla taramadan geçmesi önerilir.Tại Hoa Kỳ, nam giới có hút thuốc trong độ tuổi 65 – 75 được đề nghị tầm soát bằng siêu âm.
The Alamo filminin çekiminde Wayne, günde 5 paket sigara içmiştir.Trong thời gian quay phim, Vivien Leigh hút bốn gói thuốc lá một ngày.
Ama ilk vampire dönüştüğü gece bütün ailesini kendisi öldürüp kanlarını içmiştir.Anh dự định sẽ chết cùng với cô bằng cách uống tất cả máu của Saya.
ABD'de 65-75 yaşları arasında geçmişte sigara içmiş erkeklerin ultrasonla taramadan geçmesi önerilir.アメリカでは、喫煙歴のある65~75歳の男性に超音波によるスクリーニングが推奨されていて、 イギリスでは、65歳以上のすべての男性にスクリーニングが推奨されている。
Yere dökülen çayı içmiştir.地球のお茶を愛飲している。
Bir adam içki içmiş sarhoş olmuştu.一喝醉就會哭。