içmeye ile cümle

içmeye kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hastanın işlem başlamadan 2 saat öncesinde yeme-içmeye son vermesi gerekir.この薬は、食事の2時間以上前一時間以上後に飲むべきである。
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.また、禁煙した人は、タバコを全く吸わない人より有病率は高い。
Yemek yemiyor, sadece içmeye devam ediyordu.食事は一切摂らず、酒だけを飲む。
Holden bu sırada içki içmeye başlar.ドレビンが愛飲している。
Görüp konuştuğu insanlar buraya bira içmeye gelen bu insanlardır.せっかく来たのだからと、女性が出したビールを飲む三人。
Adapa şöyle yanıtlar: "Bir başkası yemeyeceksin, içmeyeceksin, dedi".漢曰:「酒可飲,金不可受也。
Hiç şarap ve içki içmeyecek; daha annesinin rahmindeyken Kutsal Ruh’la dolacak.英作覺得長子不盡為人妻子、母親的責任而不悅,常常到幸樂飲酒澆愁。
1) Süt içmeye iştahlı olan erkek.是名超愛喝酒的人。
Yani sigara içenlerin akciğer kanseri geliştirme olasılığı, içmeyenlerin 20 katıdır.換言之,抽菸者得癌症的機率是非抽菸者的20倍。
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.吸菸者罹患克隆氏症的機率是沒吸菸者的兩倍。
Sam sigara içmeye alış.(我去借支煙。
Sigara içmeyerek ve diğer akciğeri tahriş edici maddelerden kaçınarak önlenebilir.흡연을 피하고 다른 폐 자극제를 피하는 것이 예방의 방법이다.
Holden bu sırada içki içmeye başlar.당시 알토넨은 술을 마시고 있었다고 한다.
Sam sigara içmeye alış.담배를 피우지 마십시오.
Ayrıca Scotch viski içmeye bayılır ve fakat işe çıkacak ise Perrier içmeyi tercih eder.또한 버번(bourbon)·위스키같은 독한 술을 좋아해서, 술을 마시면 기억이 나는 것 같다.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.כאשר שקע במצב זה הפסיק לראות את האנשים סביבו ולא היה מסוגל לאכול ולשתות.
Yani sigara içenlerin akciğer kanseri geliştirme olasılığı, içmeyenlerin 20 katıdır.עישון נמצא כי מעלה את הסיכוי למוות מסרטן הגרון פי 20 ביחס לאנשים שאינם מעשנים.
Adenokarsinom: Kadınlarda ve sigara içmeyenlerde daha sık görülen tiptir.זוהי הקרצינומה השכיחה ביותר אצל נשים ואצל אנשים שאינם מעשנים.
Yemek yemiyor, sadece içmeye devam ediyordu.הוא אכל רק לחם ושתה רק מים.
Büyük günden 2 gece önce sahilde bir bira içmeye karar verirler.ויצאה והתייצבה מול בירות בטווח האופק למשך שלושה שבועות.
O, sigara içmeyen biri.הוא אדם שאינו מעשן.
O, sigara içmeyen biri.הוא לא-מעשן.
Holden bu sırada içki içmeye başlar.Хиндли започва да пие.
Daha sonra çok içki içmeye başladı ve 1984 Mayıs ayında öldü.Той става алкохолик и през май 1984 г. е намерен убит.
Sigara içenlerin içmeyenlere oranla yakalanma riski iki kat daha yüksektir.Тютюнопушещите са около два пъти по-рискови за заразяване в сравнение от непушачите.
Yemek yemiyor, sadece içmeye devam ediyordu.Не е ял, нито е пил, а само така е изглеждало.
Sam sigara içmeye alış.Тютюнът принадлежи към сем.
Sadece bara içki içmeye geliyorlar.Занимава се с търговия с алкохолни напитки.
Peter bunun üzerine son bir bira daha içmeye karar verir ve içtiği biranın içinden ödül çıkar.Pričekajte petnaestak sekundi i ponovo pokušajte odrediti okus piva nakon gutljaja.
Sam sigara içmeye alış.Vo voľnom čase i fajčí.
Virginia'nın hastalığının stresi nedeniyle Poe daha da fazla içki içmeye başladı.Dėl Virdžinijos ligos Po ėmė dar daugiau gerti.
Ayrıca sigara içenlerin akciğerleri içmeyenlere göre daha siyahtır.Rūkančiųjų mirtingumas nuo plaučių ligų yra didesnis nei nerūkančiųjų.
O her zaman sigara içmeye devam etti.Ji visą laiką nenustojo rūkyti.
Tom hemen hemen her gece içmeye gitti.Tomas beveik kiekvieną naktį ėjo gerti.
Ancak, içmeye devam ediyoruz.E ancora, continuiamo a bere.
Ancak, içmeye devam ediyoruz.e mesmo assim, continuamos bebendo.
Ancak, içmeye devam ediyoruz.Et pourtant, nous continuons de boire.
Ancak, içmeye devam ediyoruz.Namun, kita terus minum.
Ancak, içmeye devam ediyoruz.Trotzdem trinken wir einfach weiter.
Ancak, içmeye devam ediyoruz.Y aún así, seguimos bebiendo.
Ancak, içmeye devam ediyoruz.И въпреки това продължаваме да пием.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.네가 포도원을 심고 다스릴찌라도 벌레가 먹으므로 포도를 따지 못하고 포도주를 마시지 못할 것이며
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Ngươi trồng nho , song không được uống rượu và không gặt_hái chi hết , vì sâu_bọ sẽ ăn phá đi .
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Ngươi trồng nho, song không được uống rượu và không gặt hái chi hết, vì sâu bọ sẽ ăn phá đi.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.õlõket ültetsz és míveled [azokat], de bort nem iszol, meg sem szeded, mert elemészti azokat a féreg.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Pianterai vigne e le coltiverai, ma non berrai vino né coglierai uva, perché il verme le roderà
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Plantarás viñas y las cuidarás, pero no recogerás uvas ni beberás vino; porque el gusano se las comerá
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Vei sădi vii şi le vei lucra, dar vin nu vei bea, ba nici n'o vei culege, căci o vor mînca viermii.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Vinice štípíš a dělati je budeš, ale vína píti ani sbírati nebudeš, nebo červ sžíře je.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Vinograde zasadiš in jih boš obdeloval, a ne boš ne vina pil, ne grozdja trgal, kajti črvi ga bodo snedli.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.Vysadíš vinicu a budeš obrábať, ale vína piť nebudeš ani nebudeš snášať, lebo to požerie červ.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.כרמים תטע ועבדת ויין לא תשתה ולא תאגר כי תאכלנו התלעת׃
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.كروما تغرس وتشتغل وخمرا لا تشرب ولا تجني لان الدود ياكلها.
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.你 栽 種 修 理 葡 萄 園 、 卻 不 得 收 葡 萄 、 也 不 得 喝 葡 萄 酒 、 因 為 被 蟲 子 喫 了
Bağlar dikecek, bakımını yapacak, ama şarap içmeyecek, üzüm toplamayacaksınız. Onları kurt yiyecek.你 栽種 修理 葡萄園 、 卻不得收 葡萄 、 也 不得喝 葡萄酒 、 因為 被 蟲子 喫了
Ben içmeyeceğim." dedim.Én nem fogok sört inni."
Ben içmeyeceğim." dedim.Hai người cứ uống đi. Em sẽ không uống một giọt bia nào cả"
Ben içmeyeceğim." dedim.Ich will kein Bier."
Ben içmeyeceğim." dedim.Jag vill inte ha öl."
Ben içmeyeceğim." dedim.Ja nie będę pić piwa".
İlgili Sayfalar