içmek ile cümle

içmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Martin, bütün gece içmek zorunda değilsin ya?Один shot'll сухой вас быстрее чем все кофе в Java.
Martin, bütün gece içmek zorunda değilsin ya?Сега, Мартин, не е нужно За да го пия всички тази вечер, нали?
Martin, bütün gece içmek zorunda değilsin ya?しかし、それを投げる必要があります。 このような。
Ne içmek istersin?Hozassak neked innivalót?
Ne içmek istersin?¿Qué desea beber?
Ne içmek istersin?Τι θέλεις να πιείς;
Ne içmek istersin?Что Вы будете пить?
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.A potem on przyjeżdżał do Nowego Jorku i uczyłem go tego, co umiałem czyli palenia i picia.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.A potom prišiel on do New Yorku a ja som ho učil veci, ktoré som vedel ja, čo bolo prevažne fajčenie a pitie.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.En als hij naar New York City kwam, leerde ik hem wat ik wist, wat neerkwam op roken en drinken.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.E poi lui veniva a New York e io gli insegnavo ciò che sapevo, principalmente a fumare e a bere.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.그 다음엔 그가 뉴욕시에 왔고 저는 주로 담배와 술 같은 제가 알았던 것을 그에게 가르쳐주었습니다.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.Şi apoi el venea în New York şi eu îl învăţam ce ştiam eu, în mare parte fumatul şi băutul.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.Y después él viene a Nueva York y yo le enseño lo que sé principalmente a fumar y beber.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.Μετά ερχόταν στη Νέα Υόρκη και του μάθαινα ό,τι ήξερα, κυρίως κάπνισμα και ποτό.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.Когда он приезжал в Нью-Йорк, я учил его вещам, которые я умел, по большей части курить и пить.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.След това той идваше в Ню Йорк и аз го учех на това, което знаех, основно да пие и да пуши.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.וכשהוא היה יורד דרומה לעיר ניו יורק ואני הייתי מלמד אותו את מה שאני יודע, שזה בעיקר לעשן ולשתות.
New York'a geldiğinde de ben ona bildiklerimi anlatırdım, büyük ölçüde sigara ve içki içmek.私が知っていることを教えましたが それは概ね煙草と酒でした (笑)
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.그 아들들이 자기 생일이면 각각 자기의 집에서 잔치를 베풀고 그 누이 셋도 청하여 함께 먹고 마시므로
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.והלכו בניו ועשו משתה בית איש יומו ושלחו וקראו לשלשת אחיתיהם לאכל ולשתות עמהם׃
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.وكان بنوه يذهبون ويعملون وليمة في بيت كل واحد منهم في يومه ويرسلون ويستدعون اخواتهم الثلاث ليأكلن ويشربن معهم.
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.他 的 兒 子 、 按 著 日 子 、 各 在 自 己 家 裡 設 擺 筵 宴 、 就 打 發 人 去 、 請 了 他 們 的 三 個 姐 妹 來 、 與 他 們 一 同 喫 喝
Oğulları sırayla evlerinde şölen verir, birlikte yiyip içmek için üç kızkardeşlerini de çağırırlardı.他 的 兒子 、 按 著 日子 、 各 在 自己 家裡 設擺 筵宴 、 就 打 發人去 、 請 了 他 們 的 三 個 姐妹 來 、 與 他 們一同 喫喝
Oh, anladım. Bu küçük çocuk her gün iğne olmak,tahlil yaptırmak ve acı ilaçlardan içmek zorunda.Oh, begitu. anak sekecil itu harus terserang penyakit, selalu di tes dan minum obat pahit setiap hari.
Oh, anladım. Bu küçük çocuk her gün iğne olmak,tahlil yaptırmak ve acı ilaçlardan içmek zorunda.Oh, chápem.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.예를 들어, 1920년엔 음주는 금지되었었고, 만약 여자일 경우, 투표 권한도 없었습니다.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.1920 zum Beispiel durfte man keinen Alkohol drinken. Wenn man eine Frau war, durfte man nicht wählen.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.In 1920 had je het drankverbod; als vrouw mocht je nog niet gaan stemmen.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.Năm 1920, bạn không được phép uống rượu, nếu là phụ nữ thì khômg được bầu cử.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.Na przykład w roku 1920 nie wolno było pić; a kobietom odmawiano prawa głosu.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.Por ejemplo, en 1920 no era permitido beber alcohol; y si eras una mujer no te era permitido votar.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.В 1920, к примеру, вам не разрешалось выпивать. Если вы были женщиной, вам не разрешалось голосовать.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.През 1920 например, пиенето не е било разрешено, ако сте били жена, не сте могли да гласувате.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.ב1920, לדוגמה, אסור היה לכם לשתות; אם הייתם אישה אסור היה לכם לבחור.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.فمثلاً في عام 1920 لم يكن يسمح لنا بشرب الكحوليات و لو كنتِ امرأة لم يكن يسمح لك بالتصويت.
Örneğin 1920'de, içki içmek yasaktı; eğer bir kadın olsaydınız, oy kullanmanız yasaktı.女性の投票権はありませんでした 夏の夜に星と天の川を見上げて
O su içmek istedi... ve sanırım... Ben bütün gece sürahideki suyu içtim.Anh tin là... ...mình đã uống hết cả bình nước đêm qua mất rồi.
O su içmek istedi... ve sanırım... Ben bütün gece sürahideki suyu içtim.I myślę, że wypiłem cały dzbanek, w nocy.
Otursana. Ne içmek istersin?اجلسي, هل تردين ان تشربي شيأ؟
Pekala, Ben... Ben aileme içmek istiyorum.À, ta...ta
Pekala, ve sigara içmek.Bun, acum fumatul.
Pekala, ve sigara içmek.Dan roken.
Pekala, ve sigara içmek.Fumare.
Pekala, ve sigara içmek.Jó, most következzen a dohányzás.
Pekala, ve sigara içmek.그럼 이제, 흡연입니다.
Pekala, ve sigara içmek.Muito bem, e fumar.
Pekala, ve sigara içmek.Muy bien, fumar.
Pekala, ve sigara içmek.Okay, og rygning.
Pekala, ve sigara içmek.Palenie.
Pekala, ve sigara içmek.Rồi, và hút thuốc lá.
Pekala, ve sigara içmek.Selanjutnya, merokok.
Pekala, ve sigara içmek.Und jetzt Rauchen.
Pekala, ve sigara içmek.Μάλιστα, και το κάπνισμα.
Pekala, ve sigara içmek.Гаразд, і куріння.
Pekala, ve sigara içmek.И сега идва пушенето.
Pekala, ve sigara içmek.И теперь курение.
Pekala, ve sigara içmek.טוב, ועישון.
Pekala, ve sigara içmek.حسنا, التالية كانت عن التدخين.
Pekala, ve sigara içmek.好,同埋下個,食煙
İlgili Sayfalar