içmek ile cümle

içmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ne içmek istersiniz?Чого ви бажаєте випити?
Sigara içmek kesinlikle yasaktır.Паління суворо заборонено.
Yatakta sigara içmek tehlikelidir.Палити у ліжку небезпечно.
Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.Konzumujte potravu a nápoje odděleně.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Tibeťané vypijí denně desítky šálků této husté tekutiny.
Buna göre, kim su içmektedir?Jak to je, když vám někdo pije vodu.
En sevdiği şey Smoothy içmektir.Oblíbeným nápojem je zejména kumys.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Riziko dále roste, pokud je postiženou osobou mladá dospělá žena, která užívá hormonální antikoncepci a kouří.
Et yemek, şarap içmek ve yağ kullanmak kesinlikle yasaktır.Pít vodu i jíst jídlo bylo zakázáno.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...Jak správně myslet, jednat a mluvit.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Zemřít, spát – a je to.
2006 - İskoçya'da kamusal alanlarda sigara içmek yasaklandı.Prosinec 2006 kuřáci mají zakázáno si zapálit na veřejných místech.
Mouth eskiye göre daha fazla içki içmektedir.Každý by tak měl vypít více vína než obvykle.
İçki içmekle birlikte ayda yalnızca üç kere sarhoş olunmasını öneriyordu.Někdy pil po tři dny pouze vodu.
Burada sigara içmek yasaktır!Na veřejných místech je zakázáno kouřit.
Çoğu Salinger hikâyesinde olduğu gibi Gençler'de karakterler sürekli sigara içmektedirler.Většinu času v seriálu stejně jako Patty kouří.
Bas ağırlıklı olan parçalarda genelde eğlenmekten, içmekten, kızlardan, çılgınca yaşamaktan bahsedilir.Hobiti většinou bývají dobrosrdeční, veselí, mají zálibu v dobrém jídle, pití a kouření dýmky.
İnsanın içinde dışarı çıkıp bir şeyler içmek için müthiş bir istek uyandırıyor..Muž do sebe hodí drink a rychle padá pryč.
Burada sigara içmek yasaktır!Fumatul interzis!
Fil, hortumuyla içmek ya da vücuduna püskürtmek için su çekebilir.Elefanții pot suge apă atât pentru a bea, cât și pentru a-și pulveriza corpul.
Diğer geleneklerde şarap içmek, kostüm ve maske giymek bulunur.Alte obiceiuri includ băutul vinului, purtarea de măști și costume, și sărbătoriri publice.
Oturmak, yemek, içmek, uyumak gibi...Cum se scoală - cum i-e foame, cum se culcă - cum adoarme.
Buna göre, kim su içmektedir?Pasărea care bea apă.
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.Jerez luat obiceiul fumatului de tutun.
Hem içki içmek hem de sigara içmek sağlığın için kötüdür.Atât băutul cât și fumatul sunt dăunătoare pentru sănătate.
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.2005 óta Bhutánban tilos a dohányzás minden formája.
Burada sigara içmek yasaktır!A dohányzás tiltott.
İçmek : Gerti Deja, jis daug geria. : Maalesef çok içiyor.Ne mondd, hogy rossz, hanem: sokat iszik.
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.A füstjét ugyanúgy fogyasztják, mint a cigarettáét.
Tıpkı yemek, içmek, konuşmak, yürümek, düşünmek gibi...Képesek ember módjára enni, inni, beszélni és ruházkodni.
Tom şampanya içmek istiyor.Tom pezsgőt akar inni.
Burada sigara içmek yasaktır!Täällä ei saa polttaa.
En büyük hobileri çay içmek, şarkı söyleyip müzik yapmak ve Pai Sho oynamaktır.YÖ: Laulu meille kahdelle / Syödään, juodaan ja rakastellaan (kyynikon laulu) Poko Rekords.
Artık hayatında her gün sadece içmektedir, o kadar.Hän ei syönyt mitään koko aikana ja joi vain 4,5 litraa vettä päivässä.
Sigara içmek öldürebilir.Tupakointi on hengenvaarallista.
Butan'da 2005 yılından beri sigara içmek tamamen yasaklanmıştır.Το Μπουτάν έχει πλήρη απαγόρευση του καπνίσματος από το 2005.
Yemekten, içmekten kesildi.Απογοητευμένος άρχισε να πίνει.
İnsanoğlu, 5000 yıldan beri süt içmektedir.Οι άνθρωποι χρησιμοποιούν ελαιοφοίνικες τουλάχιστο 5.000 χρόνια.
Kendisi adının aksine sigara içmektedir.Αναφέρεται ως Καψιοχαίικα.
Çoğu Tibetli günde birkaç bardak yak yağı çayı içmektedir.Καθ' όλη την διάρκεια της ημέρας, οι άνθρωποι καταναλώνουν πολλά φλιτζάνια τσάι.
Soğuk bir şeyler içmek istiyorum.Θέλω να πιω κάτι κρύο.
İçmek için ne istersiniz?Τι θα θέλατε να πιείτε;
Onlar su içmek zorundalar.Αυτοί πρέπει να πιούνε νερό.
Getirdiği şarabı içmektelerken ev sahibi Benoit kirayı almak için gelir.Mens de drikker, kommer husværten Benoît for at opkræve husleje.
Burada sigara içmek yasaktır!Der må man ryge.
Bugün 13-15 yaş arasındaki Arnavut gençlerinin %15'lik bir bölümü sigara içmektedir.Retningen svinger mellem 11-15 % for voksne og 13-15 % for børn.
Akşamcılık, 'keyif için' akşam saatlerinde birkaç kadeh içmek demektir.Jeg svarer, at det forekommer mig en smule tidligt til en drink.
Çok fazla içmek tehlikelidir.Det er farligt at drikke for meget.
Sigara içmek öldürür.Rygning dræber.
Yemekten sonra esrar içmekte ve müzik (sema) dinlemekteydiler.I motsatt fall åttendeparten, efter at legater og gjeld er dekket.»
Kumar oynamaktan, şarap içmekten ve dedikodudan hoşlanıyordu.I sin ungdom var hun «søt og glad» og likte å spille, drikke vin og sladre.
İnsanoğlu, 5000 yıldan beri süt içmektedir.Manusia telah membuat minuman anggur sejak sekitar lima ribu tahun yang lalu.
Genç bir yetişkin olmak, kadın olmak, hormonal kontrasepsiyon kullanmak ve sigara içmek bu riski arttırır.Orang dewasa muda, wanita, pengguna kontrasepsi hormonal, dan perokok meningkatkan risiko ini lebih lanjut.
Oruçlu iken bilerek yemek, içmek orucu bozar.Lalu ia makan dan minum, kemudian berbaring pula.
Fil, hortumuyla içmek ya da vücuduna püskürtmek için su çekebilir.Gajah dapat menghisap air untuk diminum atau disiramkan ke tubuh mereka.
Barda içmek, masalardan birinde daha ucuzdur.Minumannya tidak selengkap di bar.
Burada sigara içmek yasaktır!Không hút thuốc.
Bira İçenler'de ise bir kadın ve arkadaşı birlikte bira içmektedirler.Vào thời điểm đó, phụ nữ và thầy tu cũng làm bia.
Ukraynalı da değildir çünkü o çay içmektedir (4).Người Trung Quốc gọi nó là chá (柘).
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.Nó giống như thói quen hút thuốc ở nam giới.
İlgili Sayfalar