içme ile cümle
içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, içmeyeceğine dair yemin etti.She gave her oath that she would not drink.
O, zayıflamak için alkolsüz içecekler yerine su içmeye karar verdi.She decided to drink water instead of soft drinks in order to lose weight.
O her sabah bir bardak süt içmeyi ilke edinir.She makes a point of drinking a glass of milk every morning.
Kural olarak ben kahve içmem.As a rule, I don't drink coffee.
Babamın içki içmekten vazgeçmesi zordur.It's hard for my father to give up drinking.
Babam sigara içmeyi ve içki içmeyi zaten bıraktı.My father has already given up smoking and drinking.
Babam sigara içmeyi durdurmaya karar verdi.Father decided to stop smoking.
Babam son zamanlarda sigara içmeyi bıraktı.My father has given up smoking recently.
Babam sigara içmeyi geçenlerde bıraktı.My father has given up smoking recently.
Babam içki içmeyi bıraktı.Father stopped drinking.
Babam hiç cin içmez.My father drinks no spirits.
Kanun, yaşı küçük olanların sigara içmesini yasaklıyor.The law prohibits minors from smoking.
Kanun, reşit olmayanların sigara içmesini yasaklıyor.The law prohibits minors from smoking.
Ben bir yıl önce sigara içmekten vazgeçtim.I gave up smoking a year ago.
Sigara içmekten gerçekten vazgeçmelisin.You really must stop smoking.
Yasayla küçüklerin sigara içmesi yasaklanmıştır.Minors are prohibited from smoking by law.
Uyanık kalmak için biraz daha kahve içmek zorunda kalabilirim.In order to stay awake I may have to drink more coffee.
Yarınki parti için yeme içme işini düzenledim.I arranged catering for tomorrow's party.
Trende sigara içmek yasaklanmıştır.Smoking is banned in the train.
Biz ayrıca ayrı sigara içme bölümü yapmak zorunda kalacağız.We'll also have to create a separate smoking section, won't we?
İçmende sakınca yok, ama ölçülü iç.It's all right to drink, but drink in moderation.
Çay mı yoksa kahve mi içmek istersin?You want to drink tea or coffee?
Eğer benden önce eve varırsan lütfen birkaç içki içmeye ve dinlenmeye çekinme.If you arrive home before me, please feel free to have a few drinks and relax.
Bill babasının çok sigara içmesinden hoşlanmaz.Bill doesn't like the fact that his father smokes a lot.
Bill, babasının aşırı derecede sigara içmesinden nefret ediyor.Bill hates that his father smokes heavily.
O sigara içmekten vazgeçti.She gave up smoking.
Oradaki kafeteryada bir fincan kahve içmeye gidelim.Let's go drink a cup of coffee at that coffee shop over there.
Ne içmeyi arzu edersiniz?What do you want to drink?
Aşırı içki içmek, iktidarsızlık nedenlerinden biridir.Excessive drinking is one of the causes of impotence.
İştah yemek ile geliyor, ancak susuzluk içme ile gidiyor.Appetite comes with eating, but the thirst goes away with drinking.
Bir kahve içmek istiyorum.I would like to drink a coffee.
İçmek için bir şey istiyorum.I would like something to drink.
Doktor ona içmeyi bırakmasını tavsiye etti.The doctor advised him to cut back on drinking.
Doktor ona içmeyi azaltmasını tavsiye etti.The doctor advised him to cut down on drinking.
Tom sigara içmeyi bıraktı.Tom ended up stopping smoking.
Çok içmekten hastalandım.I got sick from drinking too much.
Barmen, bir içki içmek isterim.Bartender, I'd like to have a drink.
Sigara içmem seni rahatsız eder mi?Does it bother you if I smoke?
Sigara içmem sizi rahatsız eder mi?Does it bother you if I smoke?
Bu gece biraz içmek ister misin?Would you like to drink a bit tonight?
Bir fincan kahve içmek isterim.I would like to have a cup of coffee.
O, sigara içmeyi durdurmak için çalışıyor.He tries to stop smoking.
Restoranda sigara içmeye izin verilmez.Smoking is not allowed in the restaurant.
Mike içmeyi bıraktı mı?Has Mike quit drinking?
Mike alkollü içkileri içmeyi bıraktı mı?Did Mike stop drinking alcoholic drinks?
Hem içki içmek hem de sigara içmek sağlığın için kötüdür.Both drinking and smoking are bad for your health.
Benim annem sigara içmeye karşıdır.My mother is against smoking.
Annem sigara içmeye karşı çıkıyor.My mother objects to smoking.
Aşırı içme sağlığınız için zararlıdır.Binge drinking is harmful for your health.
Avrupalılar şarap içmek isterler.Europeans like to drink wine.
Avrupalılar şarap içmeyi severler.Europeans like to drink wine.
Eğer o böyle içmeye devam ederse eve bir taksi çağırmak zorunda kalacak.If he keeps drinking like that, he'll have to take a taxi home.
Ben doğal maden suyu içmeyi severim.I like to drink natural mineral water.
Doğal maden suyu içmeyi severim.I like to drink natural mineral water.
İçeri girip bir fincan çay içmeyecek misin?Won't you come in and have a cup of tea?
İçeri gelip bir bardak çay içmez misiniz?Won't you come in and have a cup of tea?
Bütün sütü içmesen iyi olurdu.You'd better not have drunk all the milk.
Bugünden itibaren sigara içmeyeceğim.I won't smoke from today on.
"Bir şey içmek ister misin?" "Hayır, ama öneri için teşekkürler.""Would you like something to drink?" "No, but thanks for offering."
Çok bira içmeyin.Don't drink so much beer.
İlgili Sayfalar