içme ile cümle
içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bununla beraber akciğer kanseri, sigara içmeyenlerde de görülebilmektedir.Air pollution exposure also cause lung cancer in non smokers.
Ayrıca içmeyi çok seviyor.She likes to drink.
Mahallesinin ilk ve ortaokulu, içme suyu şebekesi vardır.All primary and high schools have drinking water facility.
Sıcak çikolata içmenin birçok olumsuz etkisi var.Several negative effects may be attributed to the drinking of hot chocolate.
Kıbrıs'ta 16 yaşından küçüklerin bulunduğu araçlarda sigara içmek yasaktır.On Cyprus smoking in vehicles with minors under the age of 16 is prohibited.
İçme suyu vardır.Drinking water.
İçmeli BelediyesiPivka municipality.
Hasta iki saat süreyle bir şey yiyip içmemelidir.It is important for patients not to eat or drink for up to 12 hours before the procedure.
Tedavi dehidratasyonu önlemek için yeterli miktarda sıvı içmeyi gerektirir.Treatment involves drinking sufficient fluids to prevent dehydration.
"Kızılay: İçme suyu ve iş makinalarına ihtiyaç var"."Roads and Drinking Water".
Kontamine içme suyunda larvanın öldürülmesi için temefos adlı kimyasal kullanılabilir.Contaminated drinking water may be treated with a chemical called temefos to kill the larva.
Batlava Gölü bugün Priştine ve Poduyeva şehirleri için ana içme suyu kaynağıdır.Batllava represents the main source of drinking water for the municipality of Pristina.
Bunlar arasında sigara içme oranlarını azaltmak ve iç/dış hava kalitesini yükseltmek gösterilebilir.This includes decreasing rates of smoking and improving indoor and outdoor air quality.
Köyün içme suyu şebekesi, elektriği ve telefonu vardır.The village have drinking water network, electricity and telephone.
Her şeye rağmen de sigara içmeye devam etmektedir.Despite this, he continued to drink and smoke.
Sigara içmeyi bırakmıştı ve gittikçe zayıflıyordu.He took to drinking and became increasingly violent.
İslam'a göre melekler yemez ve içmezler, cinsiyetleri de yoktur.There are neither angels nor saints, nor choir, nor this nor that.
Mahallede, içme suyu şebekesi yeni döşenmeye başlamış, fakat suya kavuşulmamıştır.He trains as a prizefighter but cannot stop drinking.
Sam alışkın olarak sigara içmek ister.Sam smokes habitually.
İçme suyu vardır ama kullanılmamaktadır.Water was found but no food.
İçme suyu şebesi 1995 yılında yapılmıştır.WaterHealth was founded in 1995.
İçme suyu ve sulama doğal kaynaklardan sağlanmaktadır.Aerial electrical supply and drinking water from local sources are provided.
Örneğin; o dönemde şarap içmezler ve saçlarını kestirmezlerdi.He neither drank nor smoked to any extent, and seldom swore.
Doğal akarsuları içme suyu firmalarına satılmıştır.These are sold as energy drinks.
Fakat ciddi bir içme suyu sıkıntısı vardır.He also has a serious drinking problem.
İçme suyu ise bir kuyudan çıkarılmaktadır.Drinking water is extracted from a well field.
Dr. Robert Uthofft veya Sigara İçmez: Gerçek adı Robert Uthofft'tur.Dr. Robert Uthofft, nicknamed Nonsmoker - an old friend of Justus'.
Denali klanı da Cullen'lar gibi insan kanı yerine hayvan kanı içmeyi denerler.Like the Cullens, the Denali coven practices a diet of drinking animal instead of human blood.
2006 yılında tamamen kanalizasyon ve içme suyu şebekesi yenilenmiştir.In 2004, he entered a drug and alcohol rehabilitation facility for the second time.
İçmeleri ile meşhurdur.Has a reputation for drinking.
Kasabada içme suyu problemi yoktur.There is no water problem in Village for Driniking.
Kanalizasyon ve içme suyu şebekeleri yapılmıştır.Water purification and sleeping units were provided.
Asla alkollü içecekler içmez.Znamierowski never drank alcohol.
İlk çocuğa hamile kalana kadar sigara içme alışkanlığı vardı.She continued to race until she became pregnant with their second child.
Yunanlar şarabı hiçbir zaman susuz içmezlerdi.The gerenuk does not drink water regularly.
Mahallenin içme suyu şebekesi vardır(1974'ten bu yana) Mahallenin kanalizasyon şebekesi vardır.This constituency has always (since its 1974 creation) been a safe Labour seat.
İlçe'nin girişinde şifalı içmeler vardır.Some still have original glazing.
İçme suyu vardır fakat yetersizdir.The water is potable but unpalatable.
Greyfurt yemek veya greyfurt suyu içmek statin metabolizmasını engeller.Consumption of grapefruit or grapefruit juice inhibits the metabolism of certain statins.
Yemek yemiyor, sadece içmeye devam ediyordu.He was eating less and drinking more.
Köyde içme suyu ve kanalizasyon şebekeleri mevcuttur.Electricity and piped water supply are available at this village.
İçki içmezler, oruç tutarlar ve cinsellikten uzak dururlar.It is not for entertainment, enjoyment, or background for drinking or sexual rites.
Turçinov içki veya sigara içmemektedir.Carruth does not drink or smoke.
İçme suyu sıkıntısı yoktur.There is no public drinking water.
Baraj ayrıca Antalya'ya yıllık 11 hm³'lük içme suyu sağlamaktadır.The pipeline will also cross approximately 11 drinking water sources.
Köyün içme suyu şebekesi vardır ,kanalizasyon şebekesi büyük ölçüde yapılmıştır.It supplies a drinking water reservoir for the village, its water quality being very high.
Yeme ve içme konusunda aşırı hassas davranırlar.Practically Useless Information on Food and Drink.
Gizlice pipo içmeye başlamıştır.To cope she began to drink.
İçme suyu şebekesi yeniden elden geçirildi.Water mains were replaced.
Mahallenin kendine ait içme suyu şebekesi vardır.The Zone has its own integrated water supply system.
İçmerkezi Simeulue ile Sumatra arasındaydı.Its epicentre was between Simeulue and mainland Sumatra.
Köyün suyu yumuşak tatlı ve içmeye elverişlidir.The people's of the village very sweet caring and loving.
Kent halkını temiz içme suyuna kavuşturdu.She also brought water to those who were thirsty.
Aladağ içme suyu kaynağı bu bölgededir.It is the main source of drinking water in this area.
Mahallenin 1984 yılından bu yana içme suyu şebekesi vardır ancak kanalizasyon şebekesi yoktur.As recently as 1984 the town had no supermarket.
Çoğu Salinger hikâyesinde olduğu gibi Gençler'de karakterler sürekli sigara içmektedirler.In numerous Stephen King novels, his characters frequently smoke Chesterfield cigarettes.
Köyün içme suyu şebekesive yeraltı şebekesi vardır .The village has a subterranean water supply.
Ayrıca buraya enerji hattı ve içme suyu hattı çekilerek tuvalet yapıldı.A pit toilet and a pump for drinking water are also provided.
Ayrıca uykuya çok düşkündür ve içmeyi sever.She is also rather dopey and enjoys sleeping.
Mahallenin içme suyu şebekesi yoktur ancak dağdan gelen bir suyu vardır.There are no water sources on the mountain, unless one finds snow.
İlgili Sayfalar