içme ile cümle
içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O sık sık bir şeyler içmek için dışarı çıkar.He frequently goes out drinking.
Daha fazla sigara içmekten sakınman gerekir.You should refrain from smoking more.
Şu anda daha fazla bira içmek istemiyorum.I don't want to drink any more beer right now.
Kahve içmek için içeri girdim.I went inside to drink coffee.
Çocuklar meyve suyu içmekten hoşlanırlar.Children like to drink fruit juice.
Ben her zaman kahvaltıda süt içmeye çalışırım.I always try to drink milk at breakfast.
Onun kötü birçok fazla şarap içme alışkanlığı var.He has a bad habit of drinking too much wine.
Çorbanı şapırdatarak içme.Don't slurp your soup.
Ben senin çayını içmek istemiyorum.I do not want to drink your tea.
Sigara içmeyi yıllar önce bırakmam gerekirdi.I should have quit smoking years ago.
Yıllar önce içki içmeyi bırakmalıydım.I should have quit drinking years ago.
Senin sigara içmene izin vermiyorum.I don't allow you to smoke.
Çayı içmedim çünkü çok sıcaktı.I didn't drink the tea, because it was hot.
Bol su içmelisin.You have to stay hydrated.
Tom içmeyi sever.Tom likes to drink.
Tom içki içmeyi azalttı.Tom has cut down on drinking.
Tom asla şarap içmez.Tom never drinks wine.
Tom arkadaşlarıyla birlikte sık sık dışarı içki içmeye gider.Tom often goes out drinking with his friends.
Su içmek, yapabileceğin en iyi şeylerden biri.Drinking water is one of the best things that you can do.
Tom'a ne içmek istediğini sordum.I asked Tom what he wanted to drink.
Tom sigara içmek için dışarı gitti.Tom went out to smoke a cigarette.
Tom içmek için soğuk bir şey istiyor.Tom wants something cold to drink.
Akifer, Florida'nın ana içme suyu kaynağıdır.The aquifer is Florida's main source of drinking water.
Tom Mary'ye sigara içmemesini söyledi.Tom told Mary not to smoke.
Tom sigara içmemeye söz verdi.Tom promised not to smoke.
Ben kabak çorbası içmeyi severim.I like to drink pumpkin soup.
Sınavı geçersen bira içmek için bara gitmemize ne dersin?If you pass the exam, how about we go to the bar to drink beer?
Çince sınavını geçsen de geçmesen de bira içmeye bara gidelim.Whether you pass the Chinese exam or not, let's go to the bar to drink beer.
Lütfen şişeden içmeyin.Please don't drink from the bottle.
Lütfen şişeden içme.Please don't drink from the bottle.
Bir hafta boyunca sigara içmekten uzak durabilir misin?Can you abstain from smoking for a week?
Tom'un ne içmekten hoşlandığını biliyorum.I know what Tom likes to drink.
Henüz kahvemi içmedim.I haven't had my coffee yet.
Tom bütün sütü içmedi.Tom didn't drink all the milk.
Çocuklarımın sigara içmesini istemiyorum.I don't want my kids to smoke.
Tom bira içmek için çok genç.Tom is too young to drink beer.
Aşk, sigara içme ve öksürüğü gizlemek zordur.Love, smoke and cough are hard to hide.
Tom, Mary'nin kendisi için doldurduğu sütü içmedi.Tom didn't drink the milk Mary poured for him.
Bir daha asla içmeyeceğim.I'm never going to drink again.
Bu su içmek uygun değil.This water isn't fit to drink.
Çevrenizdeki kişilerin hatırına, lütfen ofiste sigara içmekten kaçının.For the sake of those around you, please refrain from smoking in the office.
Resmi olarak Kraliçe'yle çay içmeye davet edildim. Ne yazık ki meşgulüm.I have been formally invited to have tea with the Queen. Unfortunately I am busy.
Bu hafta sonu biraz boş zamanın varsa, bir şeyler içmek için uğramalısın.If you have some free time this weekend, you should come over for a drink.
Bob sık sık sigara içmeyi bırakmaya çalışır.Bob often tries to quit smoking.
Gerçekten onu içmek istiyor musun?Do you really want to drink that?
Tom sigara içmeyi hemen bıraktı.Tom quit smoking cold turkey.
İçmeye başlamalıyım.I should start drinking.
Tom aşırı içki içmeye başladı.Tom began binge drinking.
Ben esrar içmem.I don't smoke weed.
Ben bir şey içmeyeceğim.I won't drink anything.
İçmek için hâlâ çok genciz.We're still too young to drink.
Tom Mary'nin kedisinin ölümünden sonra art arda sigara içmeye başladı.Tom began chain-smoking after the death of Mary's cat.
Gerçekten onu içmek zorunda mıyım?Do I really have to drink that?
Bu suyu içmek güvenli mi?Is it safe to drink this water?
Onu içmemen için seni uyarmadım mı?Didn't I warn you not to drink that?
Tom babasını sigara içmeyi bırakmaya ikna etti.Tom convinced his father to stop smoking.
Tom gerçekten Mary'ye onu içmesini söyledi mi?Did Tom really tell Mary to drink that?
Gerçekten onu içmen gerektiğini düşünüyor musun?Do you really think you should drink that?
Sana benim bardağımdan içmemeni istemedim mi?Didn't I ask you not to drink out of my glass?
Gerçekten bu suyu içmenin güvenli olduğunu düşünüyor musun?Do you really think it's safe to drink this water?
İlgili Sayfalar