içme ile cümle

içme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Daha fazla bira içmem.I don't drink more beer.
Sigara içme.Don't smoke.
Dan on üç yaşında içmeye başladı.Dan started drinking at age 13.
Ben gazlı içecekleri içmeyi durdurdum.I have stopped drinking carbonated drinks.
Bu suyu içmenin doğru olup olmadığından emin misin?Are you sure it's OK to drink this water?
Bu gece içmek için bir şey aldın mı?Have you had anything to drink tonight?
Sigara içmek için çok genç değil misin?Aren't you too young to smoke?
Tom Mary'ye bütün sütü içip içmediğini sordu.Tom asked Mary if she had drunk all the milk.
Tom içki içmek için yeterince yaşlı mı?Is Tom old enough to drink?
İçmek için çok şey almadın mı?Haven't you had too much to drink?
Çok içmedin mi?Haven't you had too much to drink?
Bu su içmek için iyi mi?Is this water OK to drink?
Gazlı içecekler içmem.I don't drink carbonated drinks.
Sevgililer gününden beri içki içmedim.I haven't had a drink since Valentine's Day.
Ben yıllardır sigara içmedim.I haven't smoked for years.
Dan, Linda'yı onunla bir içki içmeye davet etti.Dan invited Linda to have a drink with him.
Dan, Linda'yı onunla bir kahve içmeye davet etti.Dan invited Linda to have a coffee with him.
Bir şeyler içmek için vaktin var mı?Do you have the time to drink something?
Yeme ve içme, doktoru zengin yapar.Eating and drinking makes the doctor rich.
Sokakta ya da parklarda alkol içme Birleşik Devletleri'nin çoğunda yasa dışıdır.Drinking alcohol on the street or in parks is illegal in most of the United States.
Tom kahve içmediğini söyledi.Tom said he didn't drink coffee.
Tom içmeye başlayana kadar her şey iyiydi.Everything was fine until Tom started drinking.
Lola, Salim'in sigara içmesinden nefret eder.Lola abhors Salim's smoking.
O, sigara içmesi nedeniyle çocuklarını hasta ediyor.He's making his children sick with his cigarette smoking.
Tom bizimle içki içmeye gitmek istemediğini söyledi.Tom said he didn't want to go drinking with us.
Tom'un bizimle içki içmeye gitmek isteyeceğini sanmıyorum.I don't think Tom will want to go drinking with us.
Öğle yemeğinden önce asla bira içmem.I never drink beer before lunch.
İçki içmem ve sigara içmem.I don't drink and I don't smoke.
Tom dün geceden beri su dışında hiçbir şey yiyip içmedi.Tom hasn't had anything but water since last night.
Bu içme suyu değil.This isn't drinking water.
Burada sigara içmeye izin verilmiyor.Smoking isn't allowed here.
Burada sigara içmene izin verilmez.You're not allowed to smoke here.
Yerinde olsam onu içmem.I wouldn't drink that if I were you.
Maria bütün gün yemedi ya da içmedi.Maria hasn't eaten or drank the whole day.
Sigara içmek sağlık için zararlıdır.Smoking is harmful for your health.
Tom sigara içmeye karşı uyarıları çok geç kalıncaya kadar ciddi olarak almadı.Tom didn't take the warnings against smoking seriously, until much too late.
Çok su içmeyi unutma.Don't forget to drink plenty of water.
Kahve ya da bir şey içmeye gidelim mi?Shall we go to drink coffee or something?
Yine nargile içmek istiyorum.I want to smoke a hookah again.
Doktorum bana daha çok su içmem gerektiğini söyledi.My doctor told me that I should drink more water.
Şimdi içme zamanıNow is the time to drink.
Musluk suyu içmeye alışkın değilim.I'm not used to drinking tap water.
Çeşmeden su içmeye alışık değilim.I'm not used to drinking water from the tap.
Çay içmem.I don't drink tea.
Ancak bir hafta yeterli içme suyumuz vardı.I had barely enough potable water for a week.
Bu otelde yalnızca sigara içmeyenler için odalar vardır.In this hotel there are only rooms for non-smokers.
Bir şey içmek için dışarı çıkmak ister misin?Do you want to go out for a drink?
İçmem ama senin yüzünden sarhoşum.I don't drink, but I'm drunk because of you.
Ben votka içmem!I don't drink vodka!
Çocuklar şarap içmemeli.Children shouldn't drink wine.
Sanırım çocukların şarap içmesine izin vermek iyi bir fikir değil.I think it's not a good idea to let children drink wine.
Barmen Tom'un oturduğu yere gitti ve ona ne içmek istediğini sordu.The bartender walked over to where Tom was sitting and asked him what he wanted to drink.
Tom vejetaryen oldu ve aynı zamanda sigarayı içmeyi bıraktı.Tom has become a vegetarian and has also quit smoking.
Hiç içme suyumuz kalmadı.We don't have any drinking water left.
Tom sigara içmediğini söyledi.Tom said he didn't smoke.
Her gün yaklaşık iki litre su içmelisin.You should drink about two liters of water every day.
İnsanların içmesine şaşmamalı.No wonder people drink.
Tom içki içmeyi bıraktı mı?Has Tom quit drinking?
Geçenlerde yine sigara içmeye başladım.Recently I started smoking again.
Asla uyuşturucu ilaçlar içmedim.I never took drugs.
İlgili Sayfalar