içli ile cümle
içli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.53
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Hiyoku (ひよく) eski zamanlarda kadınlar tarafından giyilen bir çeşit kimono içliğidir.Hiyoku (ひよく) A type of under-kimono, historically worn by women beneath the kimono.
Kızının ölümü üzerine yazdığı içli bir mersiye ile tanınır.There is a well known old legend associated with her death.
İclingasların gücü Mercia krali Offa'nın zamanında (r.The tradition that King Offa of Mercia (r.
Bunların her birinde açık, anlaşılır bir biçimde, içli ve özlü bir söyleyiş birliği kurmuştur.They will need a clear path to every table, serving counter, and sink.
Lisede, " arkadaş bölgesi " ile içli dışlı oluvermiştim.In high school, I became intimate with the friend zone.
Çocuklar içlikeri getirip, için.Kids, come get some drinks!
Çünkü İbrahim, gerçekten halimdir, içlidir, (Allah'a) yüz tutup yalvarandır.Abraham was kind, compassionate, and penitent.
Doğrusu İbrahim çok içli, yumuşak huylu ve kendini Allah'a vermiş bir kimse idi.Abraham was kind, compassionate, and penitent.
Gerçekten İbrahim, çok içli ve yumuşak huylu idi.Verily Ibrahim was long-suffering, forbearing.
İclingasların gücü Mercia krali Offa'nın zamanında (r.The Iclingas reached the height of their power under Offa of Mercia (r.
Çünkü o, sizinle daha içli dışlıdır."Ihr aber kennt ihn, weil er bei euch bleibt und in euch sein wird“ (Joh.
Köyün "içli kete"si meşhurdur.Die „Kollegen“ von der Zunft sind beeindruckt.
İçli tava : Hamsiler ayıklanır, kılçıkları da çıkarılır.Cependant, les voûtes de la nef sont factices, et sont faites de bois et de plâtre.
Bunlarda genellikle beyaz içlik ve aksesuarlar kullanılır.Estos son usualmente acompañados con interiores y accesorios blancos.
Çünkü o, sizinle daha içli dışlıdır."А вместе вы – сила!" (неопр.).
Posof'ta ise helvalı (içli kete) olarak da çeşitleri vardır.والقسم في هذه السورة بأحد مخلوقات الله تعالى وَالْعَصْرِ وهو الدهر والزمان كما جاء في كثير من آيات هذا الجزء.
Kışları ise tarhana, içli köfte gibi hamurlu yemekler yenmektedir.De (eerste) winter wordt doorgebracht als ei.
Atilla İçli Resmi SitesiAtilla Yıldırım Officiële site
Hiyoku (ひよく) eski zamanlarda kadınlar tarafından giyilen bir çeşit kimono içliğidir.Hijoku (ひよく) je typ spodního kimona, který dřív nosily ženy pod vlastním kimonem.
Kimononun içine, nagajuban denilen daha kısa bir kimono içlik olarak giyilir.Under den ytre kimonoen bæres som undertøy en kortere kimono som kalles nagajuban.
İçli köfte, iki türlü hazırlanır.To drikkehorn skiller seg klart ut.
Mıhlama, içli köfte gibi yemeklere sahiptir.Jiwanya akan seperti daun yang dimakan ulat.
Çünkü o, sizinle daha içli dışlıdır."意味は「あなた(達)は一人ではない(私たちも一緒だ)」である。
Okuyup yazması olmadığı halde güzel ve içli şiirleri vardır.諱の長慶は「ちょうけい」と有職読みをすることもある。
Mahallenin yemeklerinin başında "içli köfte" gelmektedir.実家の定食屋「まんぷく亭」で出前を手伝っている。
Okuyup yazması olmadığı halde güzel ve içli şiirleri vardır.質而好學,言稱詩書,愛卹於人,不論疏密。
Meşhur yemeği içli köftedir.庆祝的中心是一顿丰盛的饭。
Hiyoku (ひよく) eski zamanlarda kadınlar tarafından giyilen bir çeşit kimono içliğidir.הייוקו (Hiyoku) זהו סוג של קימונו-תחתון, שנלבש מבחינה היסטורית על ידי נשים תחת הקימונו.
Çocuklar içlikeri getirip, için.Barn, ta lite dricka och drick upp det!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Các con, uống chút nước đi!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Copii, luati ceva de baut!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Deti, choďte si po nejaké nápoje!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Děti, udělejte si nějaké pití a vypijte ho!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Dzieciaki, weźcie też sobie jakieś napoje!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Kinderen, kom wat drinken halen en drink ze!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Kinder, holt euch was zu trinken!
Çocuklar içlikeri getirip, için.애들아 너들도 음료수 것 마셔...
Çocuklar içlikeri getirip, için.Les enfants, prenez quelques boissons et buvez-les !
Çocuklar içlikeri getirip, için.Ragazzi, prendete le bibite e bevete!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Παιδιά, ελάτε να πείτε κάτι!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Дети, возьмите себе что-нибудь попить!
Çocuklar içlikeri getirip, için.Деца, елате да си вземете за пиене.
Çocuklar içlikeri getirip, için.ילדים קחו שתיה ותשתו!
Çocuklar içlikeri getirip, için.يا أطفال , خذو المشروباات و أشربو
Çocuklar içlikeri getirip, için.はい!
Dünya üstünde yaşadığımız için o perspektifle çok içli dışlı olmuyoruz sadece.C'est juste que nous n'avons pas mis cela en perspective du fait de vivre ici sur la Terre.
Dünya üstünde yaşadığımız için o perspektifle çok içli dışlı olmuyoruz sadece.Jen si to při životě tady na Zemi, neuvědomujeme.
Dünya üstünde yaşadığımız için o perspektifle çok içli dışlı olmuyoruz sadece.لكن الأمر هو أننا لم نجلب هذا الفهم
Lisede, " arkadaş bölgesi " ile içli dışlı oluvermiştim.Durante la secundaria, me volví íntimo de la "zona de amigos"
Şimdi siz bunu yaptığınızda, yaptığınız şeyin psikolojisiyle içli dışlı olmazsınız.Ketika Anda melakukannya dengan cara demikian, maka
Şimdi siz bunu yaptığınızda, yaptığınız şeyin psikolojisiyle içli dışlı olmazsınız.현재, 일을 할 때 무슨 일이 일어나는지 지금 만들고 있는 것에 정신이 연관되고 있지 않거나,
Şimdi siz bunu yaptığınızda, yaptığınız şeyin psikolojisiyle içli dışlı olmazsınız.כך, מה שקורה כשאתה עושה את זה אתה לא נהיה מעורב עם הפסיכולוגיה של מה אתה עושה,
Şimdi siz bunu yaptığınızda, yaptığınız şeyin psikolojisiyle içli dışlı olmazsınız.製作中の心理にとらわれなくなる 完成品がどのようになるか 気にならなくなる