içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Patladıkları zaman, içlerini ekmeğe çıkarırlar.Pęka i jej wnętrzności wylewają się do chleba.
Patladıkları zaman, içlerini ekmeğe çıkarırlar.Und wenn sie platzt, ergiesst sich ihr Inneres ins Brot.
Patladıkları zaman, içlerini ekmeğe çıkarırlar.Он лопается и выливает внутренности в хлеб.
Patladıkları zaman, içlerini ekmeğe çıkarırlar.Пръсва се и разпръсква червата си в хляба.
Patladıkları zaman, içlerini ekmeğe çıkarırlar.מתפוצץ ושופך את קרביו לתוך הלחם.
Patladıkları zaman, içlerini ekmeğe çıkarırlar.ومن ثم يدفع بجزئياته التي تحطمت بفعل الحرارة الى مكونات الخبز
Patladıkları zaman, içlerini ekmeğe çıkarırlar.私たちはイーストの汗とげっぷと
Petrole bulanmış pelikan. Ne kadar da içler acısı değil mi?Au moins, moi, je ne suis pas un monstre.
Randevu almak için hafta içleri saat 14.00-21.00 ve hafta sonları 08.00-21.00Ajanvaraus on avoinna arkipäivinä klo 14-21 ja viikonloppuna klo 8-21.
Randevu almak için hafta içleri saat 14.00-21.00 ve hafta sonları 08.00-21.00Tidsbokningen har öppet vardagar kl. 14–21 och på veckoslut kl. 8–21.
Randevu almak için hafta içleri saat 14.00-21.00 ve hafta sonları 08.00-21.00Запись на приём: будни 14:00–21:00, выходные 8:00–21:00.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Ahora, miren, mucho se ha escrito sobre el estado deplorable de la educación científica en este país.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Er is veel geschreven over de deplorabele staat van de wetenschappelijke geletterdheid in dit land.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Es ist schon viel geschrieben worden über den bedauerlichen Zustand der Wissenschaft in diesem Land.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.아시다시피 우리나라의 과학적 활용 능력이 참으로 안타까운 수준이라는 글이 많이 있습니다.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Lihat, sudah banyak yang menulis tentang kemerosotan kemampuan ilmiah di negara ini.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Meget er blevet skrevet om den videnskabelige kompetences sørgelige tilstand her i landet.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Muito tem sido escrito sobre o estado deplorável da literacia científica neste país.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Nos, ugye nagyon sokat írtak már a tudományos műveltség siralmas állapotáról az országban.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Pozrite, veľa sa už napísalo o poľutovaniahodnej situácii vedeckej gramotnosti v tejto krajine.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.S-au scris multe despre starea deplorabilă a alfabetizării științifice.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Wiele napisano o opłakanym stanie piśmiennictwa naukowego w tym kraju.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Τώρα, κοιτάξτε, πολλά έχουν γραφτεί για την λυπηρή κατάσταση της επιστημονικής παιδείας στη χώρα αυτή.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Сега, вижте, много е изписано за ужасното ниво на научна грамотност в тази страна.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.Уже много всего написано о плачевном состоянии научной грамотности в США.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.הרבה נכתב על המצב העגום של ההשכלה המדעית במדינה.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.الآن, انظرو, تم كتابة الكثير عن الوضع البائس للعلوم في هذا البلد.
Şimdi, bakın, bu ülkede bilim okur yazarlığının içler acısı hali hakkında çok şeyler yazıldı.アメリカの科学教養の不足について 批判した記事はたくさんあります 聞いたことがあるでしょう
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.2, -3, 7, 5
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.Diciamo --- fammi prendere qualche numero a caso:
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.Digamos que - permítanme escoger algunos número al azar:
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.Disons... prenons des chiffres aléatoires:
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.Ik neem willekeurige getallen:
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.Låt oss säga--Låt mig välja vissa slumpmässiga siffror:
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.Povedzme..., vyberiem nejaké náhodné čísla: 2,
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.Řekněme, vyberme nějaká náhodná čísla: 2,
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.Wählen wir mal zufällig irgend welche Zahlen aus:
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.Weźmy jakieś losowe liczby:
Şimdi gelişigüzel bir biçimde sayılar yerleştirelim içlerine.دعونا نفترض --اسمحوا لي ان اختار اعداداً عشوائية: 2
Şimdi içler dışlar çarpımı yapabiliriz./ 10 - x، يمكننا ان نضرب تبادلياً
Şimdi içler dışlar çarpımı yapabiliriz.이걸 교차해서 곱하면
Şimdi içler-dışlar çarpımı yapabiliriz.대각선으로 곱해보면
Şimdi içler dışlar çarpımı yapabiliriz.Můžeme násobit křížem.
Şimdi içler-dışlar çarpımı yapabiliriz.Nu kan vi gange sammen.
Şimdi içler dışlar çarpımı yapabiliriz.Pomnóżmy na krzyż.
Şimdi içler-dışlar çarpımı yapabiliriz.Сега можем да умножим на кръст.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.(72:7) выкатились от жира глаза их, бродят помыслы в сердце;
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.A kövérség miatt kinn ülnek az õ szemeik, elméjök gondolatjai csaponganak.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Dari hati mereka tertumpah kejahatan; mereka sibuk dengan rencana-rencana jahat
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Deres Brøde udgår af deres Indre, Hjertets Tanker bryder igennem.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Deres øine står ut av fedme, hjertets tanker bryter frem.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Esce l'iniquità dal loro grasso, dal loro cuore traboccano pensieri malvagi
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Heidän silmänsä pullistuvat ulos heidän lihavuudestaan, heidän sydämensä kuvittelut kulkevat valtoimina.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Hun gezicht is dik en overvoed. Zij verbeelden zich van alles.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Ich oko vyzerá z tuku; majú hojnosť všetkého nad pomyslenie srdca.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Ihre Person brüstet sich wie ein fetter Wanst; sie tun, was sie nur gedenken.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.살찜으로 저희 눈이 솟아나며 저희 소득은 마음의 소원보다 지나며
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.L`iniquité sort de leurs entrailles, Les pensées de leur coeur se font jour.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Li se bulbucă ochii de grăsime, şi au mai mult decît le-ar dori inima.
Şişmanlıktan gözleri dışarı fırlar, İçleri kötülük kazanı gibi kaynar.Mắt chúng nó lộ ra trong mỡ; Tư tưởng lòng chúng nó tuôn tràn ra.
İlgili Sayfalar