içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.No murieron porque ya no tenían ántrax.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.Non sono morti perché non avevano più l'Antrace.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.Och det var för att de inte längre hade mjältbrand.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.Przeżyły, bo nie miały już wąglika.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.Sie starben nicht, weil sie kein Anthrax mehr hatten.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.Şi nu au murit fiindcă nu mai aveau antrax.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.Ze gingen niet dood omdat ze geen antrax meer hadden.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.Και δεν πέθαναν, γιατί δεν είχαν πλέον άνθρακα.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.А не загинули вони тому, що у них більше не було сибірки.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.А не погибли они оттого, что у них не было сибирской язвы.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.Те не умряха, защото нямаха повече антракс.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.והם לא מתו כי לא היה להם עוד אנטרקס.
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.لم يموتو لأنه لم يعد لديهم أنثراكس بعد الأن
Ölmediler çünkü artık içlerinde şarbon yoktu.ということで、私たちは成功したんです
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.(54:16) Да найдет на них смерть; да сойдут они живыми в ад, ибо злодейство в жилищах их, посреди их.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.A kik együtt édes bizalomban éltünk; az Isten házába jártunk a tömegben.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.A morte os assalte, e vivos desçam ao Seol; porque há maldade na sua morada, no seu próprio íntimo.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ci legava una dolce amicizia, verso la casa di Dio camminavamo in festa
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Der Tod übereile sie, daß sie lebendig in die Hölle fahren; denn es ist eitel Bosheit unter ihrem Haufen.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.du som levde med mig i ljuvlig förtrolighet, du som i Guds hus gick med mig i högtidsskaran.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Ješto jsme spolu mile tajné rady držívali, a do domu Božího společně chodívali.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.jonka kanssa me elimme suloisessa sovussa, yhdessä vaelsimme Jumalan huoneeseen juhlakansan kohinassa!
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.사망이 홀연히 저희에게 임하며 산 채로 음부에 내려갈지어다 이는 악독이 저희 거처에 있고 저희 가운데 있음이로다
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Którzyśmy się z sobą mile w tajności naradzali, i do domu Bożego społecznie chadzali.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Over dem komme Død, lad dem levende synke i Dødsriget! Thi der er Ondskab i deres Bolig, i deres Indre!
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.s ktorým sme sa mile spolu radievali, do domu Božieho sme chodievali v rušnom zástupe.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.vi som levde sammen i fortrolig omgang, som vandret til Guds hus blandt den glade høitidsskare.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.Wij gingen zo vertrouwelijk met elkaar om; samen gingen we met alle feestgangers naar Gods huis.
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ישימות עלימו ירדו שאול חיים כי רעות במגורם בקרבם׃
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.ليبغتهم الموت. لينحدروا الى الهاوية احياء لان في مساكنهم في وسطهم شرورا
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.願 死 亡 忽 然 臨 到 他 們 . 願 他 們 活 活 的 下 入 陰 間 . 因 為 他 們 的 住 處 、 他 們 的 心 中 、 都 是 邪 惡
Ölüm yakalasın düşmanlarımı ansızın, Diri diri ölüler diyarına insinler; Çünkü içleri ve evleri kötülük dolu.願 死亡 忽然 臨到 他們.願 他 們 活活 的 下 入陰間 . 因為 他 們的 住處 、 他 們 的 心中 、 都 是 邪惡
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Anda mengajarkan cara membuka pintu buat diri sendiri
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Arra tanítjuk, hogyan nyissa ki az ajtókat saját magának.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Bạn đang dạy họ tự mở cửa cho mình.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Estamos a ensinar essa pessoa a abrir portas a si mesma.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Estás enseñándole a abrir puertas para sí mismo.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Îl înveți să-și deschidă singur ușile.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Je leert ze zelf deuren te openen.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.스스로 문을 여는 방법을 알려주는 거에요.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Nauczysz ją, jak otwierać drzwi przed samym sobą.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Sie bringen ihnen bei, sich selbst Türen zu öffnen.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Učíte ich aby otvorili dvere pre seba samých.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Učíte je tomu, aby si byli schopni otevřít dveře pro sebe samé.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Vous leur apprenez à s'ouvrir eux-mêmes les portes.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Τους διδάσκετε πως να ανοίξουν τις πόρτες μόνοι τους.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Ведь тогда человек научится открывать себе двери сам.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Ви навчаєте їх відкривати двері самим собі.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.Обучаваш го да отваря врати за самия себе си.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.אתם מלמדים אותם לפתוח דלתות בעצמם ובעבורם.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.وتعلمونهم بفتح أبواب لأنفسهم
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.「教育する」 - educate - という言葉の語源は
Onlar güldüklerinde, içlerinden "Bakın zenciye ne yaptık" dediklerini biliyordum.Ich wusste, dass sie mit ihrem Gelächter meinten: "Seht was wir getan haben. Wir haben's dem Negro gezeigt!"
Onlar güldüklerinde, içlerinden "Bakın zenciye ne yaptık" dediklerini biliyordum.내가 알고 있는 그 때 그들은 모두 웃 고, 함께 무엇을 우리가 한, 우리는 흑인을 보고 그들은 웃 고 있었다.
Onlar güldüklerinde, içlerinden "Bakın zenciye ne yaptık" dediklerini biliyordum.عرفت أنهم عندما ضحكوا سوياً، علمت أنهم كانوا يضحكون، أنظر ماذا فعلنا، فعلنا ذلك للزنوج.
Onlar sana anlatıp öğretmeyecek, İçlerindeki sözleri dile getirmeyecek mi?Chớ thì chúng sẽ chẳng dạy ông , nói_chuyện với ông , Và do nơi lòng mình mà đem ra những lời_lẽ sao ?
Onlar sana anlatıp öğretmeyecek, İçlerindeki sözleri dile getirmeyecek mi?Chớ thì chúng sẽ chẳng dạy ông, nói chuyện với ông, Và do nơi lòng mình mà đem ra những lời lẽ sao?
Onlar sana anlatıp öğretmeyecek, İçlerindeki sözleri dile getirmeyecek mi?Či ťa azda oni nenaučia a nepovedia ti a nevynesú slov zo svojho srdca?
Onlar sana anlatıp öğretmeyecek, İçlerindeki sözleri dile getirmeyecek mi?Dengarkan perkataan orang arif itu dahulu, mereka memberi pelajaran ini kepadamu
Onlar sana anlatıp öğretmeyecek, İçlerindeki sözleri dile getirmeyecek mi?de skal lære dig og si dig det og bære frem ord fra sitt hjerte.
İlgili Sayfalar