içler ile cümle
içler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ellerimin avuç içlerini dizlerimi bükmeden yere değdirebilirim.I can place the palms of my hands on the floor without bending my knees.
Meyvelerin içlerinde tohumları vardır.Fruits have seeds in them.
Çocuk düşürme içler acısı bir deneyim.Miscarriage is a heart-breaking experience.
Doktor sadece hafta içlerinde mevcut.The doctor is only available on weekdays.
O kurumdaki eğitim tek kelimeyle içler acısı.The education in that institute is simply pathetic.
O içler acısı.That's pathetic.
O gerçekten içler acısı.That's really pathetic.
Benim avuç içlerim nemli.My palms are damp.
Bu şehrin yolları içler acısı durumda.The roads of this city are in deplorable condition.
İnsanlar genellikle içlerini barmenlerinine dökerler .People often spill their guts to bartenders.
O içler acısıydı.That was lamentable.
Avuç içlerim terliydi.My palms were sweaty.
İçler acısı koşullarda yaşıyorlar.They live in deplorable conditions.
Lokantada tek başına yemek yemenin içler acısı bir durum olduğunu düşünüyor.He thinks that eating at a restaurant by himself is pathetic.
İçlerine hazırladığınız kıymalı içten bırakılır."Cured for What Ails You".
İçlerinden utangaç ve masum olan Beom-sil, Soo-ok'a aşık olur.One of them, shy and innocent Beom-sil falls in love with Soo-ok.
İçlerinde Hamas’la uzlaşmayı da bulunduran bir çok önemli konu konuşuldu.Many important questions were discussed, including reconciliation with Hamas.
İçlerinden (elebaşılık ederek) o günahın büyüğünü üstlenen için ise ağır bir azap vardır.Those who disagreed were punished with severe beatings.
Bir süre sonra içlerinden bazıları iblislerin etkisi altına gireceklerdir.For some are already turned aside after Satan.
O da içlerinden "Broken" ve "Celebration" parçalarını seçti.She chose "Broken" and "Celebration" from them.
İçlerinden çoğu öldü, bazıları evlerine dönebildi.Many of his men enlisted promptly upon their return.
Queensland koalası kısa, gümüşî kürkü ve küçük kafatasıyla içlerinde en küçük yapılı olanıdır.The Queensland koala is the smallest of the three, with shorter, silver fur and a shorter skull.
Bunun üzerine Nicomedes ordusunu güneye, Boeotia içlerine götürmüştür.At this point Nicomedes led his army south into Bœotia.
İçlerinde Müslüman olanları da vardır.Among them are also palimpsests.
İçlerinde birçok Slav da olmak üzere gönüllüler, Thomas'ın bayrağı altında toplandılar.Volunteers, including many Slavs, flocked to Thomas's banner.
Mr.Eko içlerinden iki tanesini öldürmüştür.Cao Cao killed several of them.
Bunlar desteklenen ses ve video formatlarını içlerinde bulunan codec bağımlı olacaktır.These supported audio and video formats would be dependent on the codecs contained inside them.
Bu gruplar kendi içlerinde ciddi tartışmalara da girmektedirler.They thereby relinquish themselves of a tough contender.
Haçlılar ise Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başlamışlardır.They marched troops from Madras, and began preparing for a siege.
Bu alan güneybatı Oklahoma'dan Texas Pandhandle boyunca uzanarak New Mexico içlerine uzanır.This area extended from southwestern Oklahoma across the Texas Panhandle into New Mexico.
1837 yılında eyaletler kendi içlerinde ayrı hükumetlere, yerel idari birimlere ayrılmıştır.In 1837, the counties were divided into local administrative units each with their own governments.
İçlerinden duyduğum bazılarına dünyanın tepkisinin nasıl olacağını kestiremiyorum." dedi.I'm not so sure how the world is going to respond from some of the things that I've heard from him."
Sonuç olarak Müttefik kuvvetleri kara içlerine doğru ilerledikçe çok az direnişle karşılaşmıştır.As a result, the Allied forces met little resistance as they moved inland.
İçlerinden en yetenekli ve ünlüsu bir opera bestecisi küçük kardeşi Gaetano Donizetti idi.His younger brother was the famous opera composer Gaetano Donizetti.
Ancak içlerinde Budist olanlar da vardı.I met among them some old buddies as well.
Altı küçük zenci kovanla oynadı, bir balarısı, içlerinden birini soktu, kaldı beş.Six little Soldier Boys playing with a hive; A bumblebee stung one and then there were five.
İçlerinde kıdemli bir Hizbullah üyesi bulunan, gemideki sekiz mürettebat tutuklandı.Eight crew members on board were arrested including a senior Hezbollah member.
İnsanların kanını emer, içlerinde büyür.But his men's blood was up.
Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedi kalacakları cennetlere sokacaktır.And He will admit them to Gardens beneath which Rivers flow, to dwell therein (for ever).
Yedi kardeşinin üçüncüsü ve içlerindeki tek erkek çocuktu.He was the third of seven children and the only son.
İçlerinde kilden sekiler, tandır ve fırınlar vardır.Ajapsandali (აჯაფსანდალი / Əcəbsəndəl) - Meal containing aubergines, potatoes and spices.
İçlerinden yalnızca biri döndü.But, only one of them could enter.
Özellikle içlerinde sadakatleri şüpheli olan bazı lejyonlar dağıtıldı.Several legions, particularly those with members of doubtful loyalties, were simply demobilised.
İçlerinde Kızıl Rackham'ın Hazinesinin yerini gösteren Parşömenler vardır.Red Rackham's Treasure.
Soylular, kendi içlerinde hiyerarşik bir yapı oluştururdu.Customers can create their sPIN anew, on their own.
İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler.With little to do in their free time, some of the miners turned to drink.
Bunlar aşağıdaki ana başlıklarda toplanmış olup kendi içlerinde toplam 22 sertifikadan oluşur.Fewer kicks were made into touch on the full from inside the 22.
Bakanlar Kurulu üyeleri içlerinden birini kendilerine başkan seçer.The full members of the Council elect a Chairman from among themselves.
Aşırı terleme genellikle ellerde (avuç içlerinde) ortaya çıkan bir terlemedir.One attribute is a key (for the rice granary) in their mouths.
Lüksemburg'da üç bölge bulunur ve bunlar da kendi içlerinde toplam on altı kantona ayrılır.It is one of twelve in that département, and covers five cantons.
Okula ilk olarak 301 öğrenci kayıt yaptırdı, içlerinden 75 öğrenci yatılı idi.The school start with 7 students who have been chosen among 75 candidates.
Pers ordusu Karya içlerinde başarılı bir ilerleme gösterdi.The army made good progress in their advance.
İçlerinden biri Myus'a gönderdiler.One was sent to Volvo.
Yahudi evlerinden günümüze kalan örnekler mahallenin içlerine doğru çoğalır.Till today, there are still several Jewish buildings standing within its vicinity.
Yolda gelirken içlerinden biri kendilerini rahat ettirecek bir yol bulur.If someone gets lost, they can easily find their way out.
İyonlaşma için en genel kaynak, içlerindeki sıcak yıldızdan yayılan yüksek enerjili fotonlardır.The most common source of ionization is high-energy photons emitted from a nearby hot star.
İçler acısı bir durum.What a terrible disaster.
Ama aynı zamanda içlerinde "şelat ajanı" denen bir madde de var.But they also have a chelating agent in them.
Patladıkları zaman, içlerini ekmeğe çıkarırlar.And they burst, and they spill their guts into the bread.
Onlara kendi içlerindeki kapıları kendileri için açmayı öğretiyorsunuz.You're teaching them to open doors for themselves.
İlgili Sayfalar